Günahlarım kumsaldaki kum taneleri say say bitiremezsin.
Ört üstüme yorgan gibi suçlarını bana sözünü geciremezsin!
Gözlerimde lodos yağmurları
Kal bu sehirde kalabilirsen
Atılmış gemici düğümleri boğazıma
Dalarım uykuya dalabilirsem
Gel tut elimi gidelim buralardan
Üzülmem arkama bakabilirsem
Dönüyorum evime,küçük dağları yaratmaya !
al kalbimi kurtulayım bende kalsın istemiyorum..
Vur şişenin dibine geride kalanları görmek istemiyorum.
p.s;
son 4 sayalım..
Bir önceki final-eve dönüş zamanımda demişim ya geri geldiğimde bambaşka bir ben olacak..
Oldu oldu,olalı çok oldu..
Eve gitmeyeli ne çok zaman oldu..
Zor günler.
Sıkıcı,bunaltıcı,bol uğraşmalı günler bunlar.
Son sıkıntılı sınava giriyorum bir kaç saat sonra, sınavlarım henüz bitmiş değil ama bu sınavıda atlatırsam diğerleri pek mühim değil..
Hukuk finali, kendi kendime tekrar ettikçe birşeyler gülümsememe sebep oluyor bunu en iyi sen anlarsın..
Sınav zor fakat ismi sevdiriyor kendini..
Kısacası;
kaydı bana.
Son sıkıntılı sınava giriyorum bir kaç saat sonra, sınavlarım henüz bitmiş değil ama bu sınavıda atlatırsam diğerleri pek mühim değil..
Hukuk finali, kendi kendime tekrar ettikçe birşeyler gülümsememe sebep oluyor bunu en iyi sen anlarsın..
Sınav zor fakat ismi sevdiriyor kendini..
Kısacası;
kaydı bana.
''beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş..''
Yollar aksa,aksa kucağıma bitirsek zamanı,
sıkıntıları savursak rüzgara;
alıp kaçırsa..
Bir küçük serçe dinlense avuçlarında,
denizin dalgaları şarkı olsa, konsa dudağına..
Senden ayrı kalbim gayrı yorgun zamana,
gözlerimin ferini unutmuşum senin yamacında.
Bir yağmur yağsa yüzümden, yüzüne aksa,
bir cümle süzülse gözünden, dudağın yansa..
Koşma dedim zamanın peşinden yorgun düşersin,
hadi gel otur yanıbaşıma öyle daha güzelsin..
Bir ağaçmış sevgimiz, sonbahara denk gelmiş,
bağlamışız yapraklarını, hiç eksilmemişiz..
Tutmasamda ellerini,yine kenetliyiz,
sen konuşmasanda anlarım ben birdir dilimiz..
Bir kavuşma bıraktım dudağının kıvrımına,
geri almaya geleceğim elbet,zaman dolunca..
sıkıntıları savursak rüzgara;
alıp kaçırsa..
Bir küçük serçe dinlense avuçlarında,
denizin dalgaları şarkı olsa, konsa dudağına..
Senden ayrı kalbim gayrı yorgun zamana,
gözlerimin ferini unutmuşum senin yamacında.
Bir yağmur yağsa yüzümden, yüzüne aksa,
bir cümle süzülse gözünden, dudağın yansa..
Koşma dedim zamanın peşinden yorgun düşersin,
hadi gel otur yanıbaşıma öyle daha güzelsin..
Bir ağaçmış sevgimiz, sonbahara denk gelmiş,
bağlamışız yapraklarını, hiç eksilmemişiz..
Tutmasamda ellerini,yine kenetliyiz,
sen konuşmasanda anlarım ben birdir dilimiz..
Bir kavuşma bıraktım dudağının kıvrımına,
geri almaya geleceğim elbet,zaman dolunca..
Pardon?!
Seni tanımıyorum dedim durdu bi şaşırdı baktı,baktı ama yüzünde ki sanki çocukken kaybettiğim kardeşimmiş yıllar sonra bulmuşuz birimizi ifadesi korkunç bi hal almaya başladı.
Tedirgin oldum tabi ve dayanamadı;
- Nasıl tanımazsın beni!?
bi an düşündüm acaba önemli birisimi diye düşün düşün çıldırıyorum ama acaba diyorum sanatçı flanmı bluesun önemli gurplarından olan bi vocalin tipide yok ama hayırdır inşallah ve yine geçti karşıma;
- İyi bak,nasıl tanımazsın ya??
iyice gerildim tabi kızardım,utandım içimi inanılmaz bi utanç kapladı belli evet belli ki önemli biri ve ben nasıl olurda tanımam! Ya birine benzetmeye çalışıyorum ama yok, benzetemiyorum bi türlü!
Utana sıkıla,özür diledim çok uykusuz olduğumu ve gözlerimin çift gördüğünü anlattım.
Gülümsedi;
- Ha, bak o zaman affedildin,söyleyeyi baride hatırla..
Müthiş bi heycanla bekliyodum o kendini hatırlatacak bende bir an şaşkınlıktan şoka girip boynuna sarılacaktım saniyeler çok ağır ilerliyordu ve o cümleyi kurdu;
- Lisede aynı okuldaydık,görmüştüm ben seni bi kaç defa.
