Sana.
Çok garip geldiğini söylemiştim, aynı şeyleri söylediler, kaç kere, kaç kere tekrar edildi, hiç saymadım..
Dinlediğimde söylenemezdi hiçbir zaman, aynı şeyleri savunmakta ısrarcı olduğum ezelden bu yana bilinir, ne kadar sabit olduğum ve bu yüzden kaç kere düştüğüm..
Piraye olmak değildi benim niyetim, hiçte öyle bir niyet beslemedim, hem belki;
bu yüzdendir ki şiirleri hiç sevemedim. Ama arada Juliet olası geliyor insanın peri masallarına uçası, uçmak mesele değilde yere çakılması...
Ama dedim ya, boşluklar,boşluklar, boşluklar..
Kendimi çok kötü hissettiğim anlar var, çok yalnız, kendime karşı çok acımasız, susmak ne kadar işe yarıyor bilmiyorum sanırım çok, çok yalnızlığım var başa çıkamıyorum.
Ben paylaşmaktan yanaydım hep, boşluklar paylaşılarak doldururlurdu, ben hep öyle gördüm bunun için yargılanamazdım ki,
kaç kere denedim boğazıma takılı cümlelerden kurtulmayı..
Belli bir zaman sonra kendini koyacak yer bulamıyorsun,
gördüğün sen mi yoksa artık o mu olmuşsun çözemiyorsun,
aradığın cevapları çoktan çürütmüşsün fark edemiyorsun,
Mutluysan sorun yoktur ki,
sıcaklığını daima hissediyorsan,
aşkı bugünde yaşıyorsan zaten mutlusundur,
ben sadece çok..
Ben artık sesine bile özlem duyar oldum, seninle konuşmaya, bana gülümsemene, hani aylar önce bir sen vardın ya karşımda, o zamanlar beni çok severken, eskilerden, bahsettiğim aylar öncesinden..
Özlediğim cümleleri kurardın o zamanlar yüzüme, okurdun, merak ederdin, sorardın sonra zamanla kurmaz oldun, okumaz oldun, sormaz oldun sonra sustun.
Beni acımasızca sessizliğine ittin ve gittin, bambaşka bir senle geri geldin karşıma, sonrası zaten çok acıdı, sonralar hep acıttı.
Çok isterdim eskisi gibi ben boynuna sarılırken bir kerecik gerçekten sarılmanı,bilmeni isterdim beni başından savmaya çalışırken aslında ne kadar incittiğini, ve görmelisin inan ki komik bile gelebilir ama yarı yolda kalmanın ne kadar koyduğunu......
Susmayı tercih edip çekiliyorsun ya bir kenara, konuşmak bile istemeyip kaçıyorsun ya uzaklara, ben birşey anlatırken neyse diye kestirip sonra konuşuruz diye gidiyorsun ya uzaklara, içimde ki bütün cümleleri alıpda gidiyorsun ya, öyle duruyorum işte belki sever diye..
Aylardır merak ettiğim tek bir şey var aslında benim, tek bir soru var içimde, beynimde, cümlelerimde.
Gitsem,üzüldüm dermisin, içimde bir boşluk oluştu diyebilirmisin, dön dermisin..
Gerçektten, gitsem;
sahi fark edermisin...
Dinlediğimde söylenemezdi hiçbir zaman, aynı şeyleri savunmakta ısrarcı olduğum ezelden bu yana bilinir, ne kadar sabit olduğum ve bu yüzden kaç kere düştüğüm..
Piraye olmak değildi benim niyetim, hiçte öyle bir niyet beslemedim, hem belki;
bu yüzdendir ki şiirleri hiç sevemedim. Ama arada Juliet olası geliyor insanın peri masallarına uçası, uçmak mesele değilde yere çakılması...
Ama dedim ya, boşluklar,boşluklar, boşluklar..
Kendimi çok kötü hissettiğim anlar var, çok yalnız, kendime karşı çok acımasız, susmak ne kadar işe yarıyor bilmiyorum sanırım çok, çok yalnızlığım var başa çıkamıyorum.
Ben paylaşmaktan yanaydım hep, boşluklar paylaşılarak doldururlurdu, ben hep öyle gördüm bunun için yargılanamazdım ki,
kaç kere denedim boğazıma takılı cümlelerden kurtulmayı..
Belli bir zaman sonra kendini koyacak yer bulamıyorsun,
gördüğün sen mi yoksa artık o mu olmuşsun çözemiyorsun,
aradığın cevapları çoktan çürütmüşsün fark edemiyorsun,
Mutluysan sorun yoktur ki,
sıcaklığını daima hissediyorsan,
aşkı bugünde yaşıyorsan zaten mutlusundur,
ben sadece çok..
