Teşekkür Notu..

Biraz teşekkür zamanı..

Başta anneme,her konuda yapabileceğime sonsuz derecede inandığı ve bana güven sağladığı için.
İkinci olarak babama,başaramasamda beni hep seveceğini gösterdiği için..
Seval'e her daim yanımda olduğunu gösterdiği için..
Ali ve Erdoğan hocalarıma, sürekli olarak ilgilendikleri ve gülümsedikleri için..
Osman'a (hoca..) onu hiç anlamasamda süper zekiymişim gibi elimi sıktığı için..
Ayşegül'e en boktan anımda güldürdüğü için..
Fitne-fesat karılara,beni hırslandırdıkları için..
Gitarıma.. Stresimi aldığı için..
Hulk'a şimdiden adıma planlar yaptığı için : )
Winstona,pskolojik olarak rahatlatığı için..
Abimlere,bana güvenmedikleri,başaramaycağımı kabullenip beni başarmaya mecbur hissettirdikleri için (sevmiyorum sanmayın lan..)

Ve Beau'ya..
Başarmam için elinden ne geliyorsa yapıp kendi imkanlarını bana sunup,sinirden ağladığımda benimle ağlayıp ,sonsuz değer verdiği için..(anlatmakla olmuyo..r yaşamak lazım..)

Ne kadar daha başarmamış olsamda siz olmasaydınız umut besleyemezdim..
Sizlere teşekkürü borç bilirim..
Ve;

Siz olmasaydınız,ben buraya dahi gelemezdim..
Tekrar,tekrar binlerce kez teşekkürler..
Sizleri seviyorum..

Eksiltili Cümle..

Kötü yazılmış makaleler gibiyim bugünlerde..
Üslubum kötü,içerim eh işte..
Okuyucuya verilmek istenen mesaj kaygısından uzak,
Tasarladığı hayaller peşinde..
Yada..
Çalakalem yazılmış bir roman gibiyim son dönemlerde..
Yaşlı ama henüz toy bir yazarın elinde.
Kimi aşkların sevdaları,kimi destanların yalanları var içimde;
Her mutlu sona giden yerde,eksiltili bir cümle..

Ps..
Çoban Yıldızı..

Hipotez.

Neden bilmiyorum,hala baktığımda kıskanıyorum.
İnsan denilen doyumsuz bir mahluk;
Almayıda, satmayıda fütursuzca kabul edip sonradan pişman olabilecek kadar net.
Ve ben denge profilleri yerine oturmamış akarsular gibiyim..
Hala cokun hala gözükara..
Oturup düşünmek için elde var 10 yıl..
Tüm bunları söylemek için daha çok erken,
ve bilmiyorum.
Kıskançlık..

Kıskançlık bu zayıflık anımda..

Ps;
Bir - iki resim vardı onlarıda saldım çayıra..



..

Kenarımdan kıvırda kapat beni..
Devam etmek istediğinde;
Kaldığın yeri unutmayasın diye..

Kendime bir şeyler yazmak istiyorum.


Sussak ya şimdi.
Hani en baştaki gibi. Önce söze sen başlasan ben dursam karşıda.. Baksam; geçip gitsem karşı kıyıya..
Hiç merak etmedik denizin sonunu. Ve avare geçip yaşlanan günler.
Sana söylemek istediğim son sözlerim bunlar. Ne irdelemeyi sevdim ne kestirip atmayı. Bu yüzden hiç başaramadım yeniden başlamayı.
Aslında herkes bilir. Şarkılar hep bu sözleri nakarat eder.
Ve ben asla söyleyemem.
Uzun ve kısa saçlı adamları seviyorum. Aslında en çok kendimi. Ve gördüğüm rüyalar o denli bana ait, o denli düşvari..
Ve Alexin sesini seviyorum onun objektifini, onun yanından görmeyi.
Ve uyuklamak istiyorum aralıklı uyanarak izlemek seyir hali bedeni. .
Hiç beklenmedik bir anda Coldplay söylemek istiyorum. Viva la vida..
Sevmediğimi açıkca söylemek istiyorum ismi banel olan tüm kızlara,iremleri sevmiyorum mesela..
Sandalet giyerek koşmak denize doğru biraz daha yokuş aşağıya ve bilinmedik kucaklar çıkmalı karşımıza..
İyiydin sen aslında..
Ve ben bir çok şarkı yazdım sana.
Ama şimdi coldplay söylemek istiyorum sana inatla..
Viva la vida mesela ..