Ne mi cevap verdim???
- Ya bi s*ktir ya...!
Tedirgin oldum tabi ve dayanamadı;
- Nasıl tanımazsın beni!?
bi an düşündüm acaba önemli birisimi diye düşün düşün çıldırıyorum ama acaba diyorum sanatçı flanmı bluesun önemli gurplarından olan bi vocalin tipide yok ama hayırdır inşallah ve yine geçti karşıma;
- İyi bak,nasıl tanımazsın ya??
iyice gerildim tabi kızardım,utandım içimi inanılmaz bi utanç kapladı belli evet belli ki önemli biri ve ben nasıl olurda tanımam! Ya birine benzetmeye çalışıyorum ama yok, benzetemiyorum bi türlü!
Utana sıkıla,özür diledim çok uykusuz olduğumu ve gözlerimin çift gördüğünü anlattım.
Gülümsedi;
- Ha, bak o zaman affedildin,söyleyeyi baride hatırla..
Müthiş bi heycanla bekliyodum o kendini hatırlatacak bende bir an şaşkınlıktan şoka girip boynuna sarılacaktım saniyeler çok ağır ilerliyordu ve o cümleyi kurdu;
- Lisede aynı okuldaydık,görmüştüm ben seni bi kaç defa.
Ne mi cevap verdim???
- Ya bi s*ktir ya...!
Mayıs.
Kaç mayıstır severim bilmem yağmuru,bulutu.
Kaç nisan geçti gözlerimden seni ararken,seni bulurken,bulupta fark edememişken.
Daha kaç haziran bekliyor kapı ardında kaç temmuz gelecek sığınacak kollarının arasına..
Kaç ağustos gelecek pencere önünde kediye süt verdiğim, yada daha kaç aralık var önümüzde bir aralık ayıydı soğuktu ama sakindi dediğim..
Ve daha kaç ocak göreceğim daha kaç defa doğduğum güne denk geleceğim.
Ve ben kaç mayıstır severim bilmem yağmuru,bulutu.
Kaç mayıstır gölgeye kaçarım güneşten,kaç mayıstır beklerim uykusuzluğu..
Ben kaç mayıs geçirdim aylardan en güzeli mayıstı dediğim..
Kaç nisan geçti gözlerimden seni ararken,seni bulurken,bulupta fark edememişken.
Daha kaç haziran bekliyor kapı ardında kaç temmuz gelecek sığınacak kollarının arasına..
Kaç ağustos gelecek pencere önünde kediye süt verdiğim, yada daha kaç aralık var önümüzde bir aralık ayıydı soğuktu ama sakindi dediğim..
Ve daha kaç ocak göreceğim daha kaç defa doğduğum güne denk geleceğim.
Ve ben kaç mayıstır severim bilmem yağmuru,bulutu.
Kaç mayıstır gölgeye kaçarım güneşten,kaç mayıstır beklerim uykusuzluğu..
Ben kaç mayıs geçirdim aylardan en güzeli mayıstı dediğim..
Sen anla.
Duyduklarıma üzülüyorum sadece bu kadar. Gerisi önemli değil inan mühim değil. Kendimi aramaktanda yoruldum senin dolaylarında,imalı bakışlarında,hangi cümleyi kursan bana göre yeterli değil çelişen anlamlarında,masum bakışlarında.
Ne kadar etkileyebilirsin ki beni güven konusunda,söz konusu sen olduğunda,sadakatle ilgili cümleler kurduğunda.
' Bırak.. '' boş kalmaz nasıl olsa elin, ben kendim ettim, düştüğüm anda kalkmasınıda bilirim.
'Git..' yüzmeyide biliriz ama ikimize fazla bu deniz.
'Sus..' bana haracama nefesini, elbet bulursun sende sana inanacak birilerini.
'Durma..' kurmaya cesaret edemediğin cümlelerin yoldaşın olsun yanında.
'Gülümse..' belki hala kandırabilirsin birilerini o masum sanılan gülüşünle.
'Bakma..' bakışlarında ki ziyankarlığı bana yansıtma.
'Konuşma..' hangi cümlen iltifat taşıyor ki anlamında..
' Söz ver ' bana söz ver, artık öyle kayıpsın ki yetmiyor verdiğin sözler..
Ne kadar etkileyebilirsin ki beni güven konusunda,söz konusu sen olduğunda,sadakatle ilgili cümleler kurduğunda.
' Bırak.. '' boş kalmaz nasıl olsa elin, ben kendim ettim, düştüğüm anda kalkmasınıda bilirim.
'Git..' yüzmeyide biliriz ama ikimize fazla bu deniz.
'Sus..' bana haracama nefesini, elbet bulursun sende sana inanacak birilerini.
'Durma..' kurmaya cesaret edemediğin cümlelerin yoldaşın olsun yanında.
'Gülümse..' belki hala kandırabilirsin birilerini o masum sanılan gülüşünle.
'Bakma..' bakışlarında ki ziyankarlığı bana yansıtma.
'Konuşma..' hangi cümlen iltifat taşıyor ki anlamında..
' Söz ver ' bana söz ver, artık öyle kayıpsın ki yetmiyor verdiğin sözler..
