Gebze-Harem.

Taciz;
Davalı-davacı-dava..
Evet,bugün yaklaşık babam kadar bir adam tarafından uğradığım durum budur.
En sonunda dayanamayıp ortalığı birbirine kattığımda adam tarafından aldığım tepki;
''Abla o ayağım benim yanlış anlamışsındır sen''
Angut! Ayağınla elini ayırt edemeyecek miyim ben!
Nefret ediyorum bu tür durumlardan..
Hatta yabancı bir erkeğin yanlışlıkla koluma değmesine dahi tahammülüm yok.
Ne insanlar var ya.. İnsan demek için şahit gerekir.
Kendi kızlarına,karılarına böyle bir durum olduğu taktirde cinayet işleyen tiplerdir bunlar genelde ama kendileri gayet güzel bu tür olaylarda ustadırlar..
Diyebilecek hiç bir kelimem yok. Bir kaç şerefsiz için ağzımı bozmak istemiyorum.
Yeterince sinirlerim bozuk gerisine gerek yok sanırım..

Son söz.
Asacaksın böyle bir kaç orospu çocuğunu meydanda bak ondan sonra bir daha yapabiliyorlar mı.


P.s.
Seçimlerde Osman Pamukoğlu'nu başkan seçeceğiz.
Oda idamı geri getirecek. Böyleleri için gayet gerekli bir husustur bu..
Kabul edenler,etmeyenler?






Hayatı tartışmak seninle..

Endoplazmik hayatlar,
Sera etkisinde ki aşklar buğulamış perçemi düşmüş alnını..
Kimsenin bilmediği,ve daha varolmamış bir dünyanın esirisin şimdi.
Ayak parmakların ıslak,binlerce zebaninin çevrelediği kuru toprak üstünde,
içinde birikmiş; bir kez olsun doya,doya küfür edemeden yok olan insanların adaleti.
Hayat bu.
Çoktan seçmeli;
Bir varmış,bir yokmuş masallarıyla küçücük yaşta kandırılan çocukların gerçeği.
Ben sadece şarkı söyleyebilirim sana,
Yolun karışır,düşer yüzün avuçlarına.
Sen sadece uyurken izleyebilirsin dünyayı..
O çok sevdiğin ara yol fahişelerinin ipeksi saçlarında.
Oysa dokunamaz,uyuyamaz,konuşamaz beynin,
firarını aylar önce yapmış bir idam mahkumu gibi.
senin şimdi alnın gibi;
ellerinde perçemli..


Silent..

Bu ne perhiz,bu ne lahana turşusu..

Bugün televizyonda ''Kahrolsun Emperyalizim,Kahrolsun Amerika! '' diye elinde pankart taşıyan bir çocuk gördüm efem..
İyi hoş..
Lakin;

Ayağında Superstar (Adidas) vardı. hemde şu yanında NewYork yazan janjanlı olanlardan..
Polislerden kaçarken; genelde kalça kısımlarını hedef almış kamera sayesinde de kotunun Lives olduğu gözden kaçmamaktaydı..

Ay ben size bayılıyorum ya..

Protesto.

IMF başkanına ayakkabı atan And. üni. öğrencisi aynı zamanda gazeteci olan vatandaşı destelerken birde şunları da gözardı etmemek gerek diye düşünmekteyim efem..

Kriz döneminde kimseden borç bulamazken IMF'den gidip borç istedik..
Biz istedik o verdi..
Yoksa bu kriz kolay atlatılamazdı. Ama buda onun işine geldi tabi.. Kimse vermezken onun vermesi tartışılır.. Suç kimde.. Hepimiz biliyoruz elbette..

Ha şu da var.
Bir yanım derinden destekliyor bu yürekli genci..
Bunlar sadece benim nacizane görüşlerim efem.. Affınıza sığınırım,politika gibi olaylara girmem..

Birgün gazetesinin dediği gibi..
Bir gün herkese bir ayakkabı gerekebilir..

Ps..
Bugünlerde serisi çekilmekte olan ''alın-verin.. Ekonomiye can verin'' reklamlarında ki bir oyuncakta siz alın önerisini görüp tabi ki diyerek (maksat ekonomiye katkıda bulunmak ) gidip Made in China olan oyuncaklardan yada avrupayi ürünler alan zihniyetleri tam alnının ortasından öpüyorum.
Gerçekten. Çok şekersiniz. Siz olmasanız ne yapardık..



Oha!

Münevver cinayetinin zanlısı Cem G.'nin facebook sayfasının altına yazılmış yorumu itina ile buraya yazıyorum..

'' ayy kısa saç ve uzun sakal bir insana bu kadar mı yakışır janım benim yaaa''

'' ya böle tatlı bi çocuk cinayet işleyebilir mi? Bence uzaylılar yaptı bunu kesinlikle sonrada cemin üstüne attılar hem zaten amerikada uzaylı fosiline rastlanmış! kıyamam buna ben ya bebemm ''

Bunlara ne denir?

