Kare Bulmaca.

Hayat kare bulmaca gibidir.
Kelimeler ilerledikçe yargılama başlar..

Eğlenceli midir ?

P.s.

Ben 10 sayıyorum,nefesimi tuttum..

Anneme..

Dünyanın en mükemmel ailesine sahibim ben..
Çok şanslıyım doğuştan gelen bir şey bu..
Ama annemin yeri her zaman bir başka bende bazen ne kadar belli edemesem de paylaşamayacağım tek şeydir annem..
Anne karnında oluşumumdan itibaren sıkıntılı bir çocukmuşum ben.. Daha doğmadan önce çektirmişim sancılarla var oluşumun acısını..
Annem hiç tereddüt etmeden sahiplenmiş o anda bana,sancılarıma..
Daha o zamanlar belliymiş ne zorluklar çıkartacağım..
Göğüs germiş tüm acılara annem sebepsiz benimsemiş beni..
Elbette her anne benimser yavrusunu kanından canından olan bir parçayı..
Anneme aitim ben.. Her parçam,her zerrem...
Çirkin bir bebekmişim şimdi güzel olduğuma bakılmasın.. Gerçekten çirkinmişim hatta ebem bile buruşturmuş suratını kucağına alırken beni..
Annem sevmiş yine o koca kafamı pörtlek gözlerimi..
Dünyanın en itici bebeğiyken,kuzguna yavrusu şahin gelirmiş misali..
İlerledi zaman..
Yapamadığım noktalarda annem destekledi beni,o inandı o güvendi..
Herkes arkamdan konuşurken yine o korudu beni..
Ve bugünlerdeyim..
Başarım,müziğim.kendime güvenim.tarzım..
Herşey anneme ait aslında. O destekledi o verdi güveni..
Ne kadar teşekkür etsem azdır ki bu kadar zahmet karşılığında etmek lafı edilemeyecek kadar yetersiz bir sözcük..

Doğum günün kutlu olsun annem..
Sana sonsuz derecede minnettarım her daim yanımda olduğun ve olacağını gösterdiğin için..
Biliyorum dünyanın en berbat insanı olsamda yine seveceksin beni..
Benim sevdiğim gibi..
Nice yıllara..
Birlikte bir ömür nice yıllara..
Huzurun,sağlığın,mutluluğun bizim yanımızda olması dileği ile..
İyiki doğdun,iyiki doğurdun..

Seni çok seven kızın...

P.s

Annem 42 yaşına gelse de 30luk hatunlara taş çıkartır bu bir gerçek :)
Yanımda ablam gibi durmasına bazen kızsam da bir kızın sahip olacağı en güzel şey bu tabi şımartmamak lazım :)

Silent..

24,12,09...

Meşrep.

Sandallarla denize açıldığında demiştin ya;
''hayat okyanusun dibidir aslında..''
Sen hiç okyanusu gördün mü,
Dibine vurup yuttun mu suyunu acaba.
Sanmam kayıkçı. Senin hayatın palavra..
Midye kabuğunu tutarken ellerinde sanki istiridye kabuğu edasında,
Göstermiştin, kısarak gözlerini kırık,puslu gözlük camlarının ardında.
O zaman anlamıştım hayat aslında bir midye kabuğunun altında,
Ve sen yinelemiştin;
''Hayat okyanusun dibidir aslında''
Denizi kapyalabilmek için kaç sandal gerek,
Kaç midye kabuğu,kaç demir yeter dibe vurmaya,
Kaç soru sormak gerek dibe vurup dem tutanlara..
Kaç insan gerek bir cinayeti aydınlatmaya..
Ve kaç harf gerek boğazda durup yutkunamadığımız sözcükleri anlatmaya..
Tükürmek gerek..
Anlayıpta konuşamayan tüm insanların suratlarına..

.

İyiki doğdun...
Bir ömür daim olmak dileği ile..
Nice mutlu yıllara..

Ben.




Deli karının çeyizi gibi dolaşıyorum ortalarda yahu..
Ne ayıp ama .

Mil.


