Damn! Damn! Damn!
What i'd do to have u here??
Damn!
What i'd do to have u near, near, near...
I WISH YOU WERE HERE
p.s;
but right now i wish u were here..
' Kır zincirini , kes iplerini , kapansın en derin yaralar,
bitsin artık bu ucuz roman.. '
Ne oluyor sana ?
Sorma, ne olur sorma bilmiyorum bende ne oldu neden artık böyle..
Teselli edemem artık kendimi,
avutamam zamanın kırılan kemiğini..
Alışırdık;
fark etmeden alışılagelenin dışına çıktık,
çizgiye ilk ben bastım,
ardımdan sen atladın..
Hayır böyle olmadı,
aslında ben basmış gibi yaptım,
sen atlamış gibi..
p.s;
bunalınca zaman zaman..
bitsin artık bu ucuz roman.. '
Ne oluyor sana ?
Sorma, ne olur sorma bilmiyorum bende ne oldu neden artık böyle..
Teselli edemem artık kendimi,
avutamam zamanın kırılan kemiğini..
Alışırdık;
fark etmeden alışılagelenin dışına çıktık,
çizgiye ilk ben bastım,
ardımdan sen atladın..
Hayır böyle olmadı,
aslında ben basmış gibi yaptım,
sen atlamış gibi..
p.s;
bunalınca zaman zaman..
Nedeni..
Ansızın tarifsiz gelir ya o zamanlar sormaya cürretin kalmaz..
Olanından; feri soluk niyetin kayıp.. Dardayım. Aşk nefrete ne yakınsın..
Kim kırdı? her okşamak istediğimde seni,
elini gözlerini gömdün; tebessüme..
Yalnız kendine inkarın, sadece senden kaçarsın..
Halin ele verir, anlamazsın...
Yalan söyleme bana, gözlerin anlatıyor herşeyi;
yalan söyleme bana..
Zaten yoktur nedeni..
Uzak düşmüşüm kendimden,aklım,fikrimden, çaresiz sürükleniyorum bilerek peşinden..
Aklından bir sayı tut şimdi, binle çarp milyonla çarp, trilyonlarla çarp sana böl. Defalarca..
Ellerine böl, gözlerine hatta göz bebeklerine ardına beni ekle, yollar ekle, özlem ekle birde,
birde çok hüzün ekle..
Huzursuzlukları sırala yanına, şekiller yap, deniz yıldızlarını yap mesela, benim için hiç ağladın mı gözyaşlarınıda ekle, kaç defa mesela?
Aklından adımı tut şimdi; dudaklarını kapat ellerinle uçup gitmesin adım aklından diye,
cümleler kur, senaryolar kur, bizi kur, kur-gula beni bizi, senli benli cümlelerde sırnaştır ikimizi.
Nefesimi tut, göğsümden ciğerlerime fotoğraflarını tut kalbimden gözlerime seni tut içimde zaptet kendini biraz olsun bende..
Uysal bir çocuk ol mesela, umutlarını paylaş içimde ki çocukla, ama bizi paylaşma sadee kendine sakla;
sar adımı adına sarmala, sesim sesine gıpta olsun, nokta olsun adım; adının yanına gelmeye çalışan yanaşmalara.
Aklından beni tut şimdi; kendini kaybet kafiyelerimde, içinden çıkama çekip gitmeye her çalıştığında, biraz korku olsun avuçlarında, öyle cümlelerinde serpiştirilmeyi bekleyen dudaklarına.
Biraz cesaret olsun sol tarafında, aksın sol göğsümün yanına.
Kabuslar olsun çıksın yollarına benden her gitmek için teşebbüste bulunduğunda,
beddua değil bunlar sevdiğim sakın yanlış anlama,
öyle çok seviyorum ki seni; ne zaman gidecek olsan
faili meçhul cinayetler geliyor aklıma..
Olanından; feri soluk niyetin kayıp.. Dardayım. Aşk nefrete ne yakınsın..
Kim kırdı? her okşamak istediğimde seni,
elini gözlerini gömdün; tebessüme..
Yalnız kendine inkarın, sadece senden kaçarsın..
Halin ele verir, anlamazsın...
