Ada - Bolu.


Bolu öncesi Ada turu yaptık dostlarla.
Üstüne basıyorum DOST.
Bol gülmeli,az yemekli bir ada turuydu.
Sedatın kızlara asılmak maksadıyla,makinayı kızlara uzatıp;
''pardon bizi resim çekermisniz'' sözü bizi bitiren andı..

Sonra bu gün Bolu'ya doğru hareket ettik.
Yolculuk sevimliydi. Canım ne kadar alabalık çekip,ağzımın suyu aksada babam bunu bi kaç çikolata ve doritosla bastırdı.
Sağolasın babişko.
Sıcak karşılandık.
Dedeyi feth etmek üzereyim(ahaha..), kaleyi sağlam vuruyorum hai hakkımızda hayırlısı.
Ayağımızın tozuyla kınaya gittik hayatımda ilk defa oynadım hemde tanımadığım bir kişinin kınasında.yahu ne tuhaf insanım.Amcamın düğününde bile oynamadım leyn ben.Zıbıtma noktasındayım!
Vay be bende büyük gelişme.
Evimi, şimdiden özlemiş bulunmaktayım.
Paşamı,Balıklarımı..

Ah neyse.
Anne hatun için çekmek durumundayız.
Bunları nereden mi yazıyorum.
Yengemin evinde yengeç misali yattığım koltukta..
Hoşçakalın anacım..


Ps.

Adadan birkaç hatıra resim.
Beau.
Yanlış anlama.



Ütopyam.

Bu değilde bir başkası olabilirdim belki.
O zaman daha çok sevilebilir daha az şikayet duyulabilirdim.
O mesela,onun bedeninde olsaydım eminim daha çok severdi annem beni.
Sürekli sorun çıkartan biri olmaz; çıkarttıklarımda hoş karşılanabilirdi.
Her tartışmada bunlar yüzüme vurulmayabilirdi.
Ne konu olursa olsun bir yerden vuruyor bu beni,bir şekilde ummadığım bir anda.
Anneannemlere de gitmek istemiyorum.
Kıyaslanmaktan bıktım.
Konuşmaları şimdiden tahmin eder gibiyim.
O çok güzel bense köşe başı çin lokantasında ki garson misali.
O daha zarif bense daha fevri,daha patavatsız,daha üzücü, ben umutsuz bir vaka.
Dedem zaten sevmiyor beni.
Küçük yaşta şuursuzca yapılan hatalar hayatımıza,karakterimize mal oluyor .
Yazık bana.
Yerimde olsam bir daha konuşmaz,içime kapanır sessizce sırayı beklerdim.
Böyle olmasaydım..
Belki o zaman Vast'd yanımda olabilirdi; bu kadar yerin dibine girmek zorunda kalmaz kendimden soğumazdım.
Çok sık anmam ben bu kelimeyi ama tamda şuanda ihtiyacım olan tek kelime bu.
Lanet olsun..
Birinin çıkıp ''seni anyalabiliyor ve seni olduğun gibi sevebilirim'' demesini istiyorum.
Zor be.
Beau var mesela.
An gelip duymaktan sıkıldıklarımı bana duyuracağından eminim..
Kim yapmadı ki bunu. Hangisi daha çok gülümseyebildi yüzüme.
Kendimi 35inde dul kalmış pavyonda şarkı söyleyen 14 yaşında ki bir kız gibi hissediyorum.
21inde dört çocuğu olmuş;kocası çocuklarını alıp uzaklaşmış, terk edilmiş gibi..
Hiç bir yere gitmek,hiç bir dostla yüzyüze gelmek istemiyorum.
Kendi çapımda müzik yapıp,yine kendim dinlemek istiyorum..
Belki yeniden fotoğraf çekebilirim.
Belki arada yeniden gülümseyebilirim.
Ne berbat bir yaz ama..

Çok yalnızım baba.
Bana kedi alsana..

Bir Nevi.