Hiçbir şey denmez anacım..
Alınır itinayla bizim eş cinsel deli sapık sekretere bir güzel paket yapılır,yollanır,adrese teslim edilir..

Ps.
Pardon siz gerçek misiniz?

Sekreter.

İş yerlerinde patronların sekreter tacizleri; hemen hemen artık garipsenmeyen bir konu olmuştur.
Peki ya sizi taciz eden sekreterse?

Yahu; hatun geldi dudaklarımdan şap diye öptü ( ! )
Şimdi ben tacizmi edildim?
Allahım sen koru yarabbim.
Avukat istiyorum en acilinden....

Veda..

Aslında yazılabilecek hiçbirşey kalmadı artık onun hakkında..
Hiç bilmediğimiz şeyleri öğrendik bugün,hiç yapmadıklarımızı..
Henüz çok sıcak,daha yerleşmedi içimize, ev çok kalabalık daha fark edemedik yokluğunu,aslında o evin sensiz ne kadar boş olduğunu..
Çok kalabalıktık bugün.
Boludan anneannemler bile gelmiş oturup iki laf edemedik yüzyüze,boştu içimiz daha çok yeni.. Henüz çok taze.
En azından beni daha çok sevmeni yeğlerdim ben. İçimde burukluk yerine yeterince bol anı kalsın diye.
Abimden şikayetçiydin ya sen. Bak bugün oda geldi işte..
Herkes tamdı eskisi gibi herşey yerli yerindeydi de bir sen yoktun işte..
Sonra geldin sen.
O ana kadar tuttum kendimi. Güçlüydüm yada henüz farkında değil.
Arabadan indiğinde dayanamadım süzüldü yaşlar benim hiç hayalim değildi bu.
Yine gelecektin böyle olmasaydı ama gülerek inecektin..
Cenaze Nakil Aracı değilde belki bir taksiyle gelecektin..
Öyle yada böyle. Özlediğin çiçeklerinin yanına geldin,bahçeye. hani hepsini sen dikmiştin ya..
Masa çekildi ortaya sonra sende üstüne..
Boylu boyunca..
Açıldı tabutun.. Ayakalarından başladım seni süzmeye.. En son yattığın çarşafın içinde.
Açtılar yüzünü.. Sonra annem girdi koluma.. Sonra sen,dokundum.
ELlerim buz gibi yada sen çok soğuktun anlayamadım.
Sonra aldılar götürdüler.Dayanamadım geldim yürüdk ardından..
Son görevimi yaptım sana.. Yıkadım o buz gibi mermer taşın üstünde, Yüzünden aşağı döktüler suyu nefes alamazsın diye korktum bir an,kadın baktı yüzüme iyimisin dedi kafa salladım.
Beni çıkarttılar, seni sarıp sarmaladılar..
Yeniden geldin mahallene..
Bak ne çok insan varmış meğer seni seven. Bu sefer inmedin arabadan indirmediler.
Yine boşaldı içim yine buz gibiydim bir kaç km uzaktan işitir gibi dinledim...

Hakkınızı helal ediyormusunuz .
Helal olsun.
Hakkınızı helal ediyormusunuz .
Helal olsun.
Hakkınızı helal ediyormusunuz .
Helal olsun.

15.09.2009

Ölüm saati 21,05..


Doğal Afetsin..

Bugünlerde gündemde olan sel felaketi gibisin.
Yağarken bereket dedirten,
Bitince lanet ettiren..

İğneler..

Sen ve ben bir toplu iğne gibiyiz sevgilim..
Başı sen, ucu ben..
ben olmazsam iş göremez,sen olmazsan kimse bana değemez..

Değnek.

- Nerenden tutarsam tutayım anlayamıyoruz birbirmizi ..İki ucu pisli değnek gibisin..

- O zaman; ortamdan tutmasını öğreneceksin..

Alafranga..

Kotunda ki zikzak çizgiler gibiyim..
İçimden geçer,yine sana dönerim..

..



Bir mum gibisin odamda..
Üflediğim de bitireceğim seni,
karanlıkta kalsam da..

Babanne

Yarı koma halindeyken bile hala tek gözünü açmaya çalışıp sağa sola laf sokan tek insandır benim babannem..
Alem,çetin hatundur..
Aksidir,inatçıdır,dedikoducudur,
ama sevdiğim bir hatundur..
Burada da pes etmez diyorum hala..
Dedim ya dişli hatundur..
Tırnaklarını geçirmiş bir kere hayatın sırtına,
Kolay kolay bırakır mı yahu..
Sen bizi yalancı çıkartma babanne..


