Bugünlerde buralarda birşeyler garip,
ya ben eksiğim buralarda,
ya onlar çok fazla buralara..
p.s;
ya merkezindesindir içinde,
ya dışındasındır, hasretinde.
Yazık.
Duyuyormusun;
hala susuyorlar,
hala susuyorlar,
susadıkça adın düşüyor dudaklarıma.
Görüyormusun;
hala ortada yoklar,
kaybolmaya rehavet edilmiş bir günde,
hala gidiyorlar.
Acıyormusun;
acıdıkça üste çıkıyorlar,
acıtmaya meyilli gibi gülüşlerde,
aslında nede çok üzülüyorlar.
Hissediyormusun;
hissene neyse düşen çalıyorlar,
sen kendine saklamaya çalışırken,
Görüyormusun;
hala ortada yoklar,
kaybolmaya rehavet edilmiş bir günde,
hala gidiyorlar.
Acıyormusun;
acıdıkça üste çıkıyorlar,
acıtmaya meyilli gibi gülüşlerde,
aslında nede çok üzülüyorlar.
Hissediyormusun;
hissene neyse düşen çalıyorlar,
sen kendine saklamaya çalışırken,
ruhunu delicesine yağmalıyorlar.
Konuşabiliyormusun;
dilin lal olmuş, gözlerin ama,
kulakların sağır, kalbin ağır,
tırnakların kırık,
bakışların hala alık,
beş para etmez bir bedende,
bu kadarı da yeter..
Çünkü;
sanada yazık..
Konuşabiliyormusun;
dilin lal olmuş, gözlerin ama,
kulakların sağır, kalbin ağır,
tırnakların kırık,
bakışların hala alık,
beş para etmez bir bedende,
bu kadarı da yeter..
Çünkü;
sanada yazık..
Sonrası mühim değil.
Heybeli ada; mezarlık yolunda ki bank.
Marmara manzaralı,sonra yanımda annem.
Gülümsemeli bana,oda sevmeli bu manzarayı.
Derin bir nefes almalıyım, işte diye göstererek en çok buraya aşığım ben, oda görmeli,elimi tutmalı, uzun uzun konuşmalıyız, belki çekiştirmeli hayatı, belki anlatmalı yaşamın amacını..
Ve sonra ben ölebilirim,
sonra gerçekten ölebilirim..
Çünkü sonrası hiç mühim değil..
Marmara manzaralı,sonra yanımda annem.
Gülümsemeli bana,oda sevmeli bu manzarayı.
Derin bir nefes almalıyım, işte diye göstererek en çok buraya aşığım ben, oda görmeli,elimi tutmalı, uzun uzun konuşmalıyız, belki çekiştirmeli hayatı, belki anlatmalı yaşamın amacını..
Ve sonra ben ölebilirim,
sonra gerçekten ölebilirim..
Çünkü sonrası hiç mühim değil..
Huzur..
Şimdi çarşının ortasında sayılırım,bir koşuşturma alanında burada yüzlerce insan var bir şeylerin peşinden gidiyor olmalılar hepsi senden habersiz.
Küçük çocuklar guruba eşlik etmenin yanı sıra daha çok sağa sola saldırıyorlar,tanrım diyorum bunlar canavar olmalı tıpkı bir zamanlar benim gibi,pardon evet bir zamanlar sende çocuktun değil mi..
Yeşil gözlü insanlarda var bu kalabalığın arasında seninkiler gibi değil ama bakmak istemediğim kadar güzel değil.
Sıradan bir kitapçıda efsanevi kitapların arasındayım şimdi sanırım bir kaç romanda senin adın geçiyor, iyi adamlar ve kötü kadınların bahsedildiği satırların altı çiziliyor dikkat çekmek için, oysa ki hiç ilgimi çekmiyor.
Kahveye susamış gibi avuç içlerimde tutuyorum bardağı karşımda sen varsın şimdi yüzün yüzüme dönük küskün gibi bakışların öyle tanıdık geliyor ki sanki yıllardır aşinaymışım gibi ve öylede yabancı sanki ilk defa karşılaşıyormuşuz misali.