Sıkılganım bu günlerde..
Sıkılgan ve gerginim.
Faili bir yolda edebiyen meçhul bir yolcu gibiyim.. Ne konuşmak ne yazmak..
Susasım var bu günlerde. Yapabilecek hiç bir iş, tamamlanması gereken hiç bir yarım yok hayatımda.
''Bu günde bitti işte'' diyerek geçiriyorum günlerimi..
Sırada ki..
Hayata karşı yetersizim sanki bu aralar,öyle yada böyle noksanım unutulmuş bir köşede..
Geceleri film izleyerek,gündüzleri uyuyarak dolduruyorum zamanımı.
Belki bir şeyler özleniyor,belki bir şeyler ters gidiyor bu şehirde..
Buzlarımız eridiğinde yüzümüz çıkıyor ortaya,
kendi sularımızda boğulurken tanıyoruz birbirimizi..

Yoruldum.
Anlatmaktan,ifade etmekten,kendimi savunmaktan,cevapsız kalmaktan..
Zaten yorgundum..
Sebepsiz tartışmalardan..

Eski bir dost'a.

ben belki senden daha az yaşadım.
Belki daha az olaya karıştım,belki daha az midye yedim. daha az uyudum...
En az senin kadar kötü bir dinleyiciyim.
Ve bugün Beau'ya hak verdim ilk kez senin adına.
Tüm kalbim adına..
Sen benim kadar kötü olamazsın incitme konusunda farkındayım.
Belki de daha az merhametlisindir son konuşmalarda.
Belki daha farklı bakıyorsun dünyaya..
Ne kadar saklasanda biliyorum seni.
O kadarda saklayamazsın kendini bulutlara..
Çocuksu bir yanın var,baktığında.
İçinde inatla büyümeyen bir çocuk,ne yapsanda yaşamak zorunda olduğun bir hayat var.

İyi ol.
Sen yine seni sev..
İnsanlar geçsin hayatından kimisi acıtsın,kimisi sevsin sevdirsin kendini.
Ve değer ver onlara..
En azından bir kedi yavrusu kadar sana muhtaç olanlara.
Ve çok yaşlandığında orada yaşa..
Ve unutma..

Bir insanı incitmenin en kolay yolu
'' son sözüm budur '' olur çoğu zaman.
Son sözler ne kadar istemesende son söz olarak kalır baktığın günler ardından..
Sen perdelerini kapat ve derin bir uykuya dal.
Kim bilir.
Belki uyandığında sevdiğin bu koca şehirden bir çoğumuz taşınmış başka hayatlara yerleşmiş oluruz.
ben yinede son söz söylemeyeceğim sana.
İncitmek kötü bir şey.
Bak en azından bunu senden daha iyi biliyorum.

İyi olman dileği ile.

Reamon - supergirl..

Bazılarımız..


Bazı aşklar çocukken başlar.
Hepimiz tadarız bunu.
Bazı genç kızların abisi olur tattığı aşklar ağıza bal çalmak gibidir.
Bazı abilerin güzel sevgilileri olur.
Ansızın eşi olur.
Sonra; çocuğun çocuğu olur.
Ve bazı kardeşler yazı yazarken,
anneleri uyuyakalır olanlardan habersizce..
Ve bazı çocuklar kulak misafiri oluverir uykudayken en hüzünlü konuşmalara..
Bazı insanlar hep uyur sonbaharda..


Bazıları son konuşmalarını yaparlar gün şafağa bağlanınca..

Bazıları son kez ağlar teselli maksadıyla..

Bazıları ise sessizce yazar,

şafak söktüğünde hatırlanabilecek bir kaç hatıra adına..

.

bitti işte.
haydi derin bir nefes alalım.
Güzelmiydi?
hayır.
küfür edicem şimdi.
lan tüm sene parabole sadeleştirmeye integrale ota boka çalıştım!
hani soru nerde ??
yok ki !
S.. ya..

Sınava 2.5 saat kala.