Azab-ı vicdan.
Şuan kim isterse gidebilir,kim bunlara sitem ederse çıkabilir karşıma.
Bir tek senden dilemem gereken özür ilgilendiriyor beni şuanda..
Sonra, sonrası zaten bir dolu sızıntı.
Biliyorum karşına geçipte sana baktığımda özür dilerim demek öyle boş ve saçma.
Karşına oturduğumda keşke konuşabilseydim seninle belki bu denli vicdan azabı çekmezdim uzağından baktığımda sana.
Unut ama nefret etme benden.
Nefretini sakla onlara, o hakkını bende kullanma.
Ben üzdüm ya yüzünü,bakmadın ya ardımdan usulca öyle nefretle çarptın ya o kapıyı suratıma,
en çok ben üzüldüm aslında bir bilsen rüyalarımda kaç defa kapanıyor o kapı suratıma..
Unut beni, inan en beter unutulmalara layığım senin hitabında şimdi.
Kullanma içinde adım geçen cümleleri, yırt başlıklarında beni yazan makaleleri,
ama nefret etme benden..
O kadarınıda hak etmedim ben..
Bir tabak waffle hatrına,
sende beni unutma..
Bir tek senden dilemem gereken özür ilgilendiriyor beni şuanda..
Sonra, sonrası zaten bir dolu sızıntı.
Biliyorum karşına geçipte sana baktığımda özür dilerim demek öyle boş ve saçma.
Karşına oturduğumda keşke konuşabilseydim seninle belki bu denli vicdan azabı çekmezdim uzağından baktığımda sana.
Unut ama nefret etme benden.
Nefretini sakla onlara, o hakkını bende kullanma.
Ben üzdüm ya yüzünü,bakmadın ya ardımdan usulca öyle nefretle çarptın ya o kapıyı suratıma,
en çok ben üzüldüm aslında bir bilsen rüyalarımda kaç defa kapanıyor o kapı suratıma..
Unut beni, inan en beter unutulmalara layığım senin hitabında şimdi.
Kullanma içinde adım geçen cümleleri, yırt başlıklarında beni yazan makaleleri,
ama nefret etme benden..
O kadarınıda hak etmedim ben..
Bir tabak waffle hatrına,
sende beni unutma..
Bahar şenlikleri.
Okulun bahar şenliklerinde sağolsun bir günlüğüne Ske eşlik etti bana.
Okul öncesi çarşıda,çarşı sonrası okulda çay içmediğimiz yer kalmadı.
Menüyü isteyip isteyip yine çaydan vazgeçemedik.
Ske yoğun ısrarlarıma dayanamadı ve en sonunda o soğuk günde okulun alışveriş merkezinin içinde dondurma yedik hava sanırım 5 dereceydi ama içerideydik tabi.
Ps oynayalım dedim ama ne olduysa o konu kapandı bir şekilde gittik tavla oynadık.
Tavlada Ske'yi 5-0 yendim. Bir mars üç düz. Ama çirkeflik yapıcak ya hile yaptın diyor.
Go Kart vardı okulda onun yanından usul usul geçtik fazla atraksiyona gerek yoktu bizce.
Sonra balerin faciamız var birde.
Bi bindiğimi hatırlıyorum birde indiğimi,
yok arkadaş benden geçmiş o adrenalin o heycan yaşlanmışız biz artık o neydi yahu öyle..
Yinede aşırı aşırı eğlendik diyebilirim,kendi adıma yani.
Sahne gruplarını izleyemedik Ske gitmek zorunda kalınca,o gidince;
ardından Funk Alaturka çıktı.
Hastayım bu gruba yahu grubun sahne performansı bitene kadar izledim sonrası zaten Pelin'in kampüs anıları..
Bir ara bu kızı öldürücem diyede korkmadım değil kendimden..
Öyle böyle birisi değil ya anlatılmaz yaşanır ama yaşanması tavsiye edilmez şiddetle uzak durun derim ben,neyse ...
Bu sene bahar şenliklerini kış olimpiyatları gibi geçirdik.
Seneye bol güneşli havalar diliyoruz.
Okul öncesi çarşıda,çarşı sonrası okulda çay içmediğimiz yer kalmadı.
Menüyü isteyip isteyip yine çaydan vazgeçemedik.
Ske yoğun ısrarlarıma dayanamadı ve en sonunda o soğuk günde okulun alışveriş merkezinin içinde dondurma yedik hava sanırım 5 dereceydi ama içerideydik tabi.
Ps oynayalım dedim ama ne olduysa o konu kapandı bir şekilde gittik tavla oynadık.
Tavlada Ske'yi 5-0 yendim. Bir mars üç düz. Ama çirkeflik yapıcak ya hile yaptın diyor.
Go Kart vardı okulda onun yanından usul usul geçtik fazla atraksiyona gerek yoktu bizce.
Sonra balerin faciamız var birde.
Bi bindiğimi hatırlıyorum birde indiğimi,
yok arkadaş benden geçmiş o adrenalin o heycan yaşlanmışız biz artık o neydi yahu öyle..
Yinede aşırı aşırı eğlendik diyebilirim,kendi adıma yani.