İnatla kemirmek lazım sağ kalmış tırnakları..
Arka fonda coldplay çalmalı..
Fix you gibi daha inceye dokunan bir şarkı..
Merdümgiriz çeksin tüm içten fotoğrafları,Alex söylesin minörden parçaları..
Ve ismi banel olan tüm kızlar gitsin içimizden.
Artık biraz daha kemikli kadınlar yaşamalı..


Hatunlar..

Nedense ne zaman toplu taşıma araçlarına binsem yanıma normal ebatlardan baya bir irice bir hatun denk gelip oturuyor.
Yok oturması bişi değil asla insan ayrımı yapmıyoruz ama yevrum hatun beni öyle bir sıkıştırıyorki
az biraz sonra çılgınca '' kaptan popişim camdan çıktı lütfen sağdan git sürtünme,yırtılma olmasın! ''
diye bağırmak istiyorum.
Hatunlar zevkmi alıyorsunuz? Yok hayır biliyorum top topu çekermiş diye bir laf var ama burda top kim ? Ne alaka şimdi bu söz ?
Toplu taşıma araçlarına binmeden önce popişimi poşete koyup kucağıma almak istiyorum .
Tıbben mümkünmüdür. Mümkünse abicim bi zahmet el atıver . Sevabına.
Ayağımızı denk alalım .

Of darlandım aahhh nokta

Kendim için

Kendime bir not!! :

Her ders çıkışında otobüse binmeden önce otobüsten inen insanlara bakıp derin bir kasvetle
'' insanlar burdan bakınca böceklere nede çok benziyorlar ''
demekten vazgeç!
Sen kimsin lan kimsin sen? daha iki dakka önce bu otobüse yetişip binmek için k*çını yırtarcasına koşmuyomuydun? he? kime bu pozlar ?

Oh rahatladım.
dubidubidubidupdup daralararap..

Öğrendiklerim..

Yaşadığım süre zarfında pek çok şey öğrendim..

Küçükken ip atlamanın büyüdükten sonra bilgisayar başında oturmaktan daha çok eğlenceli olduğunu öğrendim..
Sonsuz sanılan dostlukların hiç düşünmediğin bir detay için bitebileceğini öğrendim.
Ne kadar vurdumduymaz olursam olayım babamın bana karşı ses tonunu yükseltmesinde gözlerimin dolabileceğini öğrendim..
Doğmadan önce hiç umursamadığım ufaklığın doğduktan sonra bir dudak bükmesine tüm paramı harcayabileceğimi öğrendim...
Bazen insanın bir sürü insan içinde bile kendini yalnız hissedebileceğini öğrendim..
Annemin dediklerine kulak asmanın beni ileriye taşıyabileceğini öğrendim..
En büyük hayal kırıklıklarını en güvendiğim insanların yaratabileceğini öğrendim..
Korktuğum halde bir işe başlamanın en büyük cesaret olduğunu öğrendim..
Sevilmenin aslında sevmekten daha güzel,sevmenin ise sevilmekten daha zor olduğunu öğrendim..
İnsanın stresten kusabileceğini öğrendim..
Bazen bir sokak kedisinin elimi tırmalayışının abimin (hakkımda) düşüncelerinden daha az acıttığını öğrendim..
Bir dostu kaybetmenin en kolay yolunun ona sırlarını anlatmanın olduğunu öğrendim..
Bazen bir balıklı kalemin aldığım en güzel hediye olduğunu öğrendim..
Bir insanı incitmenin en kolay yolunun yaptığı hataları yüzüne vurmak olduğu öğrendim..
Anneme aldığım hediyelerin değeri ne olursa olsun ona dünyanın en güzel hediyesi gibi geldiğini öğrendim..
Dinlediğim şarkıya göre ruh halimin değişebileceğini öğrendim..
Bazen yazmanın yüzyüze konuşmaktan daha basit olduğunu öğrendim..
İnsanların en büyük zevkinin başka bir insanı çekiştirmek olduğunu öğrendim..
En komik maceralarımı parasız kaldığımda yaşadığımı öğrendim..
Hatalarımı telafi etmekte ne kadar gecikirsem o kadar hata yaptığımı fark ettim..
Seni seviyorum kelimesinin çok sık kullanıldığında insanın sevmekten uzaklaşabileceğini öğrendim..
Çocukluk arkadaşlıklarının asla büyük aşklar olamayacağını öğrendim..
Hulk'dan asla nefret edemeyeceğimi aksine her düşündüğümde kendime kızabileceğimi öğrendim..
Sustukça sustuklarımın içimde büyüdüğünü öğrendim..
Annelerin bütün çocuklarına yetebilecek kadar sevgi ürettiklerini öğrendim..
Herşey olduğumu zannettiğim anda henüz hiç birşey olamadığımı,hiçbir işe yaramadığımı düşündüğüm anlarda herşey oldğumu öğrendim..