Sevgili blog.
Şuan saat 06.30. Karga b*kunu az önce yedi. Şahidim.
Dana gibi saat 5de kalkmış bulunmaktayım.
Heycan dorukta.
Sabah,sabah kendime bir Türk kayfesi yaptımda bir cigaraynan içiverdim.
Oh yarasın.
Birde üstüne duş aldım ama daha yemedim,içmedim,sıçmadım.
Sanırım çıkmadan bir saat önce zorunlu bir kahvaltı yapacağım.
Allahım sen bana zihin açıklığı ver yarabbim.
Amin.
Gidipte dönmemek,dönüpte bulamamak var (Bknz:Harp)
O yüzden sen beni bekleme belki gelemem gecelerce.
Hepinizi pek çok pek çok severim ben.
Şans dileyin,dua edin bişeyler yapın benim için.
Rahatlamaya,gevşemeye çalışayım dedim,uykum geldi.
Anladım ki benim rahatlama şeklim uyumakmış. Hiç şaşırmadım o yüzden siktir ettim rahatlamayı.
Güzel geçsin emeklerime değsin yeter.

Hadi
Adios.

Haydi gel içelim

Bugün çok yorulmuşsan,
her yerde arayıp yinede bulamamışsan..
O seni unutmuş;
sen unutamamışsan ..
Kalbinin kuşu uçmuş;
sen tutamamışsan..

haydi gel... Haydi gel içelim..
Derdini alda gel..
Bu evrende bir tozsun, tarih seni unutsun haydi gel içelim..

Toplada gel .. haydi gel içelim..
Hepsini alda gel..
Mazi kalbinde yaraysa unut artık ne varsa haydi gel içelim..
Yerlere düşelim.

Ratalamaya ramak kala ben hala huzursuzum.
Ama şu bir iyi geçsin..
Yapılacak çok iş var..
Bir ada turu planlıyorum kafamda ..


Unut artık ne varsa....

İyi Uykular.

Bu gece senin hüzünlü pazar konuşmalarını anımsıyorum.
Sen uyuyorsun,ben ders çalışıyorum.
Durup,durup teşekkür etme isteği duyuyorum sana karşı,
Ne kadar erdemli ve asilsin..
Elinden geleni değil sadece gelemeyecek şeyleri bile yapmaya çalışıyorsun,
Karşılığı sadece bana dokunan bir konuda.
İşte tüm hayranlığım aslında bundandır sana..
Yoruldukça konuşmalarını anımsıyorum; mola adına.
Birde kahve içiyorum,ama senin gibi şeker atmıyorum içine,
Oysa sen; bardağı taşırıyorsun şekerlerinle..
Olsun bu halinide seviyorum..
Ne zaman hiç arkadaşım kalmadı desem sana; bir anda arkadaşım oluveriyorsun..
En çok halimi,hatırımı soran sensin bu aralar..
Susadıkça; su oluyorsun,
Bense hararetimi bastıramıyorum ,içtikçe içesi geliyor insanın seninle..
Bir çikolata bile yetiyor seni gülümsetebilmek için,en çokda bu mutlu ediyor beni..
Aldığına pişman etmiyorsun insanı,yüzsüzsün birazda benim kadar olmasa da..
Ve tekrar teşekkür ediyorum sana.
Yaptıkların için..
Aşıladığın inançlar için..

Ps.
Üstün açılmıştır şimdi,ağzında açıktır senin.
Yazda geldi,sivrisinekler pek bir revaşta..
Baban usulca örtse ya üstünü,sabaha kaşınma..

Teşekkür Notu..

Biraz teşekkür zamanı..