Ellerin masada daireler çiziyor hiç ilgilenmiyormuş gibi yapıp aslında gözlerim an ve an her hareketini takip ediyor sanki çıldırmış gibiyim derinlerden bir müzik sağır edebilecek kadar sessiz;
sinsice ruhun ruhuma ilişiyor,
bir kaç roman senden bahsediyor,
bir kaç insan gözleriyle seni andırıyor,
yoğun bir kalabalık hala bir yerlere koşturuyor..
Sesini hiç duymamanın verdiği huzurla konuşuyorum seninle, kaybetme korkusu yaşamadan bakışıyoruz gizlice, güvene ihtiyacımız yok burada, işte sen oturuyorsun karşımda, gözlerin yeşil bakıyor, saçlarımın arasında ki rüzgar yüzüne çarpıyor derin bir nefes alıyorsun, derin bir nefes alıyorum..
Ceketin çok güzel,
sana çok yakışıyor, ama giymiyorsun asla işte bu yüzden en çok sende güzel duruyor..
Ve gözlerin,
Tanrım gözlerin,
ben sana baktıkça, gözlerin daha bir güzelleşiyor..
Küçük çocuklar guruba eşlik etmenin yanı sıra daha çok sağa sola saldırıyorlar,tanrım diyorum bunlar canavar olmalı tıpkı bir zamanlar benim gibi,pardon evet bir zamanlar sende çocuktun değil mi..
Yeşil gözlü insanlarda var bu kalabalığın arasında seninkiler gibi değil ama bakmak istemediğim kadar güzel değil.
Sıradan bir kitapçıda efsanevi kitapların arasındayım şimdi sanırım bir kaç romanda senin adın geçiyor, iyi adamlar ve kötü kadınların bahsedildiği satırların altı çiziliyor dikkat çekmek için, oysa ki hiç ilgimi çekmiyor.
Kahveye susamış gibi avuç içlerimde tutuyorum bardağı karşımda sen varsın şimdi yüzün yüzüme dönük küskün gibi bakışların öyle tanıdık geliyor ki sanki yıllardır aşinaymışım gibi ve öylede yabancı sanki ilk defa karşılaşıyormuşuz misali.
Ellerin masada daireler çiziyor hiç ilgilenmiyormuş gibi yapıp aslında gözlerim an ve an her hareketini takip ediyor sanki çıldırmış gibiyim derinlerden bir müzik sağır edebilecek kadar sessiz;
sinsice ruhun ruhuma ilişiyor,
bir kaç roman senden bahsediyor,
bir kaç insan gözleriyle seni andırıyor,
yoğun bir kalabalık hala bir yerlere koşturuyor..
Sesini hiç duymamanın verdiği huzurla konuşuyorum seninle, kaybetme korkusu yaşamadan bakışıyoruz gizlice, güvene ihtiyacımız yok burada, işte sen oturuyorsun karşımda, gözlerin yeşil bakıyor, saçlarımın arasında ki rüzgar yüzüne çarpıyor derin bir nefes alıyorsun, derin bir nefes alıyorum..
Ceketin çok güzel,
sana çok yakışıyor, ama giymiyorsun asla işte bu yüzden en çok sende güzel duruyor..
Ve gözlerin,
Tanrım gözlerin,
ben sana baktıkça, gözlerin daha bir güzelleşiyor..
Dr.
Ben tıp okuyanları hep sosyalde sıfır,konuşmada noksan,ortamda kıyıya çekilip kitap okuyan tipler zannederdim.
Çok yanlış düşünmüşüm buradan özür diliyorum,
çünkü bugün gerçekten çok eğlendim,gülmekten yanaklarımın acıdı.
Reçeteye yazdıkları yazı için özel bir eğitim alıp almadıklarını sorduğumda ise koptuğumuz nokta oldu.
Son cümlesi;
-Bir bardak mocha'nın ancak bir gün hatırı oluyor, öyleyse yarın yeniden içmeliyiz!
Çok yanlış düşünmüşüm buradan özür diliyorum,
çünkü bugün gerçekten çok eğlendim,gülmekten yanaklarımın acıdı.
Reçeteye yazdıkları yazı için özel bir eğitim alıp almadıklarını sorduğumda ise koptuğumuz nokta oldu.