Şimdi hissediyorum eksikleri. Gecenin bu saati karanlığın tam zirvesiyken şuan duyumsuyorum bir şeylerin sürekli devam ettiğini..
Balık yüzüyor ben bakıyorum balık hala yüzüyor. Umurunda mı dünya bilmiyorum ama bazı şeyler var ki dile getiremiyorum..
Öyle hazımsızlık çekiyorum ki utancımdan ne ağlayabiliyor ne gülebiliyorum alalade bir sıfatla duruyorum odamın tam bu noktasında ..
Saat tam 3.
Uyku tutmuyor iştahım bir açılıp bir kapanıyor vücudum da isyan ediyor bu içimde ki sıkıntıya ya çıkart at ya bütünleş der gibi.
Ne çıkarıp atıyor ne içine gömülebiliyorum.
Ceket kokuyor adam.
Adam kokuyor ceket;ceket benim üstümde şimdi sadece ben kokuyor herşeyiyle.
Fuzuli bir yalnızlık kaplıyor içimi acıtan bir gülümseme yerleşiyor yüzüme bu böyle ne kadar sürer bilmiyorum.
İlgi odakları arıyorum kendime matematiğin sonsuzluğuna kanıyorum,rüyadan düşünce yeniden uyanıyorum..
Ben hala uyuyamıyorsam bil ki o ''bir dakika'' için bekliyorum.

P.s

Mil olmayacak arada.
Biliyorum.
Belki bir kaç karıştan biraz fazla..

Kıbrıs.

Birisi vursun tam yüzümün ortasına.
Kendime gelmek istiyorum.

Üstüne üstlük bak ne kadar güzel diye teselliler alıyorum..

Olmadı,yapamıyorum..

Pisi Pisi

Aslandı..
Sakallarını kesti pisicik oldu

Ha ha ha...

Yok canım vallahi gülmüyorum; gözüme bir şey kaçtı sadece o yüzden yoksa çok yakışmış..

Derler yavrum derler; gözüme bir şey de kaçtı derler, gel pisi pisi de derler

Ps.
Bir aslan miyav dedi...
ha ha..
Muah !

Et tırnaktan ayrılırmı? Ayrılır.

Sevgili blog.
Başıma neler geldi neler..
Öncelikle;
şunun kanaatindeyim ki 2009 benim için olumsuzluklarla dolu bir yıldı..

Efem geçtiğimiz pazartesi günü sol ayağıma bowling topu düşünce tırnaklar fora ne kanadı ne kanadı anlatamam vücudumda o kadar kan olduğunu hiç tahmin etmiyordum.
Eve nasıl geldiğimi hatırlayamıyorum bile ayağımı kullanamaz hale geldim, mecburen çekilmek zorundaymış tırnak..
Babanın gelmesini bekledik babacık geldi hastahane yolunu tuttuk..
Aman diyorum o hastahaneler o saatlerde o aciller ne dolu neler var neler bir an için ayağımı unutup halime şükrettim derken bana bakabilecek bir doktor yok.
Ya genel cerrah olmalı ya ortapedi başkasına baktırtmıyoruz efem.
Tam 8 tane hastahaneye gittik o saatte 4ü özel 5 i devlet her muaynede aynı şeyi söylüyorlar '' bu tırnak çekilmeli'' E çekin o zaman! çekilmeli çekilmesine de bir Allah'ın kulu çekmiyor çekecek adam yok..
Uzun bir uğraştan sonra ertesi güne ertelendi çekim işi..
Ertesi gün gittik bende fevkaladenin fevkinde bir korkma bir tırsma bir yusuf,yusuf..
Aldılar beni bir odaya yatırdılar sedyeye cerrahi örtüyü serdiler ayağımın üstüne ışığı flan tuttular uyuşturucaklar..
Utanarak söylüyorum ki efem çok ağladım o iğnelerde tırnak çekilirken gıkım çıkmadı ama o iğnelerde yırttım ortalığı iğne deyip geçmemek lazım uyuşturmadan çekselerdi tırnağı daha az canım acırdı herhalde..
Çektirdik döndük eve.
Dün pansuman vardı. Aşağıda ki sağlık ocağı hemen eve 5 dakika gidelim yaptıralım dedik.
Yattım yine sedyeye bende iyi alıştım nerede bir sedye görsem yatasım geliyor.
Hemşire geldi sargıyı bir açışı var sanki kadına borcumuz varda o şekil davranıyor manyak mıdır nedir piskopat hatun tutuyor çekiyor flan pansuman yapmadan sargıyı değiştiriyor dedik hatun napıyorsun sen sargıyı değiştirecek olsam ben evde kendimde değiştirirm hiçte kulak asmıyor o çekilen tırnakların üstünde sarı bir bez vardı kurumuş oraya yapışmış o normalde üstüne batikon (ismini tam yazamıyorum affola ) sürüp bir iki dakika bekletip yumuşadıktan sonra çekmek lazımmış ama bizim hatun tuttu bir çekti cart..
Ah o an keşke diyorum sağlam olan sağ ayakla çaksaydım tekmeyi uzatsaydım iki seksen yere yamulsaydı da.. Acıdan yapamadım..
Hayatımın en büyük ızdırabını yaşadım neredeyse hastahaneye kadar yürüyerek gitmiştim dönerken sürünerek geldim gerisini siz tahmin edin..