Başta anneme,her konuda yapabileceğime sonsuz derecede inandığı ve bana güven sağladığı için.
İkinci olarak babama,başaramasamda beni hep seveceğini gösterdiği için..
Seval'e her daim yanımda olduğunu gösterdiği için..
Ali ve Erdoğan hocalarıma, sürekli olarak ilgilendikleri ve gülümsedikleri için..
Osman'a (hoca..) onu hiç anlamasamda süper zekiymişim gibi elimi sıktığı için..
Ayşegül'e en boktan anımda güldürdüğü için..
Fitne-fesat karılara,beni hırslandırdıkları için..
Gitarıma.. Stresimi aldığı için..
Hulk'a şimdiden adıma planlar yaptığı için : )
Winstona,pskolojik olarak rahatlatığı için..
Abimlere,bana güvenmedikleri,başaramaycağımı kabullenip beni başarmaya mecbur hissettirdikleri için (sevmiyorum sanmayın lan..)

Ve Beau'ya..
Başarmam için elinden ne geliyorsa yapıp kendi imkanlarını bana sunup,sinirden ağladığımda benimle ağlayıp ,sonsuz değer verdiği için..(anlatmakla olmuyo..r yaşamak lazım..)

Ne kadar daha başarmamış olsamda siz olmasaydınız umut besleyemezdim..
Sizlere teşekkürü borç bilirim..
Ve;

Siz olmasaydınız,ben buraya dahi gelemezdim..
Tekrar,tekrar binlerce kez teşekkürler..
Sizleri seviyorum..

Eksiltili Cümle..

Kötü yazılmış makaleler gibiyim bugünlerde..
Üslubum kötü,içerim eh işte..
Okuyucuya verilmek istenen mesaj kaygısından uzak,
Tasarladığı hayaller peşinde..
Yada..
Çalakalem yazılmış bir roman gibiyim son dönemlerde..
Yaşlı ama henüz toy bir yazarın elinde.
Kimi aşkların sevdaları,kimi destanların yalanları var içimde;
Her mutlu sona giden yerde,eksiltili bir cümle..

Ps..
Çoban Yıldızı..

Hipotez.

Neden bilmiyorum,hala baktığımda kıskanıyorum.
İnsan denilen doyumsuz bir mahluk;
Almayıda, satmayıda fütursuzca kabul edip sonradan pişman olabilecek kadar net.
Ve ben denge profilleri yerine oturmamış akarsular gibiyim..
Hala cokun hala gözükara..
Oturup düşünmek için elde var 10 yıl..
Tüm bunları söylemek için daha çok erken,
ve bilmiyorum.
Kıskançlık..

Kıskançlık bu zayıflık anımda..

Ps;
Bir - iki resim vardı onlarıda saldım çayıra..



..

Kenarımdan kıvırda kapat beni..
Devam etmek istediğinde;
Kaldığın yeri unutmayasın diye..

Kendime bir şeyler yazmak istiyorum.


Sussak ya şimdi.
Hani en baştaki gibi. Önce söze sen başlasan ben dursam karşıda.. Baksam; geçip gitsem karşı kıyıya..
Hiç merak etmedik denizin sonunu. Ve avare geçip yaşlanan günler.
Sana söylemek istediğim son sözlerim bunlar. Ne irdelemeyi sevdim ne kestirip atmayı. Bu yüzden hiç başaramadım yeniden başlamayı.
Aslında herkes bilir. Şarkılar hep bu sözleri nakarat eder.
Ve ben asla söyleyemem.
Uzun ve kısa saçlı adamları seviyorum. Aslında en çok kendimi. Ve gördüğüm rüyalar o denli bana ait, o denli düşvari..
Ve Alexin sesini seviyorum onun objektifini, onun yanından görmeyi.
Ve uyuklamak istiyorum aralıklı uyanarak izlemek seyir hali bedeni. .
Hiç beklenmedik bir anda Coldplay söylemek istiyorum. Viva la vida..
Sevmediğimi açıkca söylemek istiyorum ismi banel olan tüm kızlara,iremleri sevmiyorum mesela..
Sandalet giyerek koşmak denize doğru biraz daha yokuş aşağıya ve bilinmedik kucaklar çıkmalı karşımıza..
İyiydin sen aslında..
Ve ben bir çok şarkı yazdım sana.
Ama şimdi coldplay söylemek istiyorum sana inatla..
Viva la vida mesela ..