Son cümlesi;
-Bir bardak mocha'nın ancak bir gün hatırı oluyor, öyleyse yarın yeniden içmeliyiz!
Bugun günlerden Galatasaray, Kadıköyde yangın var!
Uyan Çovalye;
Derbiye gidiyoruz !
Kadıköy hiç bu kadar güzel gözükmemişti gözüme, şimdi sarı-kırmızılar içinde.
Yan yana olamasakta kalbimiz seninle!
p.s;
Soran olursa UltrAslan bastı dersiniz
Bunda olamadık ama Play off'da Seyrantepede seninleyiz kesinlikle.
Derbiye gidiyoruz !
Kadıköy hiç bu kadar güzel gözükmemişti gözüme, şimdi sarı-kırmızılar içinde.
Yan yana olamasakta kalbimiz seninle!
p.s;
Soran olursa UltrAslan bastı dersiniz
Bunda olamadık ama Play off'da Seyrantepede seninleyiz kesinlikle.
with me;
Zor musun sen,
uzaktan uzağa takip ederken sobeledim seni,
artık kaçamazsın ki..
Tehlikeliyken ben böylesine,
korkmazken sen öyle delicesine,
ruhunda açacağım yaraların izlerini bile belirlemişken,
hala korkmuyorsan sen,
inadına çıkabiliyorsan karşıma,
hayır dememe rağmen defalarca....
Gel;
endamın yürüsün,anasının gözüsün,uyusunda büyüsün..
Sabrın sonu selamettir, benimsin inşallah.
uzaktan uzağa takip ederken sobeledim seni,
artık kaçamazsın ki..
Tehlikeliyken ben böylesine,
korkmazken sen öyle delicesine,
ruhunda açacağım yaraların izlerini bile belirlemişken,
hala korkmuyorsan sen,
inadına çıkabiliyorsan karşıma,
hayır dememe rağmen defalarca....
Gel;
endamın yürüsün,anasının gözüsün,uyusunda büyüsün..
Sabrın sonu selamettir, benimsin inşallah.
Fak!
Bir tanesi doktormuş, diğeri makina mühendisliği okuyormuş , biri hukuk fakültesinde...
Hahaha.. Tamam anne artık sende dersin 'Bizim kızı ne doktorlar,mühendisler,avukatlar istedide bizim kız yüz vermedi ' diye, neyse önümüze bakalım.
Hahaha.. Tamam anne artık sende dersin 'Bizim kızı ne doktorlar,mühendisler,avukatlar istedide bizim kız yüz vermedi ' diye, neyse önümüze bakalım.
Garip heycanlar..
Yavaş,yavaş herşey hazırlanıyor,
set hazır,fotoğrafçı hazır,şarkılar hazır,müzisyenler hazır..
Herkes benden hevesli,
ben?
set hazır,fotoğrafçı hazır,şarkılar hazır,müzisyenler hazır..
Herkes benden hevesli,
ben?
bazen hayat.
Çünkü bazen çok güzeldir ve yazdıkça yazasın, konuştukça konuşasın gelir.
Kışın ortasında zevkle dondurma yersin mesela, yada tereyağının üzerine light reçeli sürmek gibidir, zorunluluktan ziyade keyiftir seni dengede tutan, keyfin yerindeyse herşey şahane.
Düşünmek anlamsızdır, doğalsındır yapmak istediğini yapar dur noktanda değilde durmak istediğinde durursun, erteleyebileceğin kadar ertelersin mesela faturaları, son ödeme tarihleri geçmiş olan eski konuşmaları, ve böyle süregelen bir alışkanlıktır yaşamak, yaşadığın müddetçe varolmak istersin birkaçının çerçevesinde, bazı fotoğraflar eskir, siyah kazaklar rafa kaldırılır, bazı alışkanlıklar yeni alışkanlıklarla devredilir, susmak üzgün olmak değildir susmak aslında bir çok şeyi anlatmaktır.
Gülümseyerek uyandığın zamanlar olur bir bardak kahveyle eşlik edersin yarım kalan sohbete, en son kimi nerede unuttuğunu hatırlayamayacak kadar iyisindir bazı şeylerde, bazen güzeldir..