Ps..
Akşam 23 civarı haber geldi..
Solunum cihazına bağlanmış. Boğazdan delik açmışlar o şekilde oksijen gidiyormuş vücuduna..
Üzüldüm üzülmekten ziyade bir tuhaf oldum.
Hiç bu kadar kötü görmemiştim onu.
Bazı şeyler sonsuza kadar o şekilde kalmıyormuş..
Şimdi saf saf oturmuş,sıfır umut kara haber tez gelir yolunda ilerliyoruz..



Ramazan..

Kendimi uzun zamandır ilk defa bu kadar afedersiniz ama piç gibi hissediyorum..
Ben garip ben öksüz ben yetim..
Annesiz hayata alışmak imkansızın ötesinde bir durum. Bir kere her akşam ne yiyeceksiniz her sabah nasıl kalkacaksınız.
Anne demek sizin evlenene kadar hayatınızı geçindiren en olağan üstü varlık demek.
Babamla idare etmeye çalışıyor gibiyiz aslında durum çok vahim fakat çaktırmıyoruz.
Bu akşam babamla deli gibi sahur alışverişi yaptık abartısız 5 markete girdik.
Her girdiğimiz yerden bir iki poşet bir şeyler alıp başka marketlerde yeni arayışlara doğru yol aldık.
Sonunda da akşam yemeği olarak ücra bir sokak köşesinde arabanın içinde kokoreç yedik.
Akşamın en güzel tarafı bu olsa gerek. (Ahmet bey amca çatlasın )
Kim demiş kokoreç iğrenç diye. Nimet o nimet. Hem bugüne kadar kaç yemeğe şarkı yazılmış beste yapılmış cümbür cemaat söylenmiş?
Kokoreçe tabi yahu..
Bol acılı,bol yağlı..
Aahh.. Birdaha olsa birdaha yerim.
Biliyorum bazen başkalarına göre oldukça iğrenç bir karaktere sahip bir yaratık olabiliyorum ama onlarında ağızlarının tadı yok..
Tutturmuşlar bir ben b*k yemem lafını. Burun çeviriyorlar..
Her b*ku yiyorsunuz da bunu yeseniz ne olur..
Ağzınızın tadını bilmiyorsunuz..

P.s;

Bir kaç saat sonra sahur..
Yarın iş var. Sigara yok..
Herkese iyi ramazanlar diliyorum cici bir insan olup.
Yahu sevabına uyandırın şu garibi ya..
Ödemeli atsanız da olur
Malum annemiz yok..

İstanbul'da

Yol kenarında oynayan çocuklar gibi,
Topum kaçtı bugün yola..

Şimdi ayaklarımı karnıma kadar çekip gözlerimi kapatmak istiyorum. Belki hiç kimse umurumda olmayabilir..
Belli ki herkes içime kadar işlemiş..
Kararsızlık en kötü karardır demişler. Kim demişse iyi demiş.
Şimdi en kötü kararı uygulayıp bilinmez bir kaos içinde kararsız savruluyorum..

Evin önünde sulanmayan çiçekler gibi,
Başım düştü saksıma..

Uyumak saatlerce,sessizce kimse uyandırmadan bedenimin ayılmasını diliyorum.
Çok geç olmadan..
Zaten daha çok erken..

Kaçamayıpta saklanan kedicikler gibi,
Sığındım senin sıcaklığına..

İnsan yalnızca soğuk havalarda mı üşür?
Her daim bedeni soğutan düşünceler vardır.. Küçücük beynimiz de kocaman akıl almaz cevapsız sorular..
Cevapları hangi sandıkta saklı.
En son saklanan sandığın anahtarı kimde kaldı..

Sevemiyorsan İstanbulu benim gibi..
Kaçalım yine bozkırlara..

Cevapsız kalmak istiyorum birazda.. Bana sorulan sorulara sadece omuz silkip bilmiyorum diye cevap verebilmek.
Üstüme gelindikçe birşeyler üretmek yerine sadece omuz silkmek.
Çoğu zaman gibi odama kapanmayı düşlemek..


İstanbulda neyim var. Ne kaldı ki kalabalıktan..
İstanbulda kimim var. Kimin için bu toz duman..

Şimdi;
Karnımda bir avuç karınca kırıntı taşıyor sanki boğazıma..
Yutkundukça dolaşıyor nefesim göğüs boşluğuma..

Karma ..

Bugün yanıma bir sekreter aldım.
İyi hoş şimdilik cici bir kız.
Daha tanımıyorum tam olarak ama iyidir herhalde en sonunda bunu beğendim.
Napalım anacım seçiciyim çok.
İş,şirket hayatı şimdilik normal bir seviyede ilerlemekte.
Babamın demesiyle büyürken batan tek şirket biz olacağız..
Hayırlısı.
Ev hayatım pek yok denecek kadar az..
Monoton daha doğrusu..
Sabah kalk git akşam gel babanneye git..
Alışmaktayız..
Entellektüel bir iş kadınıyım..