Sahne gruplarını izleyemedik Ske gitmek zorunda kalınca,o gidince;
ardından Funk Alaturka çıktı.
Hastayım bu gruba yahu grubun sahne performansı bitene kadar izledim sonrası zaten Pelin'in kampüs anıları..
Bir ara bu kızı öldürücem diyede korkmadım değil kendimden..
Öyle böyle birisi değil ya anlatılmaz yaşanır ama yaşanması tavsiye edilmez şiddetle uzak durun derim ben,neyse ...
Bu sene bahar şenliklerini kış olimpiyatları gibi geçirdik.
Seneye bol güneşli havalar diliyoruz.
Aile içi hoş-beş.
Hep birlikte oturmuşuz anneannem kardeşlerinden bahsediyor;
- Kemalde şurdaydı,Cemalde şunları şunları yapmışdı vs vs..
Kuzenim konuşmaya atlıyor;
- Varmı başka böyle isimleri olanlar?
anneannem devam ediyor;
- İşte Kemal var Cemal var Emel var..
kuzenim dayanamıyor;
- Babanne kusura bakma ama bütün mallarda sizin sülalede toplanmış..
ve 90lardan bir atakla terliği yiyor!
- Kemalde şurdaydı,Cemalde şunları şunları yapmışdı vs vs..
Kuzenim konuşmaya atlıyor;
- Varmı başka böyle isimleri olanlar?
anneannem devam ediyor;
- İşte Kemal var Cemal var Emel var..
kuzenim dayanamıyor;
- Babanne kusura bakma ama bütün mallarda sizin sülalede toplanmış..
ve 90lardan bir atakla terliği yiyor!
Alınganlığım.
Kuzen:
Bütün dünya için sadece bir kişi olabilirsin, fakat bazıları için sen bir dünyasın. <3:D.
Silent:ne dyosun lan.
Kuzen:Seviliyorsun kuzen..
Silent:Hakaretmi ediyosun bana dünya gibisin flanmı diyosun ? İmamı ediyosun?
Kuzen:ya iltifat ettim,valla ne alakası var zayıfsın sen :S
Silent: Niye dünyasın diyosun o zaman yıldızsın de!
Kuzen: Yıldız dünyadan dahamı küçük?
Silent: Ne bileyim ya küçük olanları var mesela..
Kuzen: tamam kuzen ya papatya gibisin beyaz ve ince..
Silent: heh şöyle,ay canım benim gelsene bize..
Kuzen: Bileydim daha önceden söylerdim:D
Silent: İçinden gelerek söylemedin yani!??
Kuzen: ---- Offline----
p.s;
Bugünlerde çokmu alıngan oldum ben ne..
Bütün dünya için sadece bir kişi olabilirsin, fakat bazıları için sen bir dünyasın. <3:D.
Silent:ne dyosun lan.
Kuzen:Seviliyorsun kuzen..
Silent:Hakaretmi ediyosun bana dünya gibisin flanmı diyosun ? İmamı ediyosun?
Kuzen:ya iltifat ettim,valla ne alakası var zayıfsın sen :S
Silent: Niye dünyasın diyosun o zaman yıldızsın de!
Kuzen: Yıldız dünyadan dahamı küçük?
Silent: Ne bileyim ya küçük olanları var mesela..
Kuzen: tamam kuzen ya papatya gibisin beyaz ve ince..
Silent: heh şöyle,ay canım benim gelsene bize..
Kuzen: Bileydim daha önceden söylerdim:D
Silent: İçinden gelerek söylemedin yani!??
Kuzen: ---- Offline----
p.s;
Bugünlerde çokmu alıngan oldum ben ne..
Pazar sendromu..
Herşeyin fazlaca geveze olduğu günler vardır.
Pazar günleri mesela.
Susmak,durmak bilmez hiç durmadan,aldırmadan karışır,karıştırır,konuşurur,susturur.
Öyle lafazandır ki ne anlarsın dilinden ne çare gelir elinden. Pencerene oturup günün bitmesini beklersin elinde sürekli tazelenen bir bardak çayla.
Sıkıcıdır çoğu zaman pazar günleri, sıkıcılığı çocukluktan kalma burukluk hisleri.
Çocukken pazar günü demek;
ertesi gün sabah erken kalkmak okula gitmek demek,o akşam erken yatmak demek,zorunlu banyo telaşı demek,ödevlerinin sıkıştığı son gün demek olurdu. Ve pazar günleri yemekte sebze sofraya konulurdu..
Pazarları genelde tartışırım insanlarla,içimde ki sıkıntı etrafımı çepeçevre sarar,dışıma taşar.
Pazar günleri sıkıcı ve huzursuz olurum.
Sanki kıyamet kapımda kopuyor hissini yaşarım pazar günleri..
Oysa cumartesileri bir başka güzel olur..
Keşke günler;
cuma,cumartesi,pazartesi diye aksa gitse.
Keşke..
Pazar günleri mesela.
Susmak,durmak bilmez hiç durmadan,aldırmadan karışır,karıştırır,konuşurur,susturur.
Öyle lafazandır ki ne anlarsın dilinden ne çare gelir elinden. Pencerene oturup günün bitmesini beklersin elinde sürekli tazelenen bir bardak çayla.