Duygu yoğunluğundan ritmi bozulan kalbin eskiye döner, derin bir nefes alırsın bir gece gate'de.
Gece koltuğa dökülen mum lekesidir bazen tüm hatırladığın, iyi birşeydi sanırım bu der ve geçersin.
Kokladığın deniz, tuzunu dudağına çalmıştır parmak uçlarına konarken, balığın oltayı hızla çekmesi kadar heycanlıdır aslında bir yerden sonra, ailenle mutfakta dedikodu yaparken buluverirsin bir anda kendini sonra ertesi gün yine başka bir şehirde.
Tempodan gocunmaz ruhun, çünkü bazen güzeldir,
bazen yeniden başlar,
bazen yeniden gülümsersin,
çünkü bazen hayat,
varolabildiğin kadar iyidir.
Kışın ortasında zevkle dondurma yersin mesela, yada tereyağının üzerine light reçeli sürmek gibidir, zorunluluktan ziyade keyiftir seni dengede tutan, keyfin yerindeyse herşey şahane.
Düşünmek anlamsızdır, doğalsındır yapmak istediğini yapar dur noktanda değilde durmak istediğinde durursun, erteleyebileceğin kadar ertelersin mesela faturaları, son ödeme tarihleri geçmiş olan eski konuşmaları, ve böyle süregelen bir alışkanlıktır yaşamak, yaşadığın müddetçe varolmak istersin birkaçının çerçevesinde, bazı fotoğraflar eskir, siyah kazaklar rafa kaldırılır, bazı alışkanlıklar yeni alışkanlıklarla devredilir, susmak üzgün olmak değildir susmak aslında bir çok şeyi anlatmaktır.
Gülümseyerek uyandığın zamanlar olur bir bardak kahveyle eşlik edersin yarım kalan sohbete, en son kimi nerede unuttuğunu hatırlayamayacak kadar iyisindir bazı şeylerde, bazen güzeldir..
Duygu yoğunluğundan ritmi bozulan kalbin eskiye döner, derin bir nefes alırsın bir gece gate'de.
Gece koltuğa dökülen mum lekesidir bazen tüm hatırladığın, iyi birşeydi sanırım bu der ve geçersin.
Kokladığın deniz, tuzunu dudağına çalmıştır parmak uçlarına konarken, balığın oltayı hızla çekmesi kadar heycanlıdır aslında bir yerden sonra, ailenle mutfakta dedikodu yaparken buluverirsin bir anda kendini sonra ertesi gün yine başka bir şehirde.
Tempodan gocunmaz ruhun, çünkü bazen güzeldir,
bazen yeniden başlar,
bazen yeniden gülümsersin,
çünkü bazen hayat,
varolabildiğin kadar iyidir.
Ama!
Derste hoca yüzüme bakıp;
- Esneme derste dikkatimi dağıtıyorsun, dedi el-cevap;
- Hocam ağzımı tutamıyorum..
p.s;
Napıyım,bende böyleyim..
- Esneme derste dikkatimi dağıtıyorsun, dedi el-cevap;
- Hocam ağzımı tutamıyorum..
p.s;
Napıyım,bende böyleyim..
No comment.
Şifremi unuttum diyorum gerizekalı mailime yeni şifre gönderiyor,
anlatamıyorum sanırım;
Şifremi unuttum!
anlatamıyorum sanırım;
Şifremi unuttum!
Delilik..
Yok böyle bir delilik;
gece saat 1de kapı çalınıyor garipsiyorum ama inadına zile basılıyor kalkıp açtığımda karşımda bizim çocuklar!
- Özledik dayanamadık kalktık seni almaya geldik, hem sabaha kahvaltıda hazırlarsın bize,hadi al pijamalarını gidiyoruz
ne oluyor demeye kalmadan biri eşyalarımı topluyor biri koluma giriyor biri hadi hadi diye komuta veriyor bir anda yola düşüyoruz sonuç olarak yine beraber mutfak muhabbetinde buluyoruz kendimizi..