Ben artık sesine bile özlem duyar oldum, seninle konuşmaya, bana gülümsemene, hani aylar önce bir sen vardın ya karşımda, o zamanlar beni çok severken, eskilerden, bahsettiğim aylar öncesinden..
Özlediğim cümleleri kurardın o zamanlar yüzüme, okurdun, merak ederdin, sorardın sonra zamanla kurmaz oldun, okumaz oldun, sormaz oldun sonra sustun.
Beni acımasızca sessizliğine ittin ve gittin, bambaşka bir senle geri geldin karşıma, sonrası zaten çok acıdı, sonralar hep acıttı.
Çok isterdim eskisi gibi ben boynuna sarılırken bir kerecik gerçekten sarılmanı,bilmeni isterdim beni başından savmaya çalışırken aslında ne kadar incittiğini, ve görmelisin inan ki komik bile gelebilir ama yarı yolda kalmanın ne kadar koyduğunu......
Susmayı tercih edip çekiliyorsun ya bir kenara, konuşmak bile istemeyip kaçıyorsun ya uzaklara, ben birşey anlatırken neyse diye kestirip sonra konuşuruz diye gidiyorsun ya uzaklara, içimde ki bütün cümleleri alıpda gidiyorsun ya, öyle duruyorum işte belki sever diye..
Aylardır merak ettiğim tek bir şey var aslında benim, tek bir soru var içimde, beynimde, cümlelerimde.
Gitsem,üzüldüm dermisin, içimde bir boşluk oluştu diyebilirmisin, dön dermisin..
Gerçektten, gitsem;
sahi fark edermisin...
Daha..
Bunu sana anlatmak zor bugünlerde;
Hissetmen lazım..
Bunu sana anlatmak zor bugünlerde;
Farketmen lazım..
p.s;
Kaç kere düşündün sen,
kaç kere üzüldün..
Kaç kere, daha..
Hissetmen lazım..
Bunu sana anlatmak zor bugünlerde;
Farketmen lazım..
p.s;
Kaç kere düşündün sen,
kaç kere üzüldün..
Kaç kere, daha..
Talk about our future..
In another life,i would make you stay.So i don't have to say u were the one that got away ..
r.i
Sıkıldım bu aralar,çok sıkıldım.
Gökten bişey inse, ben çok mutlu olsam, çok sevinsem mesela, sıkıldım herşeyden çok fazla..
p.s;
yazsam mı, yazmasam mı derken göndermiş bulundum; iletim raporunda başarısız dedi..
Yerler böyle işi..
Gökten bişey inse, ben çok mutlu olsam, çok sevinsem mesela, sıkıldım herşeyden çok fazla..
p.s;
yazsam mı, yazmasam mı derken göndermiş bulundum; iletim raporunda başarısız dedi..
Yerler böyle işi..
Biz.
- ben kilomu aldım demir?
- yok ya fazla incesin.
- ne bu şimdi hakaretmi?
- hayır yani almadın zayıfsın
- ama 2 kilo almışım?
- iyi olmuş yakışmış
- yani fark ettin ama söylemiyodun öylemi?
- ya sen söyleyince öyle dedim
- o zaman yakışıp yakışmadığınıda bilmiyosun sırf geçiştirmek için sallıyosun
- ya ne alakası var almamışsın işte
- yalanmı söyliycem sana almışım işte
- ya manyakmısın sen takıntılımısın
- terbiyesizleşme çarparım ağzına
- gel yemek yiyelim
- demir kilo aldım diyorum!
- tamam işte almışsın zaten artık yesende yemesende fark etmez o yüzden yiyelim
- pastada yermiyiz üstüne?
- olur,olur hadi gel
p.s;
bu ne perhiz bu ne lahana turşusu arkadaş..
- yok ya fazla incesin.
- ne bu şimdi hakaretmi?
- hayır yani almadın zayıfsın
- ama 2 kilo almışım?
- iyi olmuş yakışmış
- yani fark ettin ama söylemiyodun öylemi?
- ya sen söyleyince öyle dedim
- o zaman yakışıp yakışmadığınıda bilmiyosun sırf geçiştirmek için sallıyosun
- ya ne alakası var almamışsın işte
- yalanmı söyliycem sana almışım işte
- ya manyakmısın sen takıntılımısın
- terbiyesizleşme çarparım ağzına
- gel yemek yiyelim
- demir kilo aldım diyorum!
- tamam işte almışsın zaten artık yesende yemesende fark etmez o yüzden yiyelim
- pastada yermiyiz üstüne?
- olur,olur hadi gel
p.s;
bu ne perhiz bu ne lahana turşusu arkadaş..
Uğursuzluk getirirmiş..
Pel'le konuşurken o söyledi, uğursuzluk getirirmiş dedi, ayrılık getirirmiş dedi.