Sıkıcıdır çoğu zaman pazar günleri, sıkıcılığı çocukluktan kalma burukluk hisleri.
Çocukken pazar günü demek;
ertesi gün sabah erken kalkmak okula gitmek demek,o akşam erken yatmak demek,zorunlu banyo telaşı demek,ödevlerinin sıkıştığı son gün demek olurdu. Ve pazar günleri yemekte sebze sofraya konulurdu..
Pazarları genelde tartışırım insanlarla,içimde ki sıkıntı etrafımı çepeçevre sarar,dışıma taşar.
Pazar günleri sıkıcı ve huzursuz olurum.
Sanki kıyamet kapımda kopuyor hissini yaşarım pazar günleri..
Oysa cumartesileri bir başka güzel olur..
Keşke günler;
cuma,cumartesi,pazartesi diye aksa gitse.
Keşke..
.
Bilsen;
yeter ki susma derdim sana..
Bağır,kız,ağla
ama yeter ki susma,
susupta öyle ellerin ceplerinde yol alma..
İstanbulda bindiğin bir taksiden,
gözlerin kırgın,kırgın ardıma bakma..
yeter ki susma derdim sana..
Bağır,kız,ağla
ama yeter ki susma,
susupta öyle ellerin ceplerinde yol alma..
İstanbulda bindiğin bir taksiden,
gözlerin kırgın,kırgın ardıma bakma..
Kaybedenler Kulübü
bir kızıldereli ne kadar yanılabilir?
bazen yanılabilir.
bazen susar.
bazen konuşmak ister.
bazen dinlemek ister.
...bazen yalnız kalmak ister.
bazen arkadaş ister.
bazen gitmek ister insan.
bazen gider.
bazen gidemez.
bazen hiç gidememekten korkar.
bazıları sonsuz neşeye doğar.
bazıları sonsuz geceye,
bazen ölürsün.
bazen ölemezsin. bütün koşullar uygunken bile ölemezsin.
bazen kendinden uzaklaşmak ister insan.
bazen gidersin sırf geri dönebilmek için.
bazen ağlarsın bayaa.
bazen ağlayamıyorsun baya bayaa.
bazen içiyorsun.
bazen acıbademden bir taksiye biniyorsun kadıköy diyorsun.
bazen yüzüne bile bakmıyor.
bazen sen zaten içmeye gidiyorsun.
bazen çok ama çok fazla içmek istiyorsun.
bazen bir kadın geliyor oturuyor karşına ve ağlıyor. kadınlar hep ağlıyor.
bazen birisi geliyor karşına oturuyor 'eğer çok sevdiysen' diyor, oysaki bilmiyor çok sevmekte bir an'a ait.
bazen yanılabilir.
bazen susar.
bazen konuşmak ister.
bazen dinlemek ister.
...bazen yalnız kalmak ister.
bazen arkadaş ister.
bazen gitmek ister insan.
bazen gider.
bazen gidemez.
bazen hiç gidememekten korkar.
bazıları sonsuz neşeye doğar.
bazıları sonsuz geceye,
bazen ölürsün.
bazen ölemezsin. bütün koşullar uygunken bile ölemezsin.
bazen kendinden uzaklaşmak ister insan.
bazen gidersin sırf geri dönebilmek için.
bazen ağlarsın bayaa.
bazen ağlayamıyorsun baya bayaa.
bazen içiyorsun.
bazen acıbademden bir taksiye biniyorsun kadıköy diyorsun.
bazen yüzüne bile bakmıyor.
bazen sen zaten içmeye gidiyorsun.
bazen çok ama çok fazla içmek istiyorsun.
bazen bir kadın geliyor oturuyor karşına ve ağlıyor. kadınlar hep ağlıyor.
bazen birisi geliyor karşına oturuyor 'eğer çok sevdiysen' diyor, oysaki bilmiyor çok sevmekte bir an'a ait.
Sır.
Sana bir sır vereyim mi,
unutmam hiçbirşeyi..
Unutmuş gibi yapar keyfi takılırım..
Ama o aklımın ücra köşesi varya;
hani tüm kirlilerin ortaklaşa biriktirildiği küçük kara delik..
İşte o çekiyor içine hepsini,biriktiriyor,bölüyor,pay ediyor yüreğime..
Sonra ne oluyor biliyormusun?
Paylaştıkça çoğalıyor..
Tedaviye geç kalınmış bir kanser hücresi gibi,
organlarımı sarıyor, bilhassa beynimi..
Sonra kemirmeye başlıyor,
kana susayan kurtlar gibi..
Beynimi kemiriyor sonra beynimde karşmdakini..
Sil at diyor içim,
sen karşma diyor beynim..
Bu yüzden sana bir sır vereyim mi?
Şimdi gülümsüyor ve herşey olağanmş gibi davranyorum ya,
inanma..
Gün gelecek,içim kurtlanp kemirilmeye başlayacak..
Ve gün gelecek;
Bu gün bana kaybettirdiğin herşeyi,
masum sevgimi,
inanç dolu hislerimi,
bir avuç dolusu hayallerimi..
Kindar düşüncelerim,
inanç yıkan hislerim,
bir avuç dolusu kabus ile seninle değiştirecek..