Hiç öğrenmediğimi zannettiğim anda aslında bir çok şeyi öğrendiğimi öğrendim..


Tabu 1

Can sıkıntısına, tabu oynamaya karar verilir.
Guruplar ayrılır,bizim ki belli zaten; herzamankinden..
Gurupta anlatma sırası bana gelir.
Karşımda Sevi..
Kelime: Emme Basma Tulumba (öhh..)
Yasak kelimeler : damacana,su,bastırmak..

Nasıl anlatsam nasıl anlatsam diye düşünürken çok acayip bir diyalog çıkar ortaya..

Silent- Bak şimdi önünde uzun bir çıkıntısı var elinle tutup çekiyosun böyle şak,şak
Sevi- ? ee başka neyi var?
Silent - sen elinde öyle yaptıktan sonra bi şey geliyo ucundan bi sıvı yaşamı oluşturan bi sıvı!
Sevi - Oha lan o kelimede mi var?
Silent - ya hadi bul bak elin yorulunca istersen oturarak yap fark etmiyo hadi hadi az kaldı çabuk
Sevi - Ya bi s*ktir git nasıl söyliyim lan ben bunu
(bu sırada karşıda ki gurup yarılmış vaziyette.. )
Silent - Lan ne var bunda herkezde var bizde ki mutfakta
Sevi - Ya ben sizin kişisel tercihlerinize,zevklerinize karışamam ben söyleyemiycem bunu.
silent - lan ne diyosun? manyakmısın söylesene
Sevi- ya Silent nasıl söyliyim bu kadar kişinin içinde ayıp lan ya ayrıca nerden buldunuz böyle kartları sapıkmısınız ya
Silent - hö?

Süre bitmiştir. Kaybetmişizdir.
Sevi'nin anladığı şeyi duyduktan sonra baya bi kendime gelemedim.
manyak lan bu kız. Valla!

Sev-aL

Yahu bu kızla ne zaman bir yere gitsek ya beş kuruşumuz olmuyor,yada düşürüyoruz paraları.
Ayranımız yok içmeye efem biz tattıravanla gideriz helaya hesabı, ama artık çıldırmak elde değil.
Nasıl yapıyor bunu hiç anlamıyorum,kasıtlı yapsa yok,oda benim gibi kalıyor ortada,entrika için yapsa yok artık bu kadarı da fazla, vallahi artık yemin edicem onunla evden dışarı çıkmamaya.

Ve dayanamadım sordum ulan!

Silent - Lan doğru söyle abdestsizmi geziyosun?
Sevi - Lan yok.. Namaz bile kıldım vallahi!
Silent - Hö?

Söz müzikle ağlayınca.. Güldüm. Geçtim.

İyisin hoşsun bir Yokuşsun
Harbiden baya bi boşsun
Şarkıya türküye lanet olsun
Anlayamadın ya ...