Ondan sonra bidaha ağzmı açtım mı? Açmadım.
Açarmıyım? Açmam.
İstermiyim? İstemem.
Batıl inançlarım varmı? Hayır kesinlikle, ne münasebet.
O zaman niye istemiyorum? Uğursuzluk getirirmiş.
Hani batıl inancım yoktu? Risk almaya ne gerek var? Ya tutarsa???
bende öyle bişeyim işte..
Ondan sonra bidaha ağzmı açtım mı? Açmadım.
Açarmıyım? Açmam.
İstermiyim? İstemem.
Batıl inançlarım varmı? Hayır kesinlikle, ne münasebet.
O zaman niye istemiyorum? Uğursuzluk getirirmiş.
Hani batıl inancım yoktu? Risk almaya ne gerek var? Ya tutarsa???
bende öyle bişeyim işte..
migros.
Pelle migrosa gidilir;
- napıyosun pel?
- Kokulusunu arıyorum
- dur ben hepsini koklym
- !!
- Oha pel rujuda var oha ojeside var!
... - ya şey onlar ruj değil :S
- ne bunlar du bakim ya ruj işte baksana
- !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
p.s;
ruj değil onlar ruj değil..
- Kokulusunu arıyorum
- dur ben hepsini koklym
- !!
- Oha pel rujuda var oha ojeside var!
... - ya şey onlar ruj değil :S
- ne bunlar du bakim ya ruj işte baksana
- !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
p.s;
ruj değil onlar ruj değil..
Özlemek
Mesela bu odayı seviyorum, sanırım bana samimi gözüktüğü için, saatlerce bu kutunun içerisinde vakit geçirebiliyorum, tabii sigaram olduğu müddetçe.
Sık,sık yemek yiyorum aç kaldığım pek düşünülemez, öğrenci dediğin makarna yer değil mi? Yok etten aşağıya düşmüyoruz.
Dersler herzaman ki dersler işte, çoğu zaman sıkıcı ve bir o kadar anlamsız zaten neyin anlamı ebediyeti kapsıyor ki düşüncesi içinde bir şekilde devam ediyorum yoluma..
Bazen çok sıkılıyorum.. Uzun,uzun sıkılıyorum hatta keşke evimde olsam diye düşünürken fark ettiğim şey burasıda evim.
Ev dediğin hem ne ki? insan sevdikleriyle olduğunda anlamlı kılınıyor birçok şey. Sevdiklerimden uzakta, sevmeye çalıştıklarımın yanındayım şimdi..
Aklım karışık değil artık, en azından ne istediğimi biliyorum duygusal enkazların altında mantığımla arama kurtarma çalışmaları yapıyorum..
Sevgi paylaşıldıkça büyürmüş ya; ona bunu bir türlü anlatamıyorum.
Olsun, Adam'ı seviyorum..
Havalar bugünlerde hep güneşli, bana mı inat, vizelere mi kapak bir türlü anlayamıyorum.
Sınavlarım var, özlemlerim dolu dizgin, yapmak isteyipte söyleyemediğim daha bir sürü şey duruyor başucumda.
Özetle çalışmaya çalışıyoruz topluca, çoğu zaman telefonda anlatıyoruz birbirmize formülleri, Demir'in kamu tarifesi sağolsun işimize az yaramıyor değil..
Sıkıcı günler, geçiyor,geçecek,geçmeli.
Şimdilik birbirimizi kırsakta çoğu zaman hala anlaşabildiğimizi varsayıyorum ben..
Dilerim ki aynı düşüncelerde oluruz.
p.s;
özlemek gibisi yok ki..
Sık,sık yemek yiyorum aç kaldığım pek düşünülemez, öğrenci dediğin makarna yer değil mi? Yok etten aşağıya düşmüyoruz.
Dersler herzaman ki dersler işte, çoğu zaman sıkıcı ve bir o kadar anlamsız zaten neyin anlamı ebediyeti kapsıyor ki düşüncesi içinde bir şekilde devam ediyorum yoluma..
Bazen çok sıkılıyorum.. Uzun,uzun sıkılıyorum hatta keşke evimde olsam diye düşünürken fark ettiğim şey burasıda evim.
Ev dediğin hem ne ki? insan sevdikleriyle olduğunda anlamlı kılınıyor birçok şey. Sevdiklerimden uzakta, sevmeye çalıştıklarımın yanındayım şimdi..
Aklım karışık değil artık, en azından ne istediğimi biliyorum duygusal enkazların altında mantığımla arama kurtarma çalışmaları yapıyorum..
Sevgi paylaşıldıkça büyürmüş ya; ona bunu bir türlü anlatamıyorum.
Olsun, Adam'ı seviyorum..