Şimdi gülümsüyor ve tamam diyorum ya,
inanma..
unutmam hiçbirşeyi..
Unutmuş gibi yapar keyfi takılırım..
Ama o aklımın ücra köşesi varya;
hani tüm kirlilerin ortaklaşa biriktirildiği küçük kara delik..
İşte o çekiyor içine hepsini,biriktiriyor,bölüyor,pay ediyor yüreğime..
Sonra ne oluyor biliyormusun?
Paylaştıkça çoğalıyor..
Tedaviye geç kalınmış bir kanser hücresi gibi,
organlarımı sarıyor, bilhassa beynimi..
Sonra kemirmeye başlıyor,
kana susayan kurtlar gibi..
Beynimi kemiriyor sonra beynimde karşmdakini..
Sil at diyor içim,
sen karşma diyor beynim..
Bu yüzden sana bir sır vereyim mi?
Şimdi gülümsüyor ve herşey olağanmş gibi davranyorum ya,
inanma..
Gün gelecek,içim kurtlanp kemirilmeye başlayacak..
Ve gün gelecek;
Bu gün bana kaybettirdiğin herşeyi,
masum sevgimi,
inanç dolu hislerimi,
bir avuç dolusu hayallerimi..
Kindar düşüncelerim,
inanç yıkan hislerim,
bir avuç dolusu kabus ile seninle değiştirecek..
Şimdi gülümsüyor ve tamam diyorum ya,
inanma..
kart!
Ödeyemedim ödeyemedim ödeyemedim ödeyemedim !
kredi kartı borcumu ödeyemedim ödeyemedim ödeyemedim ödeyemedim..
Zamanı geldi geçti gitti ödeyemedim.
Borcun üstüne borç yaptım ben ödemeyecekmiş gibi harcadım,
hesap kesim tarihi geçti ödeyemedim.
Kara listelere alındım, ödeyemedim!
Oynatmaya az kaldı doktorum nerde,
bir acayip kart yüzünden çıldırıyorum..
p.s;
Allahım piyangodan para çıksın söz sadece borcumu ödeyeceğim,
nolur nolur nolur !!!!
kredi kartı borcumu ödeyemedim ödeyemedim ödeyemedim ödeyemedim..
Zamanı geldi geçti gitti ödeyemedim.
Borcun üstüne borç yaptım ben ödemeyecekmiş gibi harcadım,
hesap kesim tarihi geçti ödeyemedim.
Kara listelere alındım, ödeyemedim!
Oynatmaya az kaldı doktorum nerde,
bir acayip kart yüzünden çıldırıyorum..
p.s;
Allahım piyangodan para çıksın söz sadece borcumu ödeyeceğim,
nolur nolur nolur !!!!
Aşk..
Aşk;
hala kaç kişilik olduğunu çözemediğim bir düğüm.
Tek kişi başlarsın, iki kişi devam edersin, tek kişi olarak veda edersin..
Aşk seçicimidir yoksa karaborsadan mı geçinir ?
Tatlının yanında mı gider yoksa acıyla mı yenir..
Aşkın partneri ayrılıkmıdır yoksa ayrılık zaten aşkın yan anlamımıdır..
Sevdiği adamı/kadını neye göre seçer ki insan;
neye göre kriterler belirlenir?
peki sevilen kadın/adam ne zaman dönüşür kapı dışına çıkarılana,
ne zaman dolar yeri,
ne zaman gelir bir yenisi..
Önce hangi taraf başlar değiştirme çabalarına karşıdakini,
ilk neyine karışır,
ilk nerde ağlatır,
ilk defa ne zaman kızdırır..
En son ne zaman lanet ettiririz,
son kez hangi sebepten dolayı dağıttırır masayı..
Aşk,
varlığı dert yokluğu yara..
hala kaç kişilik olduğunu çözemediğim bir düğüm.
Tek kişi başlarsın, iki kişi devam edersin, tek kişi olarak veda edersin..
Aşk seçicimidir yoksa karaborsadan mı geçinir ?
Tatlının yanında mı gider yoksa acıyla mı yenir..
Aşkın partneri ayrılıkmıdır yoksa ayrılık zaten aşkın yan anlamımıdır..
Sevdiği adamı/kadını neye göre seçer ki insan;
neye göre kriterler belirlenir?
peki sevilen kadın/adam ne zaman dönüşür kapı dışına çıkarılana,
ne zaman dolar yeri,
ne zaman gelir bir yenisi..
Önce hangi taraf başlar değiştirme çabalarına karşıdakini,
ilk neyine karışır,
ilk nerde ağlatır,
ilk defa ne zaman kızdırır..
En son ne zaman lanet ettiririz,
son kez hangi sebepten dolayı dağıttırır masayı..
Aşk,
varlığı dert yokluğu yara..
Muratgilin damı.
Şimdi bi şarkı var 'Muratgilin Damından Hoplayamadım' diye.
Bu şarkıyı yazan insan pskolojisini gecenin bu vakti acayip merak etmekteyim.
Şimdi bakın sanırım şöyle oluyor;
Bir kız var bu kız damda.