İnatla kemirmek lazım sağ kalmış tırnakları..
Arka fonda coldplay çalmalı..
Fix you gibi daha inceye dokunan bir şarkı..
Merdümgiriz çeksin tüm içten fotoğrafları,Alex söylesin minörden parçaları..
Ve ismi banel olan tüm kızlar gitsin içimizden.
Artık biraz daha kemikli kadınlar yaşamalı..


Hatunlar..

Nedense ne zaman toplu taşıma araçlarına binsem yanıma normal ebatlardan baya bir irice bir hatun denk gelip oturuyor.
Yok oturması bişi değil asla insan ayrımı yapmıyoruz ama yevrum hatun beni öyle bir sıkıştırıyorki
az biraz sonra çılgınca '' kaptan popişim camdan çıktı lütfen sağdan git sürtünme,yırtılma olmasın! ''
diye bağırmak istiyorum.
Hatunlar zevkmi alıyorsunuz? Yok hayır biliyorum top topu çekermiş diye bir laf var ama burda top kim ? Ne alaka şimdi bu söz ?
Toplu taşıma araçlarına binmeden önce popişimi poşete koyup kucağıma almak istiyorum .
Tıbben mümkünmüdür. Mümkünse abicim bi zahmet el atıver . Sevabına.
Ayağımızı denk alalım .

Of darlandım aahhh nokta

Kendim için

Kendime bir not!! :

Her ders çıkışında otobüse binmeden önce otobüsten inen insanlara bakıp derin bir kasvetle
'' insanlar burdan bakınca böceklere nede çok benziyorlar ''
demekten vazgeç!
Sen kimsin lan kimsin sen? daha iki dakka önce bu otobüse yetişip binmek için k*çını yırtarcasına koşmuyomuydun? he? kime bu pozlar ?

Oh rahatladım.
dubidubidubidupdup daralararap..

Öğrendiklerim..

Yaşadığım süre zarfında pek çok şey öğrendim..

Küçükken ip atlamanın büyüdükten sonra bilgisayar başında oturmaktan daha çok eğlenceli olduğunu öğrendim..
Sonsuz sanılan dostlukların hiç düşünmediğin bir detay için bitebileceğini öğrendim.
Ne kadar vurdumduymaz olursam olayım babamın bana karşı ses tonunu yükseltmesinde gözlerimin dolabileceğini öğrendim..
Doğmadan önce hiç umursamadığım ufaklığın doğduktan sonra bir dudak bükmesine tüm paramı harcayabileceğimi öğrendim...
Bazen insanın bir sürü insan içinde bile kendini yalnız hissedebileceğini öğrendim..
Annemin dediklerine kulak asmanın beni ileriye taşıyabileceğini öğrendim..
En büyük hayal kırıklıklarını en güvendiğim insanların yaratabileceğini öğrendim..
Korktuğum halde bir işe başlamanın en büyük cesaret olduğunu öğrendim..
Sevilmenin aslında sevmekten daha güzel,sevmenin ise sevilmekten daha zor olduğunu öğrendim..
İnsanın stresten kusabileceğini öğrendim..
Bazen bir sokak kedisinin elimi tırmalayışının abimin (hakkımda) düşüncelerinden daha az acıttığını öğrendim..
Bir dostu kaybetmenin en kolay yolunun ona sırlarını anlatmanın olduğunu öğrendim..
Bazen bir balıklı kalemin aldığım en güzel hediye olduğunu öğrendim..
Bir insanı incitmenin en kolay yolunun yaptığı hataları yüzüne vurmak olduğu öğrendim..
Anneme aldığım hediyelerin değeri ne olursa olsun ona dünyanın en güzel hediyesi gibi geldiğini öğrendim..
Dinlediğim şarkıya göre ruh halimin değişebileceğini öğrendim..
Bazen yazmanın yüzyüze konuşmaktan daha basit olduğunu öğrendim..
İnsanların en büyük zevkinin başka bir insanı çekiştirmek olduğunu öğrendim..
En komik maceralarımı parasız kaldığımda yaşadığımı öğrendim..
Hatalarımı telafi etmekte ne kadar gecikirsem o kadar hata yaptığımı fark ettim..
Seni seviyorum kelimesinin çok sık kullanıldığında insanın sevmekten uzaklaşabileceğini öğrendim..
Çocukluk arkadaşlıklarının asla büyük aşklar olamayacağını öğrendim..
Hulk'dan asla nefret edemeyeceğimi aksine her düşündüğümde kendime kızabileceğimi öğrendim..
Sustukça sustuklarımın içimde büyüdüğünü öğrendim..
Annelerin bütün çocuklarına yetebilecek kadar sevgi ürettiklerini öğrendim..
Herşey olduğumu zannettiğim anda henüz hiç birşey olamadığımı,hiçbir işe yaramadığımı düşündüğüm anlarda herşey oldğumu öğrendim..