Şuan iyi sayılabilirm ağrılarım var bir saate kadar doktor yolunu tutacağım hadi bakalım hayırlısı..

P.s

Buradan kendini çok büyük bir halt zanneden hemşirelere sesleniyorum ;
Kimsiniz layn siz ? Kimsiniz !
Bir iyileşeyim dürcem defterinizi..

Erdem..

An gelir yanınızda olanlardan,onların herhangi bir durumundan utanç duyarsınız kendinizce giyinişlerinden,sözlerinden yada davranışlarından..
O an o kişinin oracıkta yok olmasını diler kendinizi yerin dibine geçmiş sayarsınız o fevkalade görüntünüzle yanınıza yakıştıramazsınız..
Herkesin tattığı bir duygudur bu eminim..
Bencilliğimiz, kibirimiz karşımızdakinin insan olduğunu unutturur bize.
Oysa düşününce gözleriniz dolacak kadar utanırsınız kendinizden keşkelerin bini bin para..
Keşke olmasaydı güzel olurdu ama..
Oluyor işte,insanlık kanının son damlasına kadar kibirle dolu..
Sonra gün gelir o insan bir daha dönmemecesine çıkıp gider hayatınızdan.
Düşünürsünüz sonra..
Oysa o insan hiç gün yüzü görmemiş,sizin imkanlarınıza asla sahip olmamış,hayatının en güzel anları mahalle aralarında dolaşan ucuz dedikodulardan ibaret olan,özünde iyi dışında elinden geldiğince dik durmaya çalışandır..
Aslında siz neler kaybetmişsinizdir..
Tüm bunlar gerçekten burnunuzda sızı hissetmenize neden olan düşüncelerdir ve içinizi kemirir belki hiç söylemez hiç öyle bir duygu tatmadım der gerçeklerden bir adım daha kaçar yine kendi kendinizi yer bitirirsiniz..

Ben babannemden hiç utanmadım..
Bugün düşündüm uzun bir aradan sonra ilk defa onu güldüklerimizi,yemeklerimizi,bizi,ailemizi
son nefesini verdiği anı tattığı acıyı gün yüzü görmeyişini benim imkanlarıma asla sahip olamadığını kendi zamanına göre oluşan düşünce yapısını..
benim ucuz kızgınlığımı aslında ne kadar da yanlışlarla dolu olan düşüncelerimi..
Onun pilavı karıştırışını,mutfaktayken söylediği şarkıları,her malzemeden en güzel yemekleri çıkartışını ..

Haksızdım sonuna kadar.
Ben senin gibi düşünemezdim,yeni çağın jenarasyonuydum senin yaşadığın dönemi bilemezdim..
Çocukça problemlere takılırdı benim aklım ..
Sen giderken değil gittikten sonra anladık meğer yokluğunun ne denli büyük bir boşluk olduğunu..
dedemde bir mahsun şimdilerde bazen dikkat ediyorum da öylece sabit takılıyor bir noktaya,kim bilir o noktadan kaç tane yüzün geçiyordur biz desen ne aynı ne değişik sürekli bir koşturmaca içerisinde..
Çiçeklerinde yok artık bahçede zaten kim bakacaktı ki o kadar çiçeğe..
Kuşların yemlerinin de yerlerini değiştirmişler gelmez oldular eskisi gibi bahçeye.
Komik gelecek belki ama senin yan komşu bile gözleri dolu dolu anar oldu seni böylesi çok acı be babaanne..

Duygular sineye çekilince hissediyor insan acısını,ev bomboş kalınca..
Yada nerede yaşlı bir kadın görsem hissediyorum seni hatta inan böreklerin bile tadı yok sen gittin gideli..

İşte herkesin unutmaya yüz tuttuğu anda ben hatırlamaya başlıyorum seni..
Alışkanlıkların başladığı anda benimkiler hala teredütte..
Oradan bir yerden görüyorsan bizleri sigara içtiğimi de görmüş hatta uzun uzun söylenmişsindir
aslında ben bile bazen bundan şüphelenip bırakıyorum içmeyi ..