Yalan söyleme bana, gözlerin anlatıyor herşeyi;
yalan söyleme bana..
Zaten yoktur nedeni..
Uzak düşmüşüm kendimden,aklım,fikrimden, çaresiz sürükleniyorum bilerek peşinden..
Aklından bir sayı tut şimdi, binle çarp milyonla çarp, trilyonlarla çarp sana böl. Defalarca..
Ellerine böl, gözlerine hatta göz bebeklerine ardına beni ekle, yollar ekle, özlem ekle birde,
birde çok hüzün ekle..
Huzursuzlukları sırala yanına, şekiller yap, deniz yıldızlarını yap mesela, benim için hiç ağladın mı gözyaşlarınıda ekle, kaç defa mesela?
Aklından adımı tut şimdi; dudaklarını kapat ellerinle uçup gitmesin adım aklından diye,
cümleler kur, senaryolar kur, bizi kur, kur-gula beni bizi, senli benli cümlelerde sırnaştır ikimizi.
Nefesimi tut, göğsümden ciğerlerime fotoğraflarını tut kalbimden gözlerime seni tut içimde zaptet kendini biraz olsun bende..
Uysal bir çocuk ol mesela, umutlarını paylaş içimde ki çocukla, ama bizi paylaşma sadee kendine sakla;
sar adımı adına sarmala, sesim sesine gıpta olsun, nokta olsun adım; adının yanına gelmeye çalışan yanaşmalara.
Aklından beni tut şimdi; kendini kaybet kafiyelerimde, içinden çıkama çekip gitmeye her çalıştığında, biraz korku olsun avuçlarında, öyle cümlelerinde serpiştirilmeyi bekleyen dudaklarına.
Biraz cesaret olsun sol tarafında, aksın sol göğsümün yanına.
Kabuslar olsun çıksın yollarına benden her gitmek için teşebbüste bulunduğunda,
beddua değil bunlar sevdiğim sakın yanlış anlama,
öyle çok seviyorum ki seni; ne zaman gidecek olsan
faili meçhul cinayetler geliyor aklıma..
Günübirlik.
Ortada çok saçma şeyler dönüyor mesela bundan bahsedelim? Benimde sıkıntım var biraz şöyle, böyle ama o kadarda vahim değil. Geçer denildiğinde geçip gidiyor hem bazen ben bile unutuyorum pekte birşeyden zevk almaz oldum. Yemek yemek hayatmış oğlum, bunu fark ettim ama yiyemiyorum niye acaba...
Mesela kısmetim bir açıldı, bir açıldı bu aralar öyle böyle değil sebebini az çok anlıyor olsamda anlamamazlığa vuruyorum gelene allah sahibine bağışlasın diyip geçiyorum.
Benim yanım dolu.
Gökyüzüne bakıyorum mesela sabahları ardı ardışık, gök 'yüzünü' kıskanıyor, bende kıskanıyorum. Fesatlığımdan değil; sevdiğimden. Seven kıskanır, seven ağlatır, seven bağırır; hem sever hem yerden yere vurur. Seven ne yapmaz.. Sahi neyi yapmaz?
Yeni şarkılar bulup eski şarkıları tekrar, tekrar dinliyorum. Çok saçmalıyorum bu aralar gelene,geçene.
Yaşlandıkça olgunlaşmıyor ki insan aksine daha çok çocuklaşıyor buradan babama veryansın ediyorum;
' e artık gözüne gireyim be baba.. '
Sıkılıyorum, sıkıldıkça üretmiyor, varolanı yok ediyorum. Sıkı can iyidir diyorlar kolay kolay çıkmaz birde bunu espiri sayıp üzerine gülüyorlar anlıyorum ki sadece ben saçmalamıyormuşum sonbahar aylarında insanların geneli derin bir bunalımda.
Özlüyorum, özleniyorum, seviyorum, seviliyorum.. Hayat ne kadarda güzel karşıdan bakıldığında, kendimi odama kilitleyip dolabın içine giresim var, birde açılsın artık şu okullar..
Son olarak;
benim günlerim hep böyle saçma, gelde biraz anlam kat bana..
Mesela kısmetim bir açıldı, bir açıldı bu aralar öyle böyle değil sebebini az çok anlıyor olsamda anlamamazlığa vuruyorum gelene allah sahibine bağışlasın diyip geçiyorum.