Havalar bugünlerde hep güneşli, bana mı inat, vizelere mi kapak bir türlü anlayamıyorum.
Sınavlarım var, özlemlerim dolu dizgin, yapmak isteyipte söyleyemediğim daha bir sürü şey duruyor başucumda.
Özetle çalışmaya çalışıyoruz topluca, çoğu zaman telefonda anlatıyoruz birbirmize formülleri, Demir'in kamu tarifesi sağolsun işimize az yaramıyor değil..
Sıkıcı günler, geçiyor,geçecek,geçmeli.
Şimdilik birbirimizi kırsakta çoğu zaman hala anlaşabildiğimizi varsayıyorum ben..
Dilerim ki aynı düşüncelerde oluruz.
p.s;
özlemek gibisi yok ki..
Belki.
Nefesimi tuttum, korkmuyorum.
Bugün vazgeçmek için çok erken..
Uzar mı yol giderken? Sormuyorum.
Adımlarım hep büyük kendimden..
Belki çok üzülüp giderim, gelmem
belki yağmur olup yağarım bilmem..
Belki zoru seçmek gelir içimden,
belki hayatla yüzleştiğimden..
Hiç bitmez bu masal...
Bugün vazgeçmek için çok erken..
Uzar mı yol giderken? Sormuyorum.
Adımlarım hep büyük kendimden..
Belki çok üzülüp giderim, gelmem
belki yağmur olup yağarım bilmem..
Belki zoru seçmek gelir içimden,
belki hayatla yüzleştiğimden..
Hiç bitmez bu masal...
Sabah - kahvaltı
En geç 8de kalkmalı insan, günü dolu, dolu uzun uzun yaşamalı.
Kalkınca kahvaltı masası hazırlanmalı, beraber oturulmalı o masaya.En az bir saat oturulmalı o masada sohbet ede, ede ardından çaylar içilmeli.
Sonra güne devam edilmeli.
Kahvaltı bir adaptır, öğlen 12de yapılmaz, ayak üstü bir şeylerle geçiştirilmez, erken uyanan, güzel bir kahvaltı yapan insan gün boyu dinç olur mutlu olur huzurlu olur.
Böyle insanlar varsa ulaşın, koloni kuralım.
Kalkınca kahvaltı masası hazırlanmalı, beraber oturulmalı o masaya.En az bir saat oturulmalı o masada sohbet ede, ede ardından çaylar içilmeli.
Sonra güne devam edilmeli.
Kahvaltı bir adaptır, öğlen 12de yapılmaz, ayak üstü bir şeylerle geçiştirilmez, erken uyanan, güzel bir kahvaltı yapan insan gün boyu dinç olur mutlu olur huzurlu olur.
Böyle insanlar varsa ulaşın, koloni kuralım.
Bildiğim küçücük, bir tek şey var; artık hiç bir şey eskisi gibi değil.
'aptala yatmak' kadar samimiyim bende, herkes kadar bencil en az bizim kadar yalancıyım.
Artık öyle güzelde gelmiyor esintiler,
'bir şeyi yapmış olmak için yapmak' diyorlar ya benimde yapabildiğim en büyük marifet bu olsa gerek.
'aptala yatmak' kadar samimiyim bende, herkes kadar bencil en az bizim kadar yalancıyım.
Artık öyle güzelde gelmiyor esintiler,
'bir şeyi yapmış olmak için yapmak' diyorlar ya benimde yapabildiğim en büyük marifet bu olsa gerek.
I love, the way you are..
Damn! Damn! Damn!
What i'd do to have u here??
Damn!
What i'd do to have u near, near, near...
I WISH YOU WERE HERE
p.s;
but right now i wish u were here..
What i'd do to have u here??
Damn!
What i'd do to have u near, near, near...
I WISH YOU WERE HERE
p.s;
but right now i wish u were here..
' Kır zincirini , kes iplerini , kapansın en derin yaralar,
bitsin artık bu ucuz roman.. '
Ne oluyor sana ?
Sorma, ne olur sorma bilmiyorum bende ne oldu neden artık böyle..
Teselli edemem artık kendimi,
avutamam zamanın kırılan kemiğini..
Alışırdık;
fark etmeden alışılagelenin dışına çıktık,
çizgiye ilk ben bastım,
ardımdan sen atladın..
Hayır böyle olmadı,
aslında ben basmış gibi yaptım,
sen atlamış gibi..
p.s;
bunalınca zaman zaman..
bitsin artık bu ucuz roman.. '
Ne oluyor sana ?
Sorma, ne olur sorma bilmiyorum bende ne oldu neden artık böyle..
Teselli edemem artık kendimi,
avutamam zamanın kırılan kemiğini..
Alışırdık;
fark etmeden alışılagelenin dışına çıktık,
çizgiye ilk ben bastım,
ardımdan sen atladın..
