galiba

yaşamak değil beni bu telaş öldürecek

vay arkadaş ya..

- Orada tartışırsanız seni okuldan alırım.
- Orada da saat gece 3e kadr oturursan seni okuldan alırım.
- Oradada buradaki gibi giyinirsen seni okuldan alırım ( üstümde dizlerime kadar bol bir şort onun üstünde bol bir gömle var iken.. )

Vay arkadaş ne okulmuş yahu,ota boka alıyor beni okuldan.
S..çsan alırım,yatsan alırım,kalksan alırım,otursan alırım..
Al len al beni okuldan,
şeytan diyor git oralara aç G*tünü !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
kazansan dert,kazanmasan..

Tırnak acısı.

Tırnağımı daha önce çektirmiştim ve şuan tırnak batması yüzünden acı içinde kıvranmaktayım efem.
Yarın saat 10 civarı tırnağımı yeniden çektireceğim.
Okul hayatım boyunca aşılardan hep kaçan ben yarın o sedyeye kuzu gibi yatıp bağırıp ağlamamak için ağzımda olan tüm dişlerimi feda edip sıkacağım.
İğneden deli gibi tırstığımı söylememe gerek yok herhalde..
Korkuyorum anam,bacım.
Çok korkuyorum.

Çık gel.

Şimdi ben gidiyorum ya,
özlerim seni,
avuçlarının çizgilerini,alnının perçemini.
Uzatma,uzatma çık gel.
yeni adım atmaya başlıyormuşçasına,
aynı heyecanla,koş gel..
Kapım sana daima açık.
Yete ki çıkıp gel,
özlediğinde sadece çık ve gel..

Daimi..

Altından yıldızlarım var benim,her dokunuşumda tenine değdiğim.
Zümrüttür dokunduğum ellerin..
buram,buram tenine işlemiş mabedim..
Cümlelerimde gizlidir kifayetim,
anlamsızlaşır senin simetriğinde benliğim..
Sadece altı harftir bende ki yerin..


Oda sadece ;

KALBİM ..

Mabed

İnan bana;

aç düğmelerimi bak mabedime.
senden daha yakın bir ben yok içimde

Ben yaptım !

Evet..
Gidiyorum sonunda.
yeni bir başlangıç,yeni bir hayat..
yeni çevre,yeni bir okul..
Herşeyin hayırlısı..

p.s;

Kazandım!!

Küçük.

Sen küçük aptal,kimse duymaz mı sandın?
Şimdi sende düşersen içimden benimle,
ve ben tutamazsam seni ellerimle..
Çarptığında dizlerini yere,kanarsa,
o senin aptallığındandır hiç kusura bakma..
Ben senin için;
''cebimde yoktu,yüreğimden verdim''
şimdi söyle küçük aptal;
sen hangisini  H-A-K    E-T-T-İ-N ?

Özetle ;

Pamuk ölmüş;başımız sağolsun ( Nejla teyzenin biricik köpeği )
Naciye hamileymiş hayırlı olsun.
Bacağımı eşekarısı soktu;geçmiş olsun
Referandum olacakmış vatan sağolsun.
Sınav,stres bitti;gözümüz aydın olsun.
Havada sıcaklıkları sürekli artışlarda;kaymışlar olsun
Hayatım düzene girmek üzere ;

En kötü günümüz böyle olsun.

Dönüş.

Az gittik,uz gittik dere tepe düz gittik ve geldik..
Tatilimiz güzeldi fakat her güzelin bir kusuru vardır hesabı yüksek dereceli ateş ile eve döndük baba-kız.
Yanmasına güzel yandıkda biraz fazla yandık.Güzeldi,huzurlu bir ortamdı,çok eğlenceliydi..
Sonunda çekilen cefa ne kadar ağır olsada sefası daha bir ağır basmakta.
Tavsiye edilir.

Geleceği(M)z

Alamancı bavullarınızı hazırlayın,

kısa metrajlı tatil yolcusu kalmasın.
Hayde.
Rastgele!


p.s;
Cumaya gittik gelicez.

Balik

Balığımı akvaryum-fanus yerine 5 litrelik kesik şaşalda beslemyi tercih ediyorum.
El-sebep;
daha samimi oluyor.

p.s;
Bir nevi oda dekoru gibi işte gerisini siz düşünün.
Bencede iyiymiş.

Si -

Renkler karşıyor şimdi,

annemin tuvallerinde,benim müziğimde.
Senin sesinde birleşiyor hepsi.
Nice hayaller var ceplerimizde,gerçekleştirilmeyi bekleyen.
Adım atmaktan birhaber ruhumda,nice sevdalar taşıyor yüreğim.
Tutku,
Yo hayır yaşım müsait değil buna.
Minnet duyuyorum aslında ben sana.
Reenkarnasyon misali her gördüğümde seni,
bu anı daha önce yaşadım dercesine,yaşıyorum sözlerimi.
Kaç adam,kaç kadın,daha kaç çocuk gerekli,
düzeltmeye içinde bulunduğumuz vaziyeti.
Dünya küçük bir bavul gibi,
basıyoruz üstüne,içine alsın diye tüm hayallerimizi.