Benim yanım dolu.
Gökyüzüne bakıyorum mesela sabahları ardı ardışık, gök 'yüzünü' kıskanıyor, bende kıskanıyorum. Fesatlığımdan değil; sevdiğimden. Seven kıskanır, seven ağlatır, seven bağırır; hem sever hem yerden yere vurur. Seven ne yapmaz.. Sahi neyi yapmaz?
Yeni şarkılar bulup eski şarkıları tekrar, tekrar dinliyorum. Çok saçmalıyorum bu aralar gelene,geçene.
Yaşlandıkça olgunlaşmıyor ki insan aksine daha çok çocuklaşıyor buradan babama veryansın ediyorum;
' e artık gözüne gireyim be baba.. '
Sıkılıyorum, sıkıldıkça üretmiyor, varolanı yok ediyorum. Sıkı can iyidir diyorlar kolay kolay çıkmaz birde bunu espiri sayıp üzerine gülüyorlar anlıyorum ki sadece ben saçmalamıyormuşum sonbahar aylarında insanların geneli derin bir bunalımda.
Özlüyorum, özleniyorum, seviyorum, seviliyorum.. Hayat ne kadarda güzel karşıdan bakıldığında, kendimi odama kilitleyip dolabın içine giresim var, birde açılsın artık şu okullar..
Son olarak;
benim günlerim hep böyle saçma, gelde biraz anlam kat bana..
Şarkılar seni söylüyor..
'' Şarkılar seni söyler, dillerde name adın.. ''
Bir yamaç var içimde bir türlü aşamadığım, tutunupta dallarına yukarıya çıkamadığım, çoğu zaman acına dokunupta oturakaldığım bir yamaç işte..
Bir tebessümünü esirgediğin yüzün var içimde, bir cümlelik ayrılık bir ömürlük kavuşmak var gözlerinde bir ben varım öfkeyle birde sen varsın hala sımsıcak içimde..
Ne zaman özlemeye başlıyor insan;
hangi ayrılıktan sonra başlıyor zamanın ağlamaya çalması, ne zaman acıtmaya başlıyor içinin böyle sızlaması.
Hangi cümleden sonra sen oluveriyorum kendi kelimelerimde, kimbilir nerede bekliyorsundur beni hangi yamacın dibinde..
En çok benmi özledim ne?
Yoksa özlemmi oluyor artık ismin içimde..
Ben hala en çok senli zamanlarını seviyorum kendi evimde, en çok geçmiş hikayeleri okuyorum uykudan önce kendime,
seni özledim demek geçiyor amin yerine.
İster, sen çocukluk de istersen zamanı geldiğinde diye başla tüm sözlerine ben hala çarkın o bizli dişinde takılı kalmış aynı şeyleri söylüyorum.
Şaşalı cümlelere saklanmak değil amacım ben en çok seni özlüyorum..
Yazı tura atmak gibi seni düşünmek yazıda gelse tura da gelse özlemler hep diktir sevdiğim yazısı turası birdir belki de bir şişe şaraptır sana sevgim günlendikçe lezzetlenir içmeye kıyamazda saklar ya insan hani zamanı geldiğinde,
öyle saklıyorum seni bende içimde.
Sana gelsem; burayı..
Buralara gelsem seni özleyiveriyorum..
Elim kolum bağlı, bazen gözlerim ağlamaklı çoğu zaman vurdumduymaz tavrım suratımda takılı..
Uzaklar gittikçe azalır derler ya, azalmıyor boğazımda yutkunamadığım bir lokma gibi göğsümde derin bir ağrı nedenini bir türlü bulamıyorum..
Yazmak istesem arabesk oluyor yazmasam ciğerlerime doluyor nefes aldıkça geçer diyorlar ya hani biraz dinlen, dinlendikçe yüzün aklıma düşüyor,anlatmaya çekiniyor söylemeye çoğu zaman utanıyorum..
Ne zaman güneş batsa derin bir sessizlik kaplıyor nutkumu, sen sorarsın ya '' ne oldu sana? '' özlemlerin poyraz olmuş sevdiğim saçlarımda dolaşıyor,çiğneyipte yutamadığım her uzaklık sessizliğime gem vuruyor..