Dam Muratgilin damı. Bu kız damdan dama hopluyor derkene Muratgilin damdan tam hoplıycak,
dam yüksek düşünüyor,
- Lan acaba hoplarda yere düşersem bi yerim kırılır mı? sağ kalırmıyım?
Muratgilinkide dam değil gökdelen mubarek öyle yüksek.
Kız bi sağa dönüyor bir sola tamda işin zevkine varmış damdan dama hoplayıp duruyor derken cebinde ki paralar dökülüveriyor yere e dam yüksek olunca yere düşen parayı nasıl alsın?
O anda diyor işte '' Döküldü paralarım toplayamadım ''
Sonra Muratgile bi mektup yazıyor sevgili Muratgil paramlarım yere düştü toplayıver ben gelince senden alırım.
Ama o kadar yüksek damdan nasıl yollıycak mektubu gökdelenin üstünde postahane ne arar?
Bu olaya karşılıkta '' O yare mektup yazdım yollayamadım '' dizeleri dile geliyor.
Sonra bunun paralarını aşağıda çoluk çocuk bi güzel topluyor bu yukardan bağırıyor
- Huop dağılın ulen benim onlar diye ama çocuklar nerde tınladıklarımı var derken çat diye düşüyor damdan yaralanıyor üstü başı tozdan simsiyah bide aşağıda dövüyorlar bunu paraları kaptırdı diye sen nasıl insansın diye işte bundan ötürüde
'' Vurmayın arkadaşlar ben yaralıyam elalem al giymiş ben karalıyam '' satırları ortaya çıkıyor.
Evet sanırım bu şarkı bu olaylara istinaden yazılıyor.
İyiymiş.
Pek bi trajikomik.
Bu şarkıyı yazan insan pskolojisini gecenin bu vakti acayip merak etmekteyim.
Şimdi bakın sanırım şöyle oluyor;
Bir kız var bu kız damda.
Dam Muratgilin damı. Bu kız damdan dama hopluyor derkene Muratgilin damdan tam hoplıycak,
dam yüksek düşünüyor,
- Lan acaba hoplarda yere düşersem bi yerim kırılır mı? sağ kalırmıyım?
Muratgilinkide dam değil gökdelen mubarek öyle yüksek.
Kız bi sağa dönüyor bir sola tamda işin zevkine varmış damdan dama hoplayıp duruyor derken cebinde ki paralar dökülüveriyor yere e dam yüksek olunca yere düşen parayı nasıl alsın?
O anda diyor işte '' Döküldü paralarım toplayamadım ''
Sonra Muratgile bi mektup yazıyor sevgili Muratgil paramlarım yere düştü toplayıver ben gelince senden alırım.
Ama o kadar yüksek damdan nasıl yollıycak mektubu gökdelenin üstünde postahane ne arar?
Bu olaya karşılıkta '' O yare mektup yazdım yollayamadım '' dizeleri dile geliyor.
Sonra bunun paralarını aşağıda çoluk çocuk bi güzel topluyor bu yukardan bağırıyor
- Huop dağılın ulen benim onlar diye ama çocuklar nerde tınladıklarımı var derken çat diye düşüyor damdan yaralanıyor üstü başı tozdan simsiyah bide aşağıda dövüyorlar bunu paraları kaptırdı diye sen nasıl insansın diye işte bundan ötürüde
'' Vurmayın arkadaşlar ben yaralıyam elalem al giymiş ben karalıyam '' satırları ortaya çıkıyor.
Evet sanırım bu şarkı bu olaylara istinaden yazılıyor.
İyiymiş.
Pek bi trajikomik.
Üniversite.
Üniversite insana gerçekten ileri görüşlü olmayı sağlıyor.
Mesela sene başında ben bu dersten kalırım diyorsunuz sonra hop!
kalıyorsunuz..
Mesela sene başında ben bu dersten kalırım diyorsunuz sonra hop!
kalıyorsunuz..
Hayırlısı.
Tünelin sonunda ki ışığı gördük.
İnşallah o ışık, üstümüze gelen trenin ışığı değildir.
Amin.
İnşallah o ışık, üstümüze gelen trenin ışığı değildir.
Amin.
Shot me down..
Ne zaman ağrısa dişim düşüyorsun aklıma,usul usul dinliyorum dinginliğini,
kaşlarını çatışını izliyorum tablada kalan yarım sigaranı..
Bir sancı giriyor karnıma,
suskun,suskun seyir içinde kalıyorum yokluğuna.
Ardından gölgen düşüyor ardıma..
Sonra yağmurlar başlıyor bu şehirde,
yıldırımlar düşüyor gözlerimize,
senin keskin nefretin, benim sığındığım neferlerim,
sele kapılıyor birlikte..
Yüzmeyi öğretememiştik henüz hayallerimize,
yürütmekle yetiniyor uçmaktan hiç bahsetmiyorduk bile..
Tanırsın beni,bizi;
teredütsüz atlardım uçurumlara senin ucun,bucağında,
savaşlardan korkar;
birde deliydim o kadar..
Ellerim küçüktü ellerinin yanında,
ve gözlerim bir o kadar derin bakardı korkularına.
Sonsuzluğun ürkütürdü yokluğunun yanında,
varoluşunun bir temsili gibi terlerken avuçların avuçlarımda..