Hayır böyle olmadı,
aslında ben basmış gibi yaptım,
sen atlamış gibi..
p.s;
bunalınca zaman zaman..
Nedeni..
Ansızın tarifsiz gelir ya o zamanlar sormaya cürretin kalmaz..
Olanından; feri soluk niyetin kayıp.. Dardayım. Aşk nefrete ne yakınsın..
Kim kırdı? her okşamak istediğimde seni,
elini gözlerini gömdün; tebessüme..
Yalnız kendine inkarın, sadece senden kaçarsın..
Halin ele verir, anlamazsın...
Yalan söyleme bana, gözlerin anlatıyor herşeyi;
yalan söyleme bana..
Zaten yoktur nedeni..
Uzak düşmüşüm kendimden,aklım,fikrimden, çaresiz sürükleniyorum bilerek peşinden..
Aklından bir sayı tut şimdi, binle çarp milyonla çarp, trilyonlarla çarp sana böl. Defalarca..
Ellerine böl, gözlerine hatta göz bebeklerine ardına beni ekle, yollar ekle, özlem ekle birde,
birde çok hüzün ekle..
Huzursuzlukları sırala yanına, şekiller yap, deniz yıldızlarını yap mesela, benim için hiç ağladın mı gözyaşlarınıda ekle, kaç defa mesela?
Aklından adımı tut şimdi; dudaklarını kapat ellerinle uçup gitmesin adım aklından diye,
cümleler kur, senaryolar kur, bizi kur, kur-gula beni bizi, senli benli cümlelerde sırnaştır ikimizi.
Nefesimi tut, göğsümden ciğerlerime fotoğraflarını tut kalbimden gözlerime seni tut içimde zaptet kendini biraz olsun bende..
Uysal bir çocuk ol mesela, umutlarını paylaş içimde ki çocukla, ama bizi paylaşma sadee kendine sakla;
sar adımı adına sarmala, sesim sesine gıpta olsun, nokta olsun adım; adının yanına gelmeye çalışan yanaşmalara.
Aklından beni tut şimdi; kendini kaybet kafiyelerimde, içinden çıkama çekip gitmeye her çalıştığında, biraz korku olsun avuçlarında, öyle cümlelerinde serpiştirilmeyi bekleyen dudaklarına.
Biraz cesaret olsun sol tarafında, aksın sol göğsümün yanına.
Kabuslar olsun çıksın yollarına benden her gitmek için teşebbüste bulunduğunda,
beddua değil bunlar sevdiğim sakın yanlış anlama,
öyle çok seviyorum ki seni; ne zaman gidecek olsan
faili meçhul cinayetler geliyor aklıma..
Olanından; feri soluk niyetin kayıp.. Dardayım. Aşk nefrete ne yakınsın..
Kim kırdı? her okşamak istediğimde seni,
elini gözlerini gömdün; tebessüme..
Yalnız kendine inkarın, sadece senden kaçarsın..
Halin ele verir, anlamazsın...
Yalan söyleme bana, gözlerin anlatıyor herşeyi;
yalan söyleme bana..
Zaten yoktur nedeni..
Uzak düşmüşüm kendimden,aklım,fikrimden, çaresiz sürükleniyorum bilerek peşinden..
Aklından bir sayı tut şimdi, binle çarp milyonla çarp, trilyonlarla çarp sana böl. Defalarca..
Ellerine böl, gözlerine hatta göz bebeklerine ardına beni ekle, yollar ekle, özlem ekle birde,
birde çok hüzün ekle..
Huzursuzlukları sırala yanına, şekiller yap, deniz yıldızlarını yap mesela, benim için hiç ağladın mı gözyaşlarınıda ekle, kaç defa mesela?
Aklından adımı tut şimdi; dudaklarını kapat ellerinle uçup gitmesin adım aklından diye,
cümleler kur, senaryolar kur, bizi kur, kur-gula beni bizi, senli benli cümlelerde sırnaştır ikimizi.
Nefesimi tut, göğsümden ciğerlerime fotoğraflarını tut kalbimden gözlerime seni tut içimde zaptet kendini biraz olsun bende..
Uysal bir çocuk ol mesela, umutlarını paylaş içimde ki çocukla, ama bizi paylaşma sadee kendine sakla;
sar adımı adına sarmala, sesim sesine gıpta olsun, nokta olsun adım; adının yanına gelmeye çalışan yanaşmalara.
Aklından beni tut şimdi; kendini kaybet kafiyelerimde, içinden çıkama çekip gitmeye her çalıştığında, biraz korku olsun avuçlarında, öyle cümlelerinde serpiştirilmeyi bekleyen dudaklarına.
Biraz cesaret olsun sol tarafında, aksın sol göğsümün yanına.