Gerçekten delilik,ama seviyorum sizi :)
gece saat 1de kapı çalınıyor garipsiyorum ama inadına zile basılıyor kalkıp açtığımda karşımda bizim çocuklar!
- Özledik dayanamadık kalktık seni almaya geldik, hem sabaha kahvaltıda hazırlarsın bize,hadi al pijamalarını gidiyoruz
ne oluyor demeye kalmadan biri eşyalarımı topluyor biri koluma giriyor biri hadi hadi diye komuta veriyor bir anda yola düşüyoruz sonuç olarak yine beraber mutfak muhabbetinde buluyoruz kendimizi..
Gerçekten delilik,ama seviyorum sizi :)
Yaşamak..
Bir sürü koşturmaca, bir an durup biraz sakin demek geliyor, sürekli birileri plan yapıyor sürekli birileri bir şey hakkında konuşuyor istesemde istemesemde katılıyorum bir bakıyorum günler geçip gidiyor, içim dolup taşıyor sanki, ben müzik yapıyorum onlar karşı masadan bize eşlik ediyor, ben dans ediyorum onlar gülümsüyor sonra bir bakıyoruz yine sabah olmuş, yarım kalan sohbet orada bırakılıyor başka telaşlara düşülüyor tatlıyı bırakmışım meğer epey zaman önce gecenin bir yarısı dürüm söyleniyor evimize, bitki çayları yerine kolaya gözümüzü dikiyoruz birazda biz yaşayalım diyip gelsin j&b.
Muhabbeti güzel oluyor tavlalar açılıyor ortada bahis varsa durum fena, sonra evimi özlüyorum arkadaşlarla topluca kalkıp gidiyoruz bir anda dersten çıkıp okuldan biniyoruz süpriz oluyor orada da muhabbet fena..
Beni sevdiklerini söylüyorlar ve onları sevdiğimi söylüyorum sabaha kadar bir o odada bir bu odada, sabaha karşı uykuyla karışık saçmalamaca, ertesi gün caddeye gidiliyor o akşam menüde ızgara oluyor, veda zamanı geliyor annem ağlıyor görüyorum orada, yanından geçip giderken, arabada müzik çalıyor derinden işlemiyor sanki favorimiz Katy perry son iki haftadır aralıksız dinlediğimiz anlar oluyor sözleri sanki tez konumuzmuş gibi ezbere biliniyor..
Yeniden bu şehre dönüş zamanı geliyor, otobüsü esir alıyoruz dünya sanki bizimmiş gibi yaşıyoruz, en çokta gülüşlerimiz oluyor..
Molalarda ellerimiz telefonda, bir taraftan kulağımız geçen kadının saçlarının dedikodusunda, yaşamayı tam anlamıyla yerine getiriyoruz..
Yine akşam oluyor, yine uyku geliyor..
Her güne ayrı bir hikaye sığdırarak uykulara dalınıyor..
Muhabbeti güzel oluyor tavlalar açılıyor ortada bahis varsa durum fena, sonra evimi özlüyorum arkadaşlarla topluca kalkıp gidiyoruz bir anda dersten çıkıp okuldan biniyoruz süpriz oluyor orada da muhabbet fena..
Beni sevdiklerini söylüyorlar ve onları sevdiğimi söylüyorum sabaha kadar bir o odada bir bu odada, sabaha karşı uykuyla karışık saçmalamaca, ertesi gün caddeye gidiliyor o akşam menüde ızgara oluyor, veda zamanı geliyor annem ağlıyor görüyorum orada, yanından geçip giderken, arabada müzik çalıyor derinden işlemiyor sanki favorimiz Katy perry son iki haftadır aralıksız dinlediğimiz anlar oluyor sözleri sanki tez konumuzmuş gibi ezbere biliniyor..
Yeniden bu şehre dönüş zamanı geliyor, otobüsü esir alıyoruz dünya sanki bizimmiş gibi yaşıyoruz, en çokta gülüşlerimiz oluyor..
Molalarda ellerimiz telefonda, bir taraftan kulağımız geçen kadının saçlarının dedikodusunda, yaşamayı tam anlamıyla yerine getiriyoruz..
Yine akşam oluyor, yine uyku geliyor..