La -

Anne karnında ki bir bebek misaliyim şimdi,bir kordon vasıtasıyla doyuruyorum nefsimi.
Buradan dünya çok küçük,yetiyor bana.
Bir kordonla doyuyorum,gözlerim kapalı..
Buradaki dünya yetiyor bana.
Doğuyorum.
Doğdukça çoğalıyor ihtiyaçlarım.
Büyüyor dünyam.
Büyüdükçe kayboluyorum. İnançlarım gelişiyor,inanıyorum.
İlahi bir tabloda raks ediyor ruhum,dünya büyüyor ben yok oluyorum.
Huzur,anne şefkatinden yoksun bir çocuk gibi sarıyor beni hüzünlü gözleriyle,
Islak bir köpek yavrusu gibi oluveriyorum bir anda,
Hem itici,
hem incitici.
isteklerim büyüyor,bir-iki yetmez hale geliyor,
anne karnında bir kordon yeterken,koca dünya dar gelmeye başlıyor.
Huzur,
limitini doldurmuş bir kart misali,bakiye yetersiz diyor.
İnançlarımı tüketiyorum inanmadıklarım uğruna.
Kayboluyorum,
et tırnaktan ayrılmaz dediklerinde,
ayrılan tırnağın yerine yenisi çıkıyor. Artık onlarada inanmıyorum.
Her güzel şey,çekilen çileyle yoğuruluyor.
Her acı bir güzele nokta koyuyor.
Ellerim dizlerimde,hatalarım şimdi başucumda ki rafta dizilmiş öğütler veriyor.
Ellerim dizlerimde,
göğüs kafesim nefesime dar geliyor.
Bir direngen soluk eşliğinde huzuru tadıyorum.
Mutluyum.
Ceplerimde yeni kazandığım küçük umutları taşıyorum,
artık yeniden inanıyorum..

Bende.

Evet şimdi hatırladım;rüyamda babannemi gördüm.
Beni çok sevdiğini söyledi.
Bu herşeye değdi.

P.s;
Şimdi salak gibi oturmuş gülümsüyorum.

Adrenalin.

Hayatımda ilk defa bıçaklı bir saldırıya uğradım.
Eve çıktığımda korkudan,hırsdan,sinirden ağlıyordum.Tüm bunlara karşın bizim hatunun tepkisi ;

'' Kimse gördü mü? ''

hı?

good luck.

Tebrik ederim.
Çok hızlısın.
Gol oldu.

Yorumsuz..

İnsan değilsiniz..

Bilet

uzun,kısa mavi yeşil turlar düzenledik,

içimizde ki iş tutmayan hayallere.
Hissettiğini değil aslında istediğini görürmüş insan.
Hoş biz bunu hiç bilmedik.
Lakin bilmeyede hiç tenezzül etmedik.
Beni bir sen anlarmışsın.
Beni bir ben yansıtırmışım sana.
Bir bilinmeyenli denklemin ikinci bilinmeyeni gibi.
Bir bilet kes dedim sana,
yolculuk uzun,bir bilet kes bana.
Can kenarı olsun.
Yolculuk var hatırlanılmayası anılarda..
İnce bilekli kadınlar kırmızı ayakkabı giysin,
uçuşsun etekleri arkası yarınlarda..

Sıkıcı günler.

Tatil bir hoş,bir tuhaf geçmekte.
Geçmekten ziyade sap gibi takılmaktayım.
Ye,iç,yat,izle..
Bu dörtlü şimdiki yaşamımın gözdeleri.
Toparlanmak,eğlenmek lazım.
Kısmetse.

Son filmim - BandSlam

yada Gelecekten bir gün.
ikiside hoş fakat favorim bandslam. Müzikle iç-içe bir film.
Hem romantik komedi tadında hem bol müzikli  gençlik filmi.
İyi hoş.
peki.

Tatil'e giriş.

Evet ilk günüm,
ilk filmim;

What Dreams May Come

ps;
oldukça güzel..

Günün özeti.

Uykusuzluk sarhoşu,avuçlarından içti huzuru..

Mide bulandırıcı günler.

Hayatım şu günlerde sadece ders denkleminde geçiyor.
Yaptığım hiçbir şey,yaşadığım hiçbir macera yok.
Sap gibi ders çalışmaktayım efem..

Blog camiasına yeni katılmış hatuna ulaşmak için;
 Bkınız;

p.s;

Tom Waits - Dead and lovely
Chris Isaak - Wicked game
son günlerimin mide doyurucu müzikleri...
öperim hepinizi.