Öyle abartılacak bir şey yok aslında;
şarkılar seni söylüyor..
Bir yamaç var içimde bir türlü aşamadığım, tutunupta dallarına yukarıya çıkamadığım, çoğu zaman acına dokunupta oturakaldığım bir yamaç işte..
Bir tebessümünü esirgediğin yüzün var içimde, bir cümlelik ayrılık bir ömürlük kavuşmak var gözlerinde bir ben varım öfkeyle birde sen varsın hala sımsıcak içimde..
Ne zaman özlemeye başlıyor insan;
hangi ayrılıktan sonra başlıyor zamanın ağlamaya çalması, ne zaman acıtmaya başlıyor içinin böyle sızlaması.
Hangi cümleden sonra sen oluveriyorum kendi kelimelerimde, kimbilir nerede bekliyorsundur beni hangi yamacın dibinde..
En çok benmi özledim ne?
Yoksa özlemmi oluyor artık ismin içimde..
Ben hala en çok senli zamanlarını seviyorum kendi evimde, en çok geçmiş hikayeleri okuyorum uykudan önce kendime,
seni özledim demek geçiyor amin yerine.
İster, sen çocukluk de istersen zamanı geldiğinde diye başla tüm sözlerine ben hala çarkın o bizli dişinde takılı kalmış aynı şeyleri söylüyorum.
Şaşalı cümlelere saklanmak değil amacım ben en çok seni özlüyorum..
Yazı tura atmak gibi seni düşünmek yazıda gelse tura da gelse özlemler hep diktir sevdiğim yazısı turası birdir belki de bir şişe şaraptır sana sevgim günlendikçe lezzetlenir içmeye kıyamazda saklar ya insan hani zamanı geldiğinde,
öyle saklıyorum seni bende içimde.
Sana gelsem; burayı..
Buralara gelsem seni özleyiveriyorum..
Elim kolum bağlı, bazen gözlerim ağlamaklı çoğu zaman vurdumduymaz tavrım suratımda takılı..
Uzaklar gittikçe azalır derler ya, azalmıyor boğazımda yutkunamadığım bir lokma gibi göğsümde derin bir ağrı nedenini bir türlü bulamıyorum..
Yazmak istesem arabesk oluyor yazmasam ciğerlerime doluyor nefes aldıkça geçer diyorlar ya hani biraz dinlen, dinlendikçe yüzün aklıma düşüyor,anlatmaya çekiniyor söylemeye çoğu zaman utanıyorum..
Ne zaman güneş batsa derin bir sessizlik kaplıyor nutkumu, sen sorarsın ya '' ne oldu sana? '' özlemlerin poyraz olmuş sevdiğim saçlarımda dolaşıyor,çiğneyipte yutamadığım her uzaklık sessizliğime gem vuruyor..
Öyle abartılacak bir şey yok aslında;
şarkılar seni söylüyor..
Nötr
'' Pepsi yaşatır seni... ''
'' Sigara öldürür ! ''
O zaman pepsi ve sigarayı aynı anda içersek arada bir nötrleşme oluşuyor,eksiler-artılar birbilerini götürüyor ve..
Oha ölümsüzlüğün formulünü buldum!
p.s;
babam bu sabah beni şirkete götürmeyi teklif etti kabul ettim ama bu sebebi teklifi neye borçluyuz bilemiyorum cıs-tak-cıs-tak...
'' Sigara öldürür ! ''
O zaman pepsi ve sigarayı aynı anda içersek arada bir nötrleşme oluşuyor,eksiler-artılar birbilerini götürüyor ve..
Oha ölümsüzlüğün formulünü buldum!
p.s;
babam bu sabah beni şirkete götürmeyi teklif etti kabul ettim ama bu sebebi teklifi neye borçluyuz bilemiyorum cıs-tak-cıs-tak...
Yüzün.
Yüzünün bir hikayesi var..
Saçların sanki aceleyle çıkmış gibi,
bir telaş var alnında,yetişmeye cesaret edemedikleri bir yere direnç gösteriyorlar sanki..