Acısıyla,tatlısıyla özledik seni..
Sen son bahçe fotoğrafında kal şimdi..

Şırfıntı.

Bugün ilk defa sinirlerime hakim oldum çok hayretler içerisindeyim sayın doktor çok..
Konu şu efem;
Hastahaneye gitmem nedeni ile derse 4 ders geç kaldım olsun geç olsun güç olmasın mantığı ile girdim derse.
Yerimde bir hatun,neyse dedim kalkar herhalde bekle bekle bekle dersler geçiyor gidiyor en arkadayım koca sınıf hiç bir şey anlamıyorum dersten,körüm birazda göremiyorum ki..
Dedim kalk Silent git güzel,güzel hatuna söyle derdini kalksın yerinden..
Gittim mi?gittim efem..

''Ya kusura bakma arkadan göremiyorum da yerimden artık kalkabilir misin?''
Yanıt;
Hatun bir kere yüzüme baktı beni şöyle baştan aşağıya bir süzdü hiç cevap verme tenezzülünde bulunmadan kafayı çevirdi dergilerini karıştırmaya devam etti..

Ben?Peki ya ben ne yaptım?
Mal gibi dikildim biraz tabi aklımda binbir plan, diyorum tut saçından kır ağzını yüzünü sonra diyorum hayır sen bir hanımefendisin yapma etme geç bırak bugün böyle ziyan olsun içimde ki şeytan hala devam ediyor planlarına ya delimisin bir şırfıntı yüzünden neden ziyan edeceksin gününü vur bir tane vs vs vs..

Ama yapmadım ellerimi masada iki şıkırdattım peki dedim yarın görüşürüz edalarıyla hanım efendi gibi geçtim en arkaya gün boyunca gözlerimle kızı lime lime ettim..

Şimdi..
Kendimi öncelikle bu hanım efendi davranışımdan ötürü tebrik edip önümde saygı ile eğilip kucak dolusu öpücükler gönderiyorum,
ikincisi ise bu gece erkenden yatıp yarın sabahın köründe kendi sıramı kapmak için yola çıkacağım..
He baktım yine benim yerime; Bu sefer içimde ki faşist Silent'a hay hay deyip emirlerine uyacağım..

Ne yapalım..
Ne demiş atalarımız;
'' Laftan anlamayanın hakkı kötektir ''

Adam.

Bu adamda çok pis bir yetenek var.
Yetenekten ziyade fevkaladenin fevkinde bir hırs..
3.ayında müthiş bir gitar çalma potansiyeli..Ne var bende yaparım demekle olmuyor.
Bu adam kursta almadı,derste görmedi.. Bugün ilk defa olarak o çaldı ben söyledim.
Şimdiden artistik hareketler taslıyor bana.Böyle giderse bir sene sonra bana tozumu yutturacak.

Yok hayır yarın bir gün derse ''dur bak şarkının o bölümü öyle değil böyle '' diye,
Bende ona artistik teakwondo hareketlerimi göstermekten korkuyorum..

Yoksa kıskandığımdan değil canım...
Helal olsun .
kendimi değil,onu düşünüyorum..

P.s;
(Bknz; Silent ayak yapıyor..)

Kontör

Hastahanenin bahçesinde bir banka oturmuş sıramın gelmesini yarı uyuklar bir vaziyette bekliyorum.
Anne ile küçük canavar diğer tarafta derken yanıma oturan 70 küsürlü yaşında ki kadının telefon olayı dikkatimi çekti..

Önce gözünde ki gözlüğü çıkartıp yerine yakın gözlüğünü taktı. Sağ avucunda telefon sol elinin işaret parmağıyla numarayı çevirdi.
Teyzemizin baş örtüsünün üstünden kulağına dayadığı telefonuyla yaptığı görüşme ;

'' Kenan kontörüm bitti ara beni! ''

Gelişmekte olan bir ülkeyiz..
Kim demiş eskiler hala eskide diye..
Yok canım..

Teyze annemize acil kontör gönder Kenan ağabey..

Abant..

Abant yolcusu kalmasın...

ou..
Cız bız sucuklar, atlar, yavrular cıstak cıstak mangal..
of..
Acıktım..

Gebze-Harem.