Her güne ayrı bir hikaye sığdırarak uykulara dalınıyor..
210106-12
Hepsi bir damla öğrendiklerim, oysa sen ne çok bilmek isterdin..Küçücük bir veda zamanı şimdi, senin duyamacağın kadar alçak bir sesle çığlık çığlığa kulaklarımda, geriye sadece bir damla, düşse gözlerimden dudaklarına anlayamacağın kadar küçük içinde boğulabileceğim kadar derin bir damla..
Ne çok severdim, ve çok özlerdim uyurken yanımda yüzünü, sesin her kelimede binbir anlam içeren cümlelerin, bensizde iyiydin hiçbirşeyi etkileyemedim..
Gülümse bana, son bir kez saçlarıma dokun gülümset beni yapabilirsin bunu değil mi, son kez..
İçimden cenazeni kaldırırlarken son kez sarılmak isterdim sana, son kez kucağında uyut sende beni, son kez filim izleyelim, sen seç bu sefer, duygusal olmasın ama gülümseyerek hatırlamanı isterim beni..
En çok filmleri özleyeceğim galiba, birde koltuktan atarken kendimi beni tutmaya çalışmanı, yapamam zannederken her fırsatta kendimi sana bırakışımı, güven duygusu içeriyordu hepsi, her defasında birkez daha emin oluyordum düşerken tutacağından..
Nerede hata vardı bilmiyorum, uzun düşünüyordum oysa ki çoktan çekmişsin sen çizgiyi ayak ucuma bir adım daha atarsam yanardım oyunda, görmedim bir adım daha attım bir adım sana gelmek için yetermiydi sevgilim? ben koştum sana duymadan, görmeden, koştum..
Ne yaptığımı soracak olursan senin istediğin şeyi gerçekleştiriyorum ben ölüyorum ömrümü ömrüne katıp kendime seni son bir kez düşünecek bir soluk bırakıyorum..
Çünkü bazen biter..
Biz istemeyiz ama hayat öyle bencildir ki devam eder, sende ona eşlik edersin, yanımda ol isterdim öyle sessiz sessiz bakma, öyle acıtma, düşmanımmış gibi davranma, sevdiğinim ben senin, öyleyim? Öyleydim lütfen yalan söyle bana öyleydin de mesela hala öylesin hatta, benimle yaşa de bana elimi tut seni seviyorum diye fısılda..
Bir nefes daha yeterdi aslında, dudaklarından dudaklarıma..
Suskunuğum, düşünceler, yaşananlar sürekli evre atlayan olaylar.
Büyüyor sadece, zaman beni içine alıp savururken, oysa küçüğüm daha çok küçüğüm gerçekten..
Kar hiç durmadan devam ediyor, hala o kadar çok üzgünüm ki, başımı koltuğa yaslayı izliyorum sadece konuşmadan bana yakışmayan sessizlikle..
Usul,usul gidiyorum kendimden uzaklara, istediğim herşeyi gömerek toprağa, ve ben böyle bir üzüntü düşünmedim..
Hepsi bir kaç damla aslında,
'beni yalnız bırakma....'
Saatler değil günler geçiyor omuzumdan aşağıya süzülürken düşüncelerim, kar taneleri gibi aynı yüzeyde birleşeceği halde gökyüzünde özgürce savurulurken değmiyor kimse kimseye, bütün kavuşmaları insanoğlunun dibe vurmasıyla gerçekleşiyor, işte o an birisi daha geliyor yanıbaşına..
Hepsi bir defter dolusu yazıydı aslında,
hiç bu kadar karanlık olmamıştı karın beyazlığı mesela, insanlar hala koştururken bir yerden bir yere hiç bu kadar boş olmamıştı yollar.
Binlerce duygunun hakimiyetinde hissederken kendimi aslında varolan özlemin etkisiydi herşey..
Öyle özledim ki düşünmemeyi,
kendimi bırakıp akıp gidebilmeyi..
Savaşmak,
yapabildiğim en iyi şeydi, kusursuzca savaşmak, inadına savaşmak, kazanana kadar son günlerde ise kaçıyorum bundan, kazanmayı beklemeden..
Çok yorgunum, artık lütfen..