Gözlerin;
öyle umursamaz bakıyorlar ki hayata,
bu umursamazlığın yanında pür dikkat inceliyorlar belli etmeden herşeyi.
Onlar uzaklara bakıyor zannederlerken seni;
sen onların tırnak yapılarını inceliyorsun mesela..
Dudakların;
susmaktan yorulmuşda bir kaç cümle arar gibi bakıyor etrafa,
bir bardak suya tav oluveriyorlar sonra, kenarlarından akıyor aldırmıyorsun.
Sakalların;
bir eda, bir neşe yüzünün en deli kesimi onlar hatta,
biz eğlenelim diyorlar gerisi teferruat nasıl olsa,dalga geçer gibi hayatla öyle işveli..
Yüzün;
kemikli,sanki hiç çocuk olmamış gibi,
belirgin,sivri ve kemikli..
Sanki hiç çocuk olmamışta hep çocuk kalmış gibi..
Bir hikayesi var yüzünün;
uyku öncesi anlatılan masallara rakip,
inanılmayan efsanelerde ki fantastik kahramanlar gibi..
Saçların sanki aceleyle çıkmış gibi,
bir telaş var alnında,yetişmeye cesaret edemedikleri bir yere direnç gösteriyorlar sanki..
Gözlerin;
öyle umursamaz bakıyorlar ki hayata,
bu umursamazlığın yanında pür dikkat inceliyorlar belli etmeden herşeyi.
Onlar uzaklara bakıyor zannederlerken seni;
sen onların tırnak yapılarını inceliyorsun mesela..
Dudakların;
susmaktan yorulmuşda bir kaç cümle arar gibi bakıyor etrafa,
bir bardak suya tav oluveriyorlar sonra, kenarlarından akıyor aldırmıyorsun.
Sakalların;
bir eda, bir neşe yüzünün en deli kesimi onlar hatta,
biz eğlenelim diyorlar gerisi teferruat nasıl olsa,dalga geçer gibi hayatla öyle işveli..
Yüzün;
kemikli,sanki hiç çocuk olmamış gibi,
belirgin,sivri ve kemikli..
Sanki hiç çocuk olmamışta hep çocuk kalmış gibi..
Bir hikayesi var yüzünün;
uyku öncesi anlatılan masallara rakip,
inanılmayan efsanelerde ki fantastik kahramanlar gibi..
yisinler.
13 yaşında ki hatunlar feysbuk denen gayri sosyal paylaşım sitesine;
- hayat yordu beni, Hayat bitsede gitsek!, Allahım nasıl bir kader yazdın?, Hayattan yorgunum..
gibi bilimum çapınızca özlü sözlerinizi yazıyorsunuz ya itinayla sormak istiyorum bu hayat yorgunluğu hakkında;
- Ne oldu kuzularım anneniz yinemi bakkala,markete gönderdi sizi? Ondanmıdır bu bezginlik yorgunluk..
p.s;
Hayat yeni jenarasyonu yorma,ayıp.
- hayat yordu beni, Hayat bitsede gitsek!, Allahım nasıl bir kader yazdın?, Hayattan yorgunum..
gibi bilimum çapınızca özlü sözlerinizi yazıyorsunuz ya itinayla sormak istiyorum bu hayat yorgunluğu hakkında;
- Ne oldu kuzularım anneniz yinemi bakkala,markete gönderdi sizi? Ondanmıdır bu bezginlik yorgunluk..
p.s;
Hayat yeni jenarasyonu yorma,ayıp.
loneliness!
Even my sorrow is tired!!
p.s;
Being without you; does it flow to my night and goes away to eternity???
..................my heart is tired again.........................
p.s;
Being without you; does it flow to my night and goes away to eternity???
..................my heart is tired again.........................
Yol çok uzun
- Yüzüme baktıkça keşkeler kurar sanki.
- Ölsek ya beraber hani, planlanmış gibi?
- Sen demiştin elbet yol vardır,
- Kararsızlık bana göre değil aslında, en kötü ihtimalde bir karardır
- bencillik bu, aslından belli.
- Savaşıyorumda ne düşman var karşımda nede başka biri
- Kendini görebildiğin bu aslında, bak kocaman bir ayna.