P.s
Önceleri sigaranın izmaritini bahçeye atardım aşağıdan bağırırdın tamam anlardım kızma sebebini..
Amma velakin şimdi yola,asfalta fırlattığım da ne bağırıyorsun be kadın?

Allahın yolu,sanane be Neriman..

Abidik Gubidik..

Bu adamın gırtlağını sıkıcam. Az kaldı!
Yahu bu kadar zor ismim mi var benim? yok hayır olay o değilde bütün acayip isimleri bana söyleyebiliyorda nasıl oluyor benim o normal mi normal ismimi bir türlü o küçücük beyninde tutamıyor ona aklım ermiyor..
Yahu Benya-Ayben-Aysen-Berna... BENAY'dan çokmu daha kolay?
Allaam yarabbiim....

Birde arkamdan Ayben Ayben diye bağırdığında bakmıyorum diye tavır yapıyor..
Kıl ya..

Somebody save me..

İçimde şefini kaybetmiş bir orkestranın üzüntüsü..

Dışımda bir Charlie Chaplin gülüşü...

Aslı

Yoğun günler geçirmekteyim efem.
Bunlarıda şirketten yazıyorum. Eve gidince pek hal derman kalmıyor..
Efendim asıl anlatmak istediğim bir konu var.
Hayal kırıklığım.
Şirkette cari hesaplar.bordrolar, telefonlar derken çıldırıyor bazen insan, hele karşı hatta ki insanların hepsi numuneyse..
Ama K.Kimyadan Aslı hanım bunların çok ötesinde.
Anem yarebbim o nasıl tatlı konuşma o nasıl tatlı dil güler yüz mest olup yamuluyorum derkene Aslı demezmi telefonda şirketinizi ziyarete gelicez diye.
Hiç görmemiştim daha önce onu ama sesinden tipini hayal edebiliyordum..
Kumral ince,narin çıtı pıtı 20li yaşlarda bir hatun..
Naa..h!
Kanmayın anacım telefonda ki sese,o gülüşlere aldanmayın..
Aslı bir geldi şirkete anem o ne!
30lu yaşlarda gayet balık etli (balığın balina cinsi ..)
Kısa kıvırcık saçlı beyaz tenli Bir hatun..
Hüsrana uğradım,hayallerim yıkıldı.
Ya yalnız bu yazıyı karşı tarafdan ben okusam ya kendimi erkek sanar yada eşcinsel olarak nitelendirip pis sapık der sayfayı kapatırdım.
Ama ne bileyim Aslıyla konuşmak çok güzeldi güleç şen şakrak.
İşte öyle efem..
Yani işin aslı...

Aslının aslı aslında baya farklıymış.

Ama hatunun sesi hala çok tatlı..

Onurun sorularına cevap.

Eğlenilecek adam var. Evlenilecek adam var.
İyide koçum.
Eğlenebilecekler heryerde peki evlenebilinecekler nerde?

Faks.

Hangi insanoğlu şirketteyken faks geldiğinde ve faksta ;

'' kiloluk ... çeyreklik ...
Acil olarak sevkini rica ederiz ''

yazdığında faksı alıp altına kalemle

'' Emriciniz olur efendicim de OLSA TÜKKAN SİZİN ''

yazar ?

evet evet evet evet ben yaptım..
Şirketi batırmak üzereyim..
Babama selamlar ola..

Suikast.

ben ne yapıyorum ?
İnan hiç bilmiyorum..

Şirket.

Eğer çalışıyorsanız,
Şirkette babanız da varsa..
Tek tatiliniz cumartesi,pazarsa..
Normalde birisi laf söylediğinde çem çem konuşup,
telefonda hatunun biri laf söylediğinde susuyorsanız..
Agustosta ramazan geliyorsa,
ve sizin çıkışınız eylüle denk geliyorsa..
Bütün sene çalışıp hep bu tatili beklediyseniz..
Şirkette sıkıntıdan ölmek üzereyseniz..
Tuvaletiniz geldiğinde telefonların hepsi çalmaya başlıyorsa..
Karşınızda heskes sigara içiyor fakat siz babanız olduğu için
'' hayır kullanmıyorum'' diyerek nazikçe gülümsemeye çalışıyorsanız...

Çok boktan bir durum içerisindesiniz..

Dem.

Satılık bir ruh.

Alıcısı;kiracısı..

Birde ruhu çoktan kayıp bir rum balıkçısı..

K.

Saat sabahın 5'i..
Karnım acıktı.
Kortiyle aramızda 4 mahalle felan var..
Yavrum acıdı bana,tost yaptı getirdi camdan verdi..
Boludaysanız,depresyona girmek üzereyseniz..
Size en iyi gelen şey;
KORTİ!