Kabuslar olsun çıksın yollarına benden her gitmek için teşebbüste bulunduğunda,
beddua değil bunlar sevdiğim sakın yanlış anlama,
öyle çok seviyorum ki seni; ne zaman gidecek olsan
faili meçhul cinayetler geliyor aklıma..
Günübirlik.
Ortada çok saçma şeyler dönüyor mesela bundan bahsedelim? Benimde sıkıntım var biraz şöyle, böyle ama o kadarda vahim değil. Geçer denildiğinde geçip gidiyor hem bazen ben bile unutuyorum pekte birşeyden zevk almaz oldum. Yemek yemek hayatmış oğlum, bunu fark ettim ama yiyemiyorum niye acaba...
Mesela kısmetim bir açıldı, bir açıldı bu aralar öyle böyle değil sebebini az çok anlıyor olsamda anlamamazlığa vuruyorum gelene allah sahibine bağışlasın diyip geçiyorum.
Benim yanım dolu.
Gökyüzüne bakıyorum mesela sabahları ardı ardışık, gök 'yüzünü' kıskanıyor, bende kıskanıyorum. Fesatlığımdan değil; sevdiğimden. Seven kıskanır, seven ağlatır, seven bağırır; hem sever hem yerden yere vurur. Seven ne yapmaz.. Sahi neyi yapmaz?
Yeni şarkılar bulup eski şarkıları tekrar, tekrar dinliyorum. Çok saçmalıyorum bu aralar gelene,geçene.
Yaşlandıkça olgunlaşmıyor ki insan aksine daha çok çocuklaşıyor buradan babama veryansın ediyorum;
' e artık gözüne gireyim be baba.. '
Sıkılıyorum, sıkıldıkça üretmiyor, varolanı yok ediyorum. Sıkı can iyidir diyorlar kolay kolay çıkmaz birde bunu espiri sayıp üzerine gülüyorlar anlıyorum ki sadece ben saçmalamıyormuşum sonbahar aylarında insanların geneli derin bir bunalımda.
Özlüyorum, özleniyorum, seviyorum, seviliyorum.. Hayat ne kadarda güzel karşıdan bakıldığında, kendimi odama kilitleyip dolabın içine giresim var, birde açılsın artık şu okullar..
Son olarak;
benim günlerim hep böyle saçma, gelde biraz anlam kat bana..
Mesela kısmetim bir açıldı, bir açıldı bu aralar öyle böyle değil sebebini az çok anlıyor olsamda anlamamazlığa vuruyorum gelene allah sahibine bağışlasın diyip geçiyorum.
Benim yanım dolu.
Gökyüzüne bakıyorum mesela sabahları ardı ardışık, gök 'yüzünü' kıskanıyor, bende kıskanıyorum. Fesatlığımdan değil; sevdiğimden. Seven kıskanır, seven ağlatır, seven bağırır; hem sever hem yerden yere vurur. Seven ne yapmaz.. Sahi neyi yapmaz?
Yeni şarkılar bulup eski şarkıları tekrar, tekrar dinliyorum. Çok saçmalıyorum bu aralar gelene,geçene.
Yaşlandıkça olgunlaşmıyor ki insan aksine daha çok çocuklaşıyor buradan babama veryansın ediyorum;
' e artık gözüne gireyim be baba.. '
Sıkılıyorum, sıkıldıkça üretmiyor, varolanı yok ediyorum. Sıkı can iyidir diyorlar kolay kolay çıkmaz birde bunu espiri sayıp üzerine gülüyorlar anlıyorum ki sadece ben saçmalamıyormuşum sonbahar aylarında insanların geneli derin bir bunalımda.
Özlüyorum, özleniyorum, seviyorum, seviliyorum.. Hayat ne kadarda güzel karşıdan bakıldığında, kendimi odama kilitleyip dolabın içine giresim var, birde açılsın artık şu okullar..
Son olarak;
benim günlerim hep böyle saçma, gelde biraz anlam kat bana..
Şarkılar seni söylüyor..
'' Şarkılar seni söyler, dillerde name adın.. ''
Bir yamaç var içimde bir türlü aşamadığım, tutunupta dallarına yukarıya çıkamadığım, çoğu zaman acına dokunupta oturakaldığım bir yamaç işte..
Bir tebessümünü esirgediğin yüzün var içimde, bir cümlelik ayrılık bir ömürlük kavuşmak var gözlerinde bir ben varım öfkeyle birde sen varsın hala sımsıcak içimde..
Ne zaman özlemeye başlıyor insan;
hangi ayrılıktan sonra başlıyor zamanın ağlamaya çalması, ne zaman acıtmaya başlıyor içinin böyle sızlaması.
Hangi cümleden sonra sen oluveriyorum kendi kelimelerimde, kimbilir nerede bekliyorsundur beni hangi yamacın dibinde..