Analatabileceğim kişiydi annem,
keşke omuzunda ağlarken hepsini dile getirebilsem,
saçlarımı okşasan, artık güvendesin desen..
Asında öyle olmadığımın farkında olsam ama sana inansam,
alsan beni..
Uyutsan..
Büyüyor sadece, zaman beni içine alıp savururken, oysa küçüğüm daha çok küçüğüm gerçekten..
Kar hiç durmadan devam ediyor, hala o kadar çok üzgünüm ki, başımı koltuğa yaslayı izliyorum sadece konuşmadan bana yakışmayan sessizlikle..
Usul,usul gidiyorum kendimden uzaklara, istediğim herşeyi gömerek toprağa, ve ben böyle bir üzüntü düşünmedim..
Hepsi bir kaç damla aslında,
'beni yalnız bırakma....'
Saatler değil günler geçiyor omuzumdan aşağıya süzülürken düşüncelerim, kar taneleri gibi aynı yüzeyde birleşeceği halde gökyüzünde özgürce savurulurken değmiyor kimse kimseye, bütün kavuşmaları insanoğlunun dibe vurmasıyla gerçekleşiyor, işte o an birisi daha geliyor yanıbaşına..
Hepsi bir defter dolusu yazıydı aslında,
hiç bu kadar karanlık olmamıştı karın beyazlığı mesela, insanlar hala koştururken bir yerden bir yere hiç bu kadar boş olmamıştı yollar.
Binlerce duygunun hakimiyetinde hissederken kendimi aslında varolan özlemin etkisiydi herşey..
Öyle özledim ki düşünmemeyi,
kendimi bırakıp akıp gidebilmeyi..
Savaşmak,
yapabildiğim en iyi şeydi, kusursuzca savaşmak, inadına savaşmak, kazanana kadar son günlerde ise kaçıyorum bundan, kazanmayı beklemeden..
Çok yorgunum, artık lütfen..
Analatabileceğim kişiydi annem,
keşke omuzunda ağlarken hepsini dile getirebilsem,
saçlarımı okşasan, artık güvendesin desen..
Asında öyle olmadığımın farkında olsam ama sana inansam,
alsan beni..
Uyutsan..
Kendime ikinci not.
Yorgun ses tonuyla konuşurken; 'sonra birileri hep gider'
her dakikada bir bebek doğar mesela, her dakikada bir insan ölür, ama can her saniye yanar.
Sonra birden durursun, ne yapıyorum ki diye sorduğun anlar gelir, aptallıkların dizlerinin üzerinde, derin bir kaygı sarar budala bedenini, ne çok vermişsin, hiç almamışsın bak elinde hiç birşey yok, üzülürsün, beklenti içinde olmak, kendini kandırmak ve daha bir sürü masal, beklentiler; sadece üzer..
Susmak; çözümdür aslında konuşmak sadece boşuna nefes harcamak ve karşılıklı anlaşmak, yok öyle birşey.
Anlaşılmak; hep beklediğin güvenin kapıyı aralamasını beklemek gibi yada çalmadan kapıyı açmak gibi, öyle de boş yani.
Emin olduğun anlar vardır bu defa kesin dediğin ve hep kendini yinelediğin aslında sadece cesaret ister. Bir gün yapacağım derken o günün hep ertelenmesi gibi bir gün değil, bugün olmalı aslında.
Uyandığımda yapmış olmalıyım, uyanalı çok olmadı aslında kendimi avutmanın dışında geçen zaman biraz düşünceli ve tepkiliydi. Yazık değilmi ki umutlarını beslerken aç kalmak.
Bırak, bitsin gitsin ölmedikçe değer bence, üzüntüler elbet geçer.
Ve o doğru değilse, yanlışları sevmenin manası ne, lütfen biraz kendinide düşün koşma artık biraz yürü hava hala güzel ve gelecek güneşli günlere bahara..
Geçti gitti masaldı bitti iyi ve kötü şeyler hepsi seninle olsun. Ve ben hiçbirşey istemiyorum tarafınca.