Ne şehit ne gazi.. B*k yoluna gitti bizim Niyazi..

Minik japonum Şadumanda artık Osmanın yokluğuna dayanamadı ve bu sabah terk etti bizleri.
Kalktığımda akvaryumda ki iyice kilo almış ve yamulmuş bedenini görünce üzüldüm tabi..
Ah be Şaduman yaktın gittin bizleri..
Yalan tabi hepsi.
Ben öldürdüm onu bu eller öldürdü !
Anacım bakın şimdi.
Osman varken hergün bir sabah bir akşam iki kapsül tablet atıyordum akvaryuma.
Osman gittikten sonra şaduman depresyona girmesin yokluğunu hissetmesin diye devam ettim aynı miktarda atmaya.
Hayvan devasa bir şekilde büyümeye başladı tabi japon balığı çizgisi aşıp japon balina kıvamında koparttı kendini.
Diyete sokmayı düşündüm onu, baktım bu gidişi gidiş değil..
Anem kıyamadım lan. Yazık ağzını açıp kuyruğunu çapul çupul kımıldatınca dayanamadım,dayadım yemi dayadım yemi..

Olayın özeti..

Silent daya yemi,gitsin Şaduman b*k yoluna emi..

Yarın bir çift daha almayı planlıyoruz bu japonlardan pazarda satıyolar çoraptan daha ucuz çifti 5 lira. Vallaha bak.
Aslına bakılırsa japonca öğrenmek istiyorum.
Malum bu hayvanlar gevur ne anlasın bizim dediklerimizi?
Sonra neymiş yok efendim balıklar aptalmış,yok şöylelermiş,yok böylelermiş..
Yok yeaa.. Yok yeaa...
Ne anlasın onun o çipil çipil gözleri senin anyandan Konyandan ne anlasın bacım?


Ps..
Uzun zamandır tasarladığım konuşmayı bugün yaptım.
Rahatım ama mutlu sayılmam.
Kırmayı hiç sevmem ki.

Türk Filmleri..


Bugün konusu geçen eski Türk filmlerine değinmek istiyorum ısrarcı bir tavırla..
Şöyle bir konuşmaya şahit oldum.
- ''Ya eski Türk filmleri ne kadar iğrenç insanlar nasıl izliyorlarmış onları? ay sürekli biri kaçıyo diğeri kovalıyo hep bir yanlış anlaşılma uf çok sıkıcı vallahi izlerken öldüm gülmekten ya yinede çok sıkıcı yurt dışında adamlar ne güzel filmler yapıyorlar birde buredakilere bak şu ülkeye bak ''

Ulen herkes anasının karnından çıkarken teknolojiylemi çıktı ?
Çok merak ediyorum sayın bayan hiç eski türk filmleriyle eş değer tarihte olan yabancı dizi/filmlere bir göz attın mı? 1970'ler zamanındakilere?
O zamanlar teknoloji,renkli çekim,efekt vardıda herkes kullanırken bizimkiler mi kullanmadı ?
Entrika olsun diyemi siyah beyaz çekip konuları o şekilde kurguladılar?
Her film oluşurken içinde yaşanılan toplumun sevebileceği,ilgi duyabileceği konulardan esinlenir demek ki senin anan,baban o tür filmler/diziler izlemekten hoşlanıyormuş; ama bilmem sen bunun ne kadar farkındasın.
Hem beğenmiyorsan niye izliyorsun? kafana,orana,burana silahmı dayıyorlar ?
Ki bence çokta güzel filmler. Her ne kadar dram yönü daha ağır bassa da güzeller o zaman koşullarına göre. Hem şimdiki filmlerin konusu çokmu farklı?
Sürekli eski filmler,kitaplar yeniden uyarlanıp yeni diziler,filmler çekilmiyor mu? Sürekli her dizinin,filmin konusunda muhakkak bir aldatma,bir yanlış anlama,bir terk ediliş yokmu?
Söyle yavrucum her çarşamba Yaprak dökümü için her perşembe Aşk-ı memnu için televizyon karşısına geçmiyormusun?
Sen bunları yapmıyorsan bende bir daha bu bloga yazı yazmam bu kadar diyorum..
Aman be kızım.
Nedir bu sınır dışı özentiliği? nedir bu Amerika sevdası?
Nedir bu hep ordaki hatunlara özenti,ordaki erkeklerin resimlerini görünce 'ulan bu benim sevgilim olsa hiç düşünmem veririm' düşüncesi ?
Evet haklısın bizim geleceğimiz pek parlak değil.
Bunun en büyük sebebide siz ve sizin gibi içinde yaşadığı toplumun geçmişinden dalgacı bir tavırla utanıp gelecek hakkında kaygı duyan en büyük hayalide Amerika( bunun yanında ingiltere,hollanda vs vs.. ) özentisi gençlerimiz yüzünden..
Ama emperyalizm konusu popüler oluncada hepiniz sırf bir adım daha önde görünmek için atıp tutarsınız,yok kahrolsun abd yok şöyle yok böyle..
Naaa....hhh adam olur sizden naaa..hh..
Abim bile adam olur ama sizler naaa...hhh...
Gözünü sevdiminin insanları ne olacak sizin sonunuz..