- Usulca anlatsam bitermi içimde ki
- Sen yeter ki nokta koyma dilediğince virgül bulabilirim ben sana
- Boğazımda kusmayı beklettiğim milyonlarca kırık var
- Bilmezmisin insanı zaman, zamanı hayat kovalar
- O hala yastığının altında bir sürü di'li geçmiş zaman saklar
- hediyemiz olsun bir başkasına bu yamalı yalanlar..
p.s;
Ben ki zor yetiştim..
- Ölsek ya beraber hani, planlanmış gibi?
- Sen demiştin elbet yol vardır,
- Kararsızlık bana göre değil aslında, en kötü ihtimalde bir karardır
- bencillik bu, aslından belli.
- Savaşıyorumda ne düşman var karşımda nede başka biri
- Kendini görebildiğin bu aslında, bak kocaman bir ayna.
- Usulca anlatsam bitermi içimde ki
- Sen yeter ki nokta koyma dilediğince virgül bulabilirim ben sana
- Boğazımda kusmayı beklettiğim milyonlarca kırık var
- Bilmezmisin insanı zaman, zamanı hayat kovalar
- O hala yastığının altında bir sürü di'li geçmiş zaman saklar
- hediyemiz olsun bir başkasına bu yamalı yalanlar..
p.s;
Ben ki zor yetiştim..
Poşet çay.
Demlik poşet çaylar yasaklansın.
Kullanılmasın.
Çaycımıdır nedir şu kettlelar kaldırılsın piyasadan herkes normal çaydanlık kullansın.
Zira çay içmeyi bırakmak üzereyim.
Evim olsun semaver alcam kurcam balkonada ikide çam ağacı dikerim..
Oh mis!
Kullanılmasın.
Çaycımıdır nedir şu kettlelar kaldırılsın piyasadan herkes normal çaydanlık kullansın.
Zira çay içmeyi bırakmak üzereyim.
Evim olsun semaver alcam kurcam balkonada ikide çam ağacı dikerim..
Oh mis!
Eve veda.
Çok garip bu evde geireceğim son akşamı yaşıyorum,bahçede iftar sefası var üzülüyorum sanki oysa ki ne çok istiyordum bir an önce çekip gitmeyi..
Alışmak yada alışkanlık herşeyin önüne geçebiliyor bir anda İstanbuldan başka yerde yapamam sanırken nerelerden nerelere sürüklenebiliyor insan ne çok zaman geçti o kurulan tatlı hayallerin üzerine tuz dökeli.
Şirin bir bahçe şirin bir evdi burası benim için daha ötesi hiç olmadı, hiç benim olmadı, hiç kanıksamadım sarıp sarmalamaya.
Meğer benim olmuş, bahçede içilen kahvelerin falları çıkmış bu evde o büyük kararlar alınmış bu kapıdan o heycanlı çıkışlar çıkılmış. Tuhaf oysa hiç benimsememiştim..
Kedileri bırakıyorum pencere pervazına, köpeğe yemek vermek için buzdolabından çaldığım yiyeceklerdende vazgeçiyorum artık burda.
Yepyeni bir hayat tecrübesi yaşamak için bütün bu sıcaklığı,iyi insanları sevimli hayvanları..
Umarım en güzelleriyle karşılaşırım..
Alışmak yada alışkanlık herşeyin önüne geçebiliyor bir anda İstanbuldan başka yerde yapamam sanırken nerelerden nerelere sürüklenebiliyor insan ne çok zaman geçti o kurulan tatlı hayallerin üzerine tuz dökeli.
Şirin bir bahçe şirin bir evdi burası benim için daha ötesi hiç olmadı, hiç benim olmadı, hiç kanıksamadım sarıp sarmalamaya.
Meğer benim olmuş, bahçede içilen kahvelerin falları çıkmış bu evde o büyük kararlar alınmış bu kapıdan o heycanlı çıkışlar çıkılmış. Tuhaf oysa hiç benimsememiştim..
Kedileri bırakıyorum pencere pervazına, köpeğe yemek vermek için buzdolabından çaldığım yiyeceklerdende vazgeçiyorum artık burda.
Yepyeni bir hayat tecrübesi yaşamak için bütün bu sıcaklığı,iyi insanları sevimli hayvanları..