İyi dileklerde bulunmak çok aptalcaydı yüzüstü bırakıpta sana birşey olmasın demek kadar onur kırıcı, gururumu okşayacaksa, kendimi daha iyi hissedeceksem ; bende yaptım bir defa değil iki değil belki de sayamayacak kadar, vicdan azabını unutalı yıllar oldu. Suçlayacaklarsa suçlasınlar bence umurumda değil, hepsi okuduklarımdandı pek kabahatim yoktu satırların kurbanıydım aslında.
Derin bir nefes alıp belki de son kez tüm bunlara sakin bir kafayla ' Siktir ' diyorum şimdi, bazen rahatlatır bu cümle seni,bak çok daha iyi hissediyorum şimdi.
her dakikada bir bebek doğar mesela, her dakikada bir insan ölür, ama can her saniye yanar.
Sonra birden durursun, ne yapıyorum ki diye sorduğun anlar gelir, aptallıkların dizlerinin üzerinde, derin bir kaygı sarar budala bedenini, ne çok vermişsin, hiç almamışsın bak elinde hiç birşey yok, üzülürsün, beklenti içinde olmak, kendini kandırmak ve daha bir sürü masal, beklentiler; sadece üzer..
Susmak; çözümdür aslında konuşmak sadece boşuna nefes harcamak ve karşılıklı anlaşmak, yok öyle birşey.
Anlaşılmak; hep beklediğin güvenin kapıyı aralamasını beklemek gibi yada çalmadan kapıyı açmak gibi, öyle de boş yani.
Emin olduğun anlar vardır bu defa kesin dediğin ve hep kendini yinelediğin aslında sadece cesaret ister. Bir gün yapacağım derken o günün hep ertelenmesi gibi bir gün değil, bugün olmalı aslında.
Uyandığımda yapmış olmalıyım, uyanalı çok olmadı aslında kendimi avutmanın dışında geçen zaman biraz düşünceli ve tepkiliydi. Yazık değilmi ki umutlarını beslerken aç kalmak.
Bırak, bitsin gitsin ölmedikçe değer bence, üzüntüler elbet geçer.
Ve o doğru değilse, yanlışları sevmenin manası ne, lütfen biraz kendinide düşün koşma artık biraz yürü hava hala güzel ve gelecek güneşli günlere bahara..
Geçti gitti masaldı bitti iyi ve kötü şeyler hepsi seninle olsun. Ve ben hiçbirşey istemiyorum tarafınca.
İyi dileklerde bulunmak çok aptalcaydı yüzüstü bırakıpta sana birşey olmasın demek kadar onur kırıcı, gururumu okşayacaksa, kendimi daha iyi hissedeceksem ; bende yaptım bir defa değil iki değil belki de sayamayacak kadar, vicdan azabını unutalı yıllar oldu. Suçlayacaklarsa suçlasınlar bence umurumda değil, hepsi okuduklarımdandı pek kabahatim yoktu satırların kurbanıydım aslında.
Derin bir nefes alıp belki de son kez tüm bunlara sakin bir kafayla ' Siktir ' diyorum şimdi, bazen rahatlatır bu cümle seni,bak çok daha iyi hissediyorum şimdi.
Kendime bir not.
O an geldiğinde,
gerçektende, çokta vahimdi..
Çokmu yorucuydu,
acıttı mı, incildim mi.
bence iyiydi.
Koşmak gerek bazen,
bazen durmak, nefes almak..
Ben,
Çok yoruldum mu, koşturdum mu,
durmam lazım..
Belki de;
vazgeçipte yeniden başlamak,
yarım bırakmak..
Şimdi;
çoktan gittim, vazgeçtim,
yürümeyi seçtim,
gerçektende, çokta vahimdi..
Çokmu yorucuydu,
acıttı mı, incildim mi.
bence iyiydi.
Koşmak gerek bazen,
bazen durmak, nefes almak..
Ben,
Çok yoruldum mu, koşturdum mu,
durmam lazım..
Belki de;
vazgeçipte yeniden başlamak,
yarım bırakmak..
Şimdi;
çoktan gittim, vazgeçtim,
yürümeyi seçtim,
Bir daha koşarmıyım,
dönermiyim,
delimiyim..
dönermiyim,
delimiyim..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