Kurban olam ülkemin her karışına,her (harbi) sonuna kadar Türküm diyen insanına,gelmişine,geçmişine..
Kurban olam Hülya Koçyiğit'ine,Türkan Şoray'ına gerçekten oyuncu olan emek veren eski aktrist ve artistlerine..


Oh lan rahatladım..

Koca Kapmaca ..

Heh..
Bir bu İslami evlilik sitesi eksikti oda oldu tamam...



Sırada ne var merak ediyorum ?

Solcular evlilik sitesi? Hayko hayranları evliik sitesi ? Timberland giyenler evlilik sitesi?
Yahu ne kadar çok meraklıyız böyle internet üzerinden aşk yaşayıp,sevişip,vermeye,almaya..
Koca kapmaca oyunları bunlar.

Telvizyonlarda yok yabancı gelin yok gevur damat yok kaynana beni seç yok elletmem ama veririrm oho.. varda var..
Saymakla bitermi ?
Sadece Türk televizyonlarında olan bir şey değil bu.
Genel olarak dünya çapında yayılmakta olan bir eğilim.
İnternet-Televizyon bizim evliliğimizde dahi tuzu bulunan bir icat artık..
Ben mi ne diyorum ?
Haydee kop gel siteye
evlenek..

P.S :
Bu resimde poz veren hatun..
Yahu yavrum anan baban kızmadımı sana? Ne işin var böyle afişlerde ?
aa ne kadar ayıp..
Çok ciks olduk lan !

Ah biz insanlar..

Azimle s*çan tuvalet taşını bile deler hesabı,
parktaki betona gömülü koca ban
kı söküp diğeri ile karşı karşıya koymuşlar efem sırf ayacıkları rahat etsin diye ..

Şiddetle kınamakla birlikte gülmeden de edemiyorum ne olacak bizim halimiz?

hareketlerimiz konusunda boy boy bildirgeler asmak gerek sanırım..
Ne yapalım..

Bakışlardan anlamıyoruz. En iyisi çevremizi böyle abuk sabuk ama mantıklı olan tabelalarla süsleyelim.
Susmaktayız..
Beklemekteyiz..

Osman(sız) - Şaduman..


Sizleri Osman ve Şaduman ile tanıştırmaktan onur duyardım fakat Osman bugün öğlen 15 civarı aramızdan ayrılarak derin bir sukünete doğru yol aldı ..
Naaşı bir peçete yordamı ile alımlı,kırmızı çöp kovamızda bulunmaktadır.
Üzüldüm yahu. Daha yeni tanışıp kaynaşmış birbirmize alışmıştık..

Balık deyip geçmeyin.
Onlarında canı var hem kuyruklarını çapul çupul sallıyorlar hanginiz yapabilir bunu?
Yaaa... Öyle işte..