En çok benmi özledim ne?
Yoksa özlemmi oluyor artık ismin içimde..
Ben hala en çok senli zamanlarını seviyorum kendi evimde, en çok geçmiş hikayeleri okuyorum uykudan önce kendime,
seni özledim demek geçiyor amin yerine.
İster, sen çocukluk de istersen zamanı geldiğinde diye başla tüm sözlerine ben hala çarkın o bizli dişinde takılı kalmış aynı şeyleri söylüyorum.
Şaşalı cümlelere saklanmak değil amacım ben en çok seni özlüyorum..
Yazı tura atmak gibi seni düşünmek yazıda gelse tura da gelse özlemler hep diktir sevdiğim yazısı turası birdir belki de bir şişe şaraptır sana sevgim günlendikçe lezzetlenir içmeye kıyamazda saklar ya insan hani zamanı geldiğinde,
öyle saklıyorum seni bende içimde.
Sana gelsem; burayı..
Buralara gelsem seni özleyiveriyorum..
Elim kolum bağlı, bazen gözlerim ağlamaklı çoğu zaman vurdumduymaz tavrım suratımda takılı..
Uzaklar gittikçe azalır derler ya, azalmıyor boğazımda yutkunamadığım bir lokma gibi göğsümde derin bir ağrı nedenini bir türlü bulamıyorum..
Yazmak istesem arabesk oluyor yazmasam ciğerlerime doluyor nefes aldıkça geçer diyorlar ya hani biraz dinlen, dinlendikçe yüzün aklıma düşüyor,anlatmaya çekiniyor söylemeye çoğu zaman utanıyorum..
Ne zaman güneş batsa derin bir sessizlik kaplıyor nutkumu, sen sorarsın ya '' ne oldu sana? '' özlemlerin poyraz olmuş sevdiğim saçlarımda dolaşıyor,çiğneyipte yutamadığım her uzaklık sessizliğime gem vuruyor..
Öyle abartılacak bir şey yok aslında;
şarkılar seni söylüyor..
Bir yamaç var içimde bir türlü aşamadığım, tutunupta dallarına yukarıya çıkamadığım, çoğu zaman acına dokunupta oturakaldığım bir yamaç işte..
Bir tebessümünü esirgediğin yüzün var içimde, bir cümlelik ayrılık bir ömürlük kavuşmak var gözlerinde bir ben varım öfkeyle birde sen varsın hala sımsıcak içimde..
Ne zaman özlemeye başlıyor insan;
hangi ayrılıktan sonra başlıyor zamanın ağlamaya çalması, ne zaman acıtmaya başlıyor içinin böyle sızlaması.
Hangi cümleden sonra sen oluveriyorum kendi kelimelerimde, kimbilir nerede bekliyorsundur beni hangi yamacın dibinde..
En çok benmi özledim ne?
Yoksa özlemmi oluyor artık ismin içimde..
Ben hala en çok senli zamanlarını seviyorum kendi evimde, en çok geçmiş hikayeleri okuyorum uykudan önce kendime,
seni özledim demek geçiyor amin yerine.
İster, sen çocukluk de istersen zamanı geldiğinde diye başla tüm sözlerine ben hala çarkın o bizli dişinde takılı kalmış aynı şeyleri söylüyorum.
Şaşalı cümlelere saklanmak değil amacım ben en çok seni özlüyorum..
Yazı tura atmak gibi seni düşünmek yazıda gelse tura da gelse özlemler hep diktir sevdiğim yazısı turası birdir belki de bir şişe şaraptır sana sevgim günlendikçe lezzetlenir içmeye kıyamazda saklar ya insan hani zamanı geldiğinde,
öyle saklıyorum seni bende içimde.
Sana gelsem; burayı..
Buralara gelsem seni özleyiveriyorum..
Elim kolum bağlı, bazen gözlerim ağlamaklı çoğu zaman vurdumduymaz tavrım suratımda takılı..
Uzaklar gittikçe azalır derler ya, azalmıyor boğazımda yutkunamadığım bir lokma gibi göğsümde derin bir ağrı nedenini bir türlü bulamıyorum..
Yazmak istesem arabesk oluyor yazmasam ciğerlerime doluyor nefes aldıkça geçer diyorlar ya hani biraz dinlen, dinlendikçe yüzün aklıma düşüyor,anlatmaya çekiniyor söylemeye çoğu zaman utanıyorum..
Ne zaman güneş batsa derin bir sessizlik kaplıyor nutkumu, sen sorarsın ya '' ne oldu sana? '' özlemlerin poyraz olmuş sevdiğim saçlarımda dolaşıyor,çiğneyipte yutamadığım her uzaklık sessizliğime gem vuruyor..