Taciz;
Davalı-davacı-dava..
Evet,bugün yaklaşık babam kadar bir adam tarafından uğradığım durum budur.
En sonunda dayanamayıp ortalığı birbirine kattığımda adam tarafından aldığım tepki;
''Abla o ayağım benim yanlış anlamışsındır sen''
Angut! Ayağınla elini ayırt edemeyecek miyim ben!
Nefret ediyorum bu tür durumlardan..
Hatta yabancı bir erkeğin yanlışlıkla koluma değmesine dahi tahammülüm yok.
Ne insanlar var ya.. İnsan demek için şahit gerekir.
Kendi kızlarına,karılarına böyle bir durum olduğu taktirde cinayet işleyen tiplerdir bunlar genelde ama kendileri gayet güzel bu tür olaylarda ustadırlar..
Diyebilecek hiç bir kelimem yok. Bir kaç şerefsiz için ağzımı bozmak istemiyorum.
Yeterince sinirlerim bozuk gerisine gerek yok sanırım..

Son söz.
Asacaksın böyle bir kaç orospu çocuğunu meydanda bak ondan sonra bir daha yapabiliyorlar mı.


P.s.
Seçimlerde Osman Pamukoğlu'nu başkan seçeceğiz.
Oda idamı geri getirecek. Böyleleri için gayet gerekli bir husustur bu..
Kabul edenler,etmeyenler?






Hayatı tartışmak seninle..

Endoplazmik hayatlar,
Sera etkisinde ki aşklar buğulamış perçemi düşmüş alnını..
Kimsenin bilmediği,ve daha varolmamış bir dünyanın esirisin şimdi.
Ayak parmakların ıslak,binlerce zebaninin çevrelediği kuru toprak üstünde,
içinde birikmiş; bir kez olsun doya,doya küfür edemeden yok olan insanların adaleti.
Hayat bu.
Çoktan seçmeli;
Bir varmış,bir yokmuş masallarıyla küçücük yaşta kandırılan çocukların gerçeği.
Ben sadece şarkı söyleyebilirim sana,
Yolun karışır,düşer yüzün avuçlarına.
Sen sadece uyurken izleyebilirsin dünyayı..
O çok sevdiğin ara yol fahişelerinin ipeksi saçlarında.
Oysa dokunamaz,uyuyamaz,konuşamaz beynin,
firarını aylar önce yapmış bir idam mahkumu gibi.
senin şimdi alnın gibi;
ellerinde perçemli..


Silent..

Bu ne perhiz,bu ne lahana turşusu..

Bugün televizyonda ''Kahrolsun Emperyalizim,Kahrolsun Amerika! '' diye elinde pankart taşıyan bir çocuk gördüm efem..
İyi hoş..
Lakin;

Ayağında Superstar (Adidas) vardı. hemde şu yanında NewYork yazan janjanlı olanlardan..
Polislerden kaçarken; genelde kalça kısımlarını hedef almış kamera sayesinde de kotunun Lives olduğu gözden kaçmamaktaydı..

Ay ben size bayılıyorum ya..

Protesto.

IMF başkanına ayakkabı atan And. üni. öğrencisi aynı zamanda gazeteci olan vatandaşı destelerken birde şunları da gözardı etmemek gerek diye düşünmekteyim efem..

Kriz döneminde kimseden borç bulamazken IMF'den gidip borç istedik..
Biz istedik o verdi..
Yoksa bu kriz kolay atlatılamazdı. Ama buda onun işine geldi tabi.. Kimse vermezken onun vermesi tartışılır.. Suç kimde.. Hepimiz biliyoruz elbette..

Ha şu da var.
Bir yanım derinden destekliyor bu yürekli genci..
Bunlar sadece benim nacizane görüşlerim efem.. Affınıza sığınırım,politika gibi olaylara girmem..

Birgün gazetesinin dediği gibi..
Bir gün herkese bir ayakkabı gerekebilir..

Ps..
Bugünlerde serisi çekilmekte olan ''alın-verin.. Ekonomiye can verin'' reklamlarında ki bir oyuncakta siz alın önerisini görüp tabi ki diyerek (maksat ekonomiye katkıda bulunmak ) gidip Made in China olan oyuncaklardan yada avrupayi ürünler alan zihniyetleri tam alnının ortasından öpüyorum.
Gerçekten. Çok şekersiniz. Siz olmasanız ne yapardık..



Oha!

Münevver cinayetinin zanlısı Cem G.'nin facebook sayfasının altına yazılmış yorumu itina ile buraya yazıyorum..