Şadumanla hayata Osmansız kaldığımız yerden devam etmekteyiz efem.
Ben onları çift görmeye alışmıştım şimdi pek bir garipsedim doğrusu..

Allah Şadumana zeval vermesin.
Çok şükür. Amin.


Bir haftadır aynı koltukta,aynı kitapta..

Üstelik ;


Hala aynı sayfada...

Cami Karşısı..

Aneyle gidiyoruz çarşıya saldık kendimizi bayırdan aşağıya kim kime dum duma yürüyoruz efem.
Derkene bir ev var yolun sonunda müstakil iki daire popişten birleşik onlardan boş olanının camına kartonları sokuşturmuşlar ateşe vermişler tutuşuyor..
Aney ani bir müdahale ile indiriyor kartonları yere üstüne basıyor söndürüyor az ilerde de evin sahibi hatun çamaşır asıyor bizim annecik yaklaşıyor hatuna ve
'' Az daha yanıyormuş eviniz bak yakmşlar kartonları söndürdüm zorla '' diyor hatun şöyle bir süzüyor bizi hani nerde diye bir refleks veriyor biz daireyi gösteriyoruz hatuna,hatun bakıyor ve
' hıııı e benim daire değilki ora '' diye bir cümle kuruyor ulen insanın yan dairede ki insanlara bu kadar mı garezi olur sanki o tutuşsa senin dairede tutuşmayacak gibilerinden bir monolog geçiriyorum içimden ben bunları düşünürkene hatunun karşıdaki çocukla (19 lu yaşlarda ) müthiş diyologunu duyup kopuyorum...

Hatun çocuğa seslenerek
'' Senmi yaktın len burayi?? '',
Çocuk '' yok yav temin biri geçiyodu o yakıverdi ''
Hatun '' he iyi oluvemiş tamam ''

Aneyi kolundan çekerek olay mekanından uzaklaştırıyorum..
Malum hatun manyak çıktı efem aman kaşa göze dikkat..

....

diyorum ki..

Sen

yada


ben..

Birbirmize gelene kadar başkaları gelir mi yanımıza..

Kolaymı sanıyorsun..
kolaysa yan o zaman.. Sebebim var biliyorsun ben seni


ARAYAMAM

Ps..
a wish for something more..

dmltzl

Var sayalım ki insan hayatı bir gökkuşağı ve ben bugün yedi rengin dışına çıkıp siyah olmayı seçiyorum.
Bugün tarladaki toprak olmak istiyorum buram buram alın teri kokan.
Tren garındaki bavul olmak istiyorum özlemden yıpranmış, tekerleri yaralanmış
Hafif meşrep bir kadın olmak istiyorum ruju taşmış ve göz makyajı umarsızca akmış.
Biraz da aşifteyim bugün saçımı savuruyorum aklımın rüzgarına.
Sevgilimin sevmediği yanıyım bugün ben, seveyim de değerlensin diye
Ya da değersiz birine verdiğim sonsuz değerim ki benden bir kısmı çıksın diye.

alıp alıp kenara koyduğum pazar bluzları
Okumayı planladığım ama kitaplığı doldurmakta kullandığım kitaplarım
Kıvırdığım sayfanın kat yeriyim bugün ben
Sınıf önüne sıkılan biber gazı
Olay yaratıp olayları örten bez parçası
Boş tutmaktan beyinleri saran örümcek ağlarıyım ben.

Sakız kokulu muhallebile serpilmiş bir parça fındıkçık
Onlarca çatal arasında aranılan tek bir bıçakken ele geçen kaşık
İstiyorum olmak Taksim meydanında sabaha karşı korku dolu bir ayık
Ne ayrılık ne birliktelik ama illede aşık..

Tavla..

Bay fotoğrafçıyla bir daha tavla oynamama sözü verdim içimden..
Bazı şeyler pahalıya patlıyor insana ( ouu... )



Seninle şöyle karşılıklı kahve eşliğinde oynayamadık ya..
Yada beytisine..
Onamı yansam bunamı yansam..

Sigaraya yeniden başladım.
Evet ben sözlerimi böyle anlarda tutamıyorum işte...