Bir diş ağrısı çekiyorum şimdi;
damağım yara, dimağım yorgun..
bir mırıltı tetikte bekliyor dudaklarımı renksiz ve solgun.
Yinede;
her neredeysen umarım iyi olursun..
kaşlarını çatışını izliyorum tablada kalan yarım sigaranı..
Bir sancı giriyor karnıma,
suskun,suskun seyir içinde kalıyorum yokluğuna.
Ardından gölgen düşüyor ardıma..
Sonra yağmurlar başlıyor bu şehirde,
yıldırımlar düşüyor gözlerimize,
senin keskin nefretin, benim sığındığım neferlerim,
sele kapılıyor birlikte..
Yüzmeyi öğretememiştik henüz hayallerimize,
yürütmekle yetiniyor uçmaktan hiç bahsetmiyorduk bile..
Tanırsın beni,bizi;
teredütsüz atlardım uçurumlara senin ucun,bucağında,
savaşlardan korkar;
birde deliydim o kadar..
Ellerim küçüktü ellerinin yanında,
ve gözlerim bir o kadar derin bakardı korkularına.
Sonsuzluğun ürkütürdü yokluğunun yanında,
varoluşunun bir temsili gibi terlerken avuçların avuçlarımda..
Bir diş ağrısı çekiyorum şimdi;
damağım yara, dimağım yorgun..
bir mırıltı tetikte bekliyor dudaklarımı renksiz ve solgun.
Yinede;
her neredeysen umarım iyi olursun..
Suçlu-su!
Kafayı yersem tazminatı Yard.Doç.Dr Murat Ö.'den,
katli vacip kararında ki zanlıyıda muhasebe yapın.
katli vacip kararında ki zanlıyıda muhasebe yapın.
of !
Ne bunalım günler bunlar sınavlar başladı gir,çık,gir,çık..
Daha haftanın başındayım halbu ki..
Neyse ki ödülüm hazır.
Kendimi pek ödül alacak kıvamda hissetmeme rağmen,ah şu vizeler.
Olmayaydı daha mı iyiydi sanki;
gibi..
Daha haftanın başındayım halbu ki..
Neyse ki ödülüm hazır.
Kendimi pek ödül alacak kıvamda hissetmeme rağmen,ah şu vizeler.
Olmayaydı daha mı iyiydi sanki;
gibi..
Meleğim..
Küçücüksün sen meleğim,
en büyük derdin barbie bebeklerin..
Henüz bilemez,göremezsin,
gözlerin ufuklara ulaşır ama derine inemezsin..
Tek derdin rüyalarda ki perilerin,
büyüdüğünde anlayacaksın meleğim,
bir avuç hikaye aslında peri dediğin..
Büyüdükçe,saçların gözlerine döküldükçe,
anlayacaksın ki aslında dünya dediğin ne küçükçe..
Sende tadacaksın İstanbul'u,
sende kırılacaksın defalarca..
Oyuncaklarını kaybettiğin için değil,
birini sevdiğin için ağlayacaksın..
Şimdi ellerini başının altına koyup büyümek istiyorum diye bağırdığını,
kocaman bir kadın olunca hüzünle anımsayacaksın.
Büyümek dediğin daha fazla sorumluluk demek,
büyürken farkına varacak engel olamayacaksın..
Daha çok masumsun meleğim,
sana göre bir sepet oyuncak hayat dediğin..
Dilerim ki;
asla kırılmaz barbie bebeklerin..
en büyük derdin barbie bebeklerin..
Henüz bilemez,göremezsin,
gözlerin ufuklara ulaşır ama derine inemezsin..
Tek derdin rüyalarda ki perilerin,
büyüdüğünde anlayacaksın meleğim,
bir avuç hikaye aslında peri dediğin..
Büyüdükçe,saçların gözlerine döküldükçe,
anlayacaksın ki aslında dünya dediğin ne küçükçe..
Sende tadacaksın İstanbul'u,
sende kırılacaksın defalarca..
Oyuncaklarını kaybettiğin için değil,
birini sevdiğin için ağlayacaksın..
Şimdi ellerini başının altına koyup büyümek istiyorum diye bağırdığını,
kocaman bir kadın olunca hüzünle anımsayacaksın.
Büyümek dediğin daha fazla sorumluluk demek,
büyürken farkına varacak engel olamayacaksın..
Daha çok masumsun meleğim,
sana göre bir sepet oyuncak hayat dediğin..
Dilerim ki;
asla kırılmaz barbie bebeklerin..
Vizeler..
Sıkıntı,bunaltı başladı yine.
Yine uykusuz geceler,yeniden uyumakla geçen gündüzler.
Geliyor,geçiyor..
Ama herşeye rağmen kaldığı yerden hayat devam ediyor..
p.s;
bir şarkı söylemiştim sana hatırlarmısın?
o zaman dinlemiyorken beni..
Yine uykusuz geceler,yeniden uyumakla geçen gündüzler.
Geliyor,geçiyor..
Ama herşeye rağmen kaldığı yerden hayat devam ediyor..
p.s;
bir şarkı söylemiştim sana hatırlarmısın?
o zaman dinlemiyorken beni..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)