'' ayy kısa saç ve uzun sakal bir insana bu kadar mı yakışır janım benim yaaa''

'' ya böle tatlı bi çocuk cinayet işleyebilir mi? Bence uzaylılar yaptı bunu kesinlikle sonrada cemin üstüne attılar hem zaten amerikada uzaylı fosiline rastlanmış! kıyamam buna ben ya bebemm ''

Bunlara ne denir?

Hiçbir şey denmez anacım..
Alınır itinayla bizim eş cinsel deli sapık sekretere bir güzel paket yapılır,yollanır,adrese teslim edilir..

Ps.
Pardon siz gerçek misiniz?

Sekreter.

İş yerlerinde patronların sekreter tacizleri; hemen hemen artık garipsenmeyen bir konu olmuştur.
Peki ya sizi taciz eden sekreterse?

Yahu; hatun geldi dudaklarımdan şap diye öptü ( ! )
Şimdi ben tacizmi edildim?
Allahım sen koru yarabbim.
Avukat istiyorum en acilinden....

Veda..

Aslında yazılabilecek hiçbirşey kalmadı artık onun hakkında..
Hiç bilmediğimiz şeyleri öğrendik bugün,hiç yapmadıklarımızı..
Henüz çok sıcak,daha yerleşmedi içimize, ev çok kalabalık daha fark edemedik yokluğunu,aslında o evin sensiz ne kadar boş olduğunu..
Çok kalabalıktık bugün.
Boludan anneannemler bile gelmiş oturup iki laf edemedik yüzyüze,boştu içimiz daha çok yeni.. Henüz çok taze.
En azından beni daha çok sevmeni yeğlerdim ben. İçimde burukluk yerine yeterince bol anı kalsın diye.
Abimden şikayetçiydin ya sen. Bak bugün oda geldi işte..
Herkes tamdı eskisi gibi herşey yerli yerindeydi de bir sen yoktun işte..
Sonra geldin sen.
O ana kadar tuttum kendimi. Güçlüydüm yada henüz farkında değil.
Arabadan indiğinde dayanamadım süzüldü yaşlar benim hiç hayalim değildi bu.
Yine gelecektin böyle olmasaydı ama gülerek inecektin..
Cenaze Nakil Aracı değilde belki bir taksiyle gelecektin..
Öyle yada böyle. Özlediğin çiçeklerinin yanına geldin,bahçeye. hani hepsini sen dikmiştin ya..
Masa çekildi ortaya sonra sende üstüne..
Boylu boyunca..
Açıldı tabutun.. Ayakalarından başladım seni süzmeye.. En son yattığın çarşafın içinde.
Açtılar yüzünü.. Sonra annem girdi koluma.. Sonra sen,dokundum.
ELlerim buz gibi yada sen çok soğuktun anlayamadım.
Sonra aldılar götürdüler.Dayanamadım geldim yürüdk ardından..
Son görevimi yaptım sana.. Yıkadım o buz gibi mermer taşın üstünde, Yüzünden aşağı döktüler suyu nefes alamazsın diye korktum bir an,kadın baktı yüzüme iyimisin dedi kafa salladım.
Beni çıkarttılar, seni sarıp sarmaladılar..
Yeniden geldin mahallene..
Bak ne çok insan varmış meğer seni seven. Bu sefer inmedin arabadan indirmediler.
Yine boşaldı içim yine buz gibiydim bir kaç km uzaktan işitir gibi dinledim...

Hakkınızı helal ediyormusunuz .
Helal olsun.
Hakkınızı helal ediyormusunuz .
Helal olsun.
Hakkınızı helal ediyormusunuz .
Helal olsun.

15.09.2009

Ölüm saati 21,05..


Doğal Afetsin..

Bugünlerde gündemde olan sel felaketi gibisin.
Yağarken bereket dedirten,
Bitince lanet ettiren..

İğneler..

Sen ve ben bir toplu iğne gibiyiz sevgilim..
Başı sen, ucu ben..
ben olmazsam iş göremez,sen olmazsan kimse bana değemez..

Değnek.

- Nerenden tutarsam tutayım anlayamıyoruz birbirmizi ..İki ucu pisli değnek gibisin..

- O zaman; ortamdan tutmasını öğreneceksin..

Alafranga..

Kotunda ki zikzak çizgiler gibiyim..
İçimden geçer,yine sana dönerim..