Öyle abartılacak bir şey yok aslında;
şarkılar seni söylüyor..
Nötr
'' Pepsi yaşatır seni... ''
'' Sigara öldürür ! ''
O zaman pepsi ve sigarayı aynı anda içersek arada bir nötrleşme oluşuyor,eksiler-artılar birbilerini götürüyor ve..
Oha ölümsüzlüğün formulünü buldum!
p.s;
babam bu sabah beni şirkete götürmeyi teklif etti kabul ettim ama bu sebebi teklifi neye borçluyuz bilemiyorum cıs-tak-cıs-tak...
'' Sigara öldürür ! ''
O zaman pepsi ve sigarayı aynı anda içersek arada bir nötrleşme oluşuyor,eksiler-artılar birbilerini götürüyor ve..
Oha ölümsüzlüğün formulünü buldum!
p.s;
babam bu sabah beni şirkete götürmeyi teklif etti kabul ettim ama bu sebebi teklifi neye borçluyuz bilemiyorum cıs-tak-cıs-tak...
Yüzün.
Yüzünün bir hikayesi var..
Saçların sanki aceleyle çıkmış gibi,
bir telaş var alnında,yetişmeye cesaret edemedikleri bir yere direnç gösteriyorlar sanki..
Gözlerin;
öyle umursamaz bakıyorlar ki hayata,
bu umursamazlığın yanında pür dikkat inceliyorlar belli etmeden herşeyi.
Onlar uzaklara bakıyor zannederlerken seni;
sen onların tırnak yapılarını inceliyorsun mesela..
Dudakların;
susmaktan yorulmuşda bir kaç cümle arar gibi bakıyor etrafa,
bir bardak suya tav oluveriyorlar sonra, kenarlarından akıyor aldırmıyorsun.
Sakalların;
bir eda, bir neşe yüzünün en deli kesimi onlar hatta,
biz eğlenelim diyorlar gerisi teferruat nasıl olsa,dalga geçer gibi hayatla öyle işveli..
Yüzün;
kemikli,sanki hiç çocuk olmamış gibi,
belirgin,sivri ve kemikli..
Sanki hiç çocuk olmamışta hep çocuk kalmış gibi..
Bir hikayesi var yüzünün;
uyku öncesi anlatılan masallara rakip,
inanılmayan efsanelerde ki fantastik kahramanlar gibi..
Saçların sanki aceleyle çıkmış gibi,
bir telaş var alnında,yetişmeye cesaret edemedikleri bir yere direnç gösteriyorlar sanki..
Gözlerin;
öyle umursamaz bakıyorlar ki hayata,
bu umursamazlığın yanında pür dikkat inceliyorlar belli etmeden herşeyi.
Onlar uzaklara bakıyor zannederlerken seni;
sen onların tırnak yapılarını inceliyorsun mesela..
Dudakların;
susmaktan yorulmuşda bir kaç cümle arar gibi bakıyor etrafa,
bir bardak suya tav oluveriyorlar sonra, kenarlarından akıyor aldırmıyorsun.
Sakalların;
bir eda, bir neşe yüzünün en deli kesimi onlar hatta,
biz eğlenelim diyorlar gerisi teferruat nasıl olsa,dalga geçer gibi hayatla öyle işveli..
Yüzün;
kemikli,sanki hiç çocuk olmamış gibi,
belirgin,sivri ve kemikli..
Sanki hiç çocuk olmamışta hep çocuk kalmış gibi..
Bir hikayesi var yüzünün;
uyku öncesi anlatılan masallara rakip,
inanılmayan efsanelerde ki fantastik kahramanlar gibi..
yisinler.
13 yaşında ki hatunlar feysbuk denen gayri sosyal paylaşım sitesine;
- hayat yordu beni, Hayat bitsede gitsek!, Allahım nasıl bir kader yazdın?, Hayattan yorgunum..
gibi bilimum çapınızca özlü sözlerinizi yazıyorsunuz ya itinayla sormak istiyorum bu hayat yorgunluğu hakkında;
- Ne oldu kuzularım anneniz yinemi bakkala,markete gönderdi sizi? Ondanmıdır bu bezginlik yorgunluk..
p.s;
Hayat yeni jenarasyonu yorma,ayıp.
- hayat yordu beni, Hayat bitsede gitsek!, Allahım nasıl bir kader yazdın?, Hayattan yorgunum..
gibi bilimum çapınızca özlü sözlerinizi yazıyorsunuz ya itinayla sormak istiyorum bu hayat yorgunluğu hakkında;
- Ne oldu kuzularım anneniz yinemi bakkala,markete gönderdi sizi? Ondanmıdır bu bezginlik yorgunluk..
p.s;
Hayat yeni jenarasyonu yorma,ayıp.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)