Kendime küfür edeceğim ama..
Kıyamıyorum lan aileme..

2 gün oldu daha hiç bir şey yemeyeli,sadece sigara ve kahve..
İştahım yok tokluk hissediyorum zaten. Yavrum Seval bu gün ne kadar uğraştı bir lokma olsun yedirebilmek için parası olmadığı halde canım benim..

Erdal bir şarkı çalmamı istedi o şarkıda takıldı dilime, kaç saattir söylüyorum bilmiyorum..

Yaşar Kurt - Alışamadım..

Geleceğe Dair Ne Varsa..

Kelebek kozayı bilmez ya.. Gerçekten bilmez..
Çıktığı anda kozadan bitmiştir onun için koza keyfi unutur kimdir nereden gelmiştir ne emeklerle örülmüştür daha ufacık bir tırtıl iken o koza..
Belki bizde değer bilmeyenlerdenizdir..
Kozadan çıktıktan sonra kozayı bilmeyen küçük renkleriyle meşrep kelebeklerdenizdir..
Kim bilir,belkide en bencilleri bizizdir..
Pek yorum kabiliyetim yok bu konuda,sallayabilirim anca dinlemek isterseniz.. Sayfalarca,saatlerce,satırlarca saçmalayabilirim size..
Sadece anlatmak istediklerim var..
Ona,bana,sana,bize dair bir şeyler adına..
Bencillik dedim de..
Bir insana yüz çevirmenin bencilliğini bir defa yaşadım aslında. Ben yaptım . Bilerek,düşünerek,kendimi haklı kılarak yaptım.
Vicdan azabı duydum elbette ama dedim ya sonunda hep kendimi haklı çıkardım..
Bunu bir kez daha yapamazdım..
Gerçekten..
Bu burnumdaki sızıyı bir kez daha dinleyemezdim,kedi yavrularını severek sevap işliyorum ayağına kendimi rahatlatamazdım.
Biliyorum bunu sana ben asla anlatamazdım,sende haklıydın,haklıydın elbet..
Hayat kısır bir döngü çıkmazlar dolu insanlar ve biz..
Bencildik birbirimize karşı,bencildik kozamızı bilmemekte..
Şimdi tüm iyi dileklerimi sana ithaf ediyorum ..
Şimdi hissettiğim müziği gerçekten çalmak istiyorum..
Şimdi hayatın o en can alıcı karesini ölümsüzleştirmek istiyorum..

Zaten birbirmize ayak bağıydık be bal..
Korkma,biraz burnumuz sızlar ağlamaktan sonra geçer gider işte..
Hayat bu.. Unutma bu turnike hep aynı yönde..

Atlatmak için çingene olmak lazım bu devirde..

Playist ; Collide..

....
'' seviyormusun aşk? ''
'' Bu gönül adam olmaz be bal.. Benden adam olmaz.. ''



Bir Hadis'e var..

Sana orospu çocuğu desem..
Ulan annenin ne günahı var.. Böyle bir it doğuracağını bilse girermiydi babanın altına ?

O.T.H

Ve gelin kuyruklu yıldızın sırrını çözmüştür,Lucas ona asla ait olmamış bir kitap gibidir..
O ne o romanı sahiplenebiliyor nede ondan vazgeçebiliyordur..
Ama bu kadar yaklaşmışken Lucas'ın hala ona ait olmadığını görmek..
Beklenildiği gibi.. Gelin nikahı terk eder..
Peyton ağlamaklı bir yüz ifadesiyle sevinmektedir..
Broke..
Tüm bunları önceden tahmin eden en sırdaş dosttur..
Yüzük düşer,kitap yırtılır..
Geriye Sadece Comet kalır..
o bir kuyruklu yıldızdır..
Lucas'ın Comet'dir..
Comet tüm bu düğünü mahveden bir maceradır..
Comet aslında sadece 60'lı yıllardan arda kalan Peyton'ın arabasıdır..

O.T.H..

Playist; Let me fall..

!


z a r a r s ı z ı m . .