Umarım en güzelleriyle karşılaşırım..
............
Tepemde cellat zaman
Elim kolum bağlı
Koparsa kopsun başım
Zaten yerde aklım
dar bu yol,girilmiyor! Bastığım yer bir var bi yok.. Gelde gör zehir bu yol, kaç milattır anlayan yok!
.....ben bi seferi kadın,sen o vazgeçilmez adam..
Bak şimdi herşey talan,ömür yalan dolan..
p.s;
sen bıçak sırtı,
kemiklerime dayalı..
Elim kolum bağlı
Koparsa kopsun başım
Zaten yerde aklım
dar bu yol,girilmiyor! Bastığım yer bir var bi yok.. Gelde gör zehir bu yol, kaç milattır anlayan yok!
.....ben bi seferi kadın,sen o vazgeçilmez adam..
Bak şimdi herşey talan,ömür yalan dolan..
p.s;
sen bıçak sırtı,
kemiklerime dayalı..
Uykulu gözlerle..
AfriyonMau PamitKosong ' u Afyon Pamukhisar diye okuyan bir ben varımdır birde benden içeri..
O kadar mutluyum ki.
O kadar mutluyum ki şimdi kusabilirim
Şuan başka hiçbiryerde olmak istemezdim
Burda herşey harika aradığım ne varsa hepsi bu dünyada
İnanasım gelmiyor gerçek olduğuna
Bu kadar güzel olacağını tahmin edemezdim
Kendimle barışacağımı hiç beklemezdim
Herşeyin bir anlamı var
Sonsuza kadar içinde yaşayacağımız bir dünyamız var
O kadar mutluyum ki ağlayasım geliyor tüm bu saçmalıklar
İnsanı büyülüyor
Sizinle herşey çok güzel
Burda hayat sahiden de mükemmel!
O kadar şahane bir his ki nerdeyse kırıyor insanın kalbini...
Şuan başka hiçbiryerde olmak istemezdim
Burda herşey harika aradığım ne varsa hepsi bu dünyada
İnanasım gelmiyor gerçek olduğuna
Bu kadar güzel olacağını tahmin edemezdim
Kendimle barışacağımı hiç beklemezdim
Herşeyin bir anlamı var
Sonsuza kadar içinde yaşayacağımız bir dünyamız var
O kadar mutluyum ki ağlayasım geliyor tüm bu saçmalıklar
İnsanı büyülüyor
Sizinle herşey çok güzel
Burda hayat sahiden de mükemmel!
O kadar şahane bir his ki nerdeyse kırıyor insanın kalbini...
Kabaymışım galiba.
O anlattıkça anlatıyor öyle okuyorum yazdıklarını ses,soluk çıkartmadan ve cümlesine devam ediyor;
- Ve bakıyorum ki olmuyor...
Sıkıldığımdanmıdır yoksa bunalımlı havalara gelemediğimdenmidir bilemiyorum ve cümleyi kuruyorum;
- baktın ki olmuyorsa bakmayacaksın arkadaş!
Sonuç; arkadaşımız çevrımdışı.
O an ne anlıyorum?
Benden ne güzin abla olur, ne Yaseminin penceresinin menteşesi.
Ben iyiyim böyle ya,valla..
- Ve bakıyorum ki olmuyor...
Sıkıldığımdanmıdır yoksa bunalımlı havalara gelemediğimdenmidir bilemiyorum ve cümleyi kuruyorum;
- baktın ki olmuyorsa bakmayacaksın arkadaş!
Sonuç; arkadaşımız çevrımdışı.
O an ne anlıyorum?
Benden ne güzin abla olur, ne Yaseminin penceresinin menteşesi.
Ben iyiyim böyle ya,valla..
babam
Dün babam kırk yılın başı bi özlü söz kullanayım dedi,pişman ettim!
- Ben ucuz alacak kadar zengin değilim...!
- evet baba bende,bu yüzdendir ki kredi kartımda kullanacak bir lira dahi limitim yok!
p.s;
beni öldürün siz.
- Ben ucuz alacak kadar zengin değilim...!
- evet baba bende,bu yüzdendir ki kredi kartımda kullanacak bir lira dahi limitim yok!
p.s;
beni öldürün siz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