Öyleyse adam dediğin;

Kadın dediğin kadın gibi olacakta;
adam dediğinde adam gibi olacak arkadaş.
Tuttumu belinden seni saracak,aldımı koynuna huzuru aratmayacak.
Bir gözü işte bir gözü oynaşta olmayacak.
Baktımı yakacak,konuştumu noktayı koyacak.
Yerine göre kadınını baş tacı yapacak yerine göre bir çocuk edasıyla başını okşayacak.
Adam dediğin;
kadını söz söyledimi üstüne yorum yapmayacak,fikir ayrımına düşsede yüzüne vurmayacak.
Sevdiği yanındayken yoldan geçen güzele iş atmayacak,kadınını utandırmayacak.
Adam dediğin;
küçük süprizlerle büyük mutluluklar tattıracak mesela.
Elinde bir buket çiçekle kadınına koşacak yerine göre cebindeki son parasıyla bir çift sinema bileti alacak.
Vurdumduymaz,kibirli olmayacak.
Kavga edildimi altan alacak,kapıyı çarpıpta ardında bırakıp çıkmayacak.
Kadını ağlatmayacak,onun döktüğü göz yaşından haz duymayacak.
Adam dediğin;
teknoloji delisi olmayacak,elbette sevecek yeniliklere açık olacak fakat,
kadını arka koltukta uyurken kalkıpta gizlice internette dolaşmayacak.
Sevecen olduğu kadar koruyucu olacak,
sevdiği dara düştümü gözlerini kapayıp yanına koşacak.
Gururdu,asaletti,paraydı sevdiği kadına karşı bunları hiçe sayacak.
Adam dediğin;
yerine göre bir kedi yavrusu gibi olacak.
Evde kedi dışarda aslan gibi dolaşacak.
Boynunu yere eğmeyecek,kimseden müdana beklemeyecek.
sözünde duracak mesela.
Bir lafı iki etmeyecek,verdiği sözleri es geçmeyecek.
Bugündü yarındı işlerini ertelemeyecek.
Adam dediğin çalışkan olacak.
Sıktımı taşın suyunu çıkaracak,evde yan gelip yatmayacak,kimseye el açmayacak.
Yemek seçmeyecek.
Karısını hergün onumu pişirsem,bunumu pişirsem derdine düşürmeyecek.
Çoluğuna,çocuğuna sahip çıkacak,
kız erkek evlat ayrımı yapmayacak.
Çocuğuna yeri geldimi hem ana hem baba olacak,hataya tepkiyle karşılık vermeyecek.
Hayata karşı duruşunu şiddetle beslemeyecek,karısına-kızına el kaldırıp ele güne rezil etmeyecek.
Adam dediğin;
yüzüne baktığında kaşı gözü oynar olmayacak.
Kadına özenmeyecek,erkekliğinden ödün vermeyecek.
yeri geldimi karısının ojelerini sürecek,
yeri geldimi gazetesini alıp koltuğuna süzülecek.
Adam dediğin;
Bakışları net,omuzları dik,sözleri mert olacak..

Ağrı

Karın ağırısı çekiyorum ben mesela. Benim onu çektiğim kadar oda çekiyormu beni.

Karşılıklı bir düzenek bizimkisi.
Çark döndükçe işler tıkırında,ya biri çokmak sokarsa bizim oyunumuza?
Canım acıyor,karnım ağrıyor.
Sinsi,yılışık bir sokak lambası naif ışığını içeri süzmeye çalışıyor.
Perdelerim,odamın en güzel rengi,hiç olmayan kedimin saklanbaç köşesi.
Sokakta umarsızca dolaşan kıpır,kıpır böcekler misali.
Böcekleride severim halbuki,hiç öldüremediğimden belli.
Küçük bir kız çocuğu,salıncakta,kaydırakta,şimdi düştü ! eyvah (!)
Evhamlı anası bir koşu fırlıyor aşağıya,
çocuk korkuyor,düştüğünden değil. Korkusu anasının tuhaf davranışlarına.
Hem ne olmuş kirlenmişse bukleleri...
Çocuk bu kirletir elbet,çocuk dediğin kirletmeli.
Ben mesela.
Karnım ağrıyor,canım acıyor.
Planını kurupta asla gidemediğim yerlerin megolamanlığını bizzat ruhum çeiyor.
Karnım ağrıyor.
Bu ağrıyı benim çektiğim kadar,
oda beni mi çekiyor..
Biliyorum ben.
Tabiki bal!
oda beni seviyor.
Öyleyse,
bu siktiri boktan ağrının bir nedeni olmalı diyor.
Öyle tabi hayat bu herşeyin var bir nedeni.
Aslında bu senin sadece düşünmek istediğin seçimdi.
Ben öyle demedim halbu ki.
benim tek derdim;
karnım ağrıyor,canım acıyor.
Gerisi zaten beni alakadar etmiyor ki.