Hiç öğrenmediğimi zannettiğim anda aslında bir çok şeyi öğrendiğimi öğrendim..


Tabu 1

Can sıkıntısına, tabu oynamaya karar verilir.
Guruplar ayrılır,bizim ki belli zaten; herzamankinden..
Gurupta anlatma sırası bana gelir.
Karşımda Sevi..
Kelime: Emme Basma Tulumba (öhh..)
Yasak kelimeler : damacana,su,bastırmak..

Nasıl anlatsam nasıl anlatsam diye düşünürken çok acayip bir diyalog çıkar ortaya..

Silent- Bak şimdi önünde uzun bir çıkıntısı var elinle tutup çekiyosun böyle şak,şak
Sevi- ? ee başka neyi var?
Silent - sen elinde öyle yaptıktan sonra bi şey geliyo ucundan bi sıvı yaşamı oluşturan bi sıvı!
Sevi - Oha lan o kelimede mi var?
Silent - ya hadi bul bak elin yorulunca istersen oturarak yap fark etmiyo hadi hadi az kaldı çabuk
Sevi - Ya bi s*ktir git nasıl söyliyim lan ben bunu
(bu sırada karşıda ki gurup yarılmış vaziyette.. )
Silent - Lan ne var bunda herkezde var bizde ki mutfakta
Sevi - Ya ben sizin kişisel tercihlerinize,zevklerinize karışamam ben söyleyemiycem bunu.
silent - lan ne diyosun? manyakmısın söylesene
Sevi- ya Silent nasıl söyliyim bu kadar kişinin içinde ayıp lan ya ayrıca nerden buldunuz böyle kartları sapıkmısınız ya
Silent - hö?

Süre bitmiştir. Kaybetmişizdir.
Sevi'nin anladığı şeyi duyduktan sonra baya bi kendime gelemedim.
manyak lan bu kız. Valla!

Sev-aL

Yahu bu kızla ne zaman bir yere gitsek ya beş kuruşumuz olmuyor,yada düşürüyoruz paraları.
Ayranımız yok içmeye efem biz tattıravanla gideriz helaya hesabı, ama artık çıldırmak elde değil.
Nasıl yapıyor bunu hiç anlamıyorum,kasıtlı yapsa yok,oda benim gibi kalıyor ortada,entrika için yapsa yok artık bu kadarı da fazla, vallahi artık yemin edicem onunla evden dışarı çıkmamaya.

Ve dayanamadım sordum ulan!

Silent - Lan doğru söyle abdestsizmi geziyosun?
Sevi - Lan yok.. Namaz bile kıldım vallahi!
Silent - Hö?

Söz müzikle ağlayınca.. Güldüm. Geçtim.

İyisin hoşsun bir Yokuşsun
Harbiden baya bi boşsun
Şarkıya türküye lanet olsun
Anlayamadın ya ...

Ne şehit ne gazi.. B*k yoluna gitti bizim Niyazi..

Minik japonum Şadumanda artık Osmanın yokluğuna dayanamadı ve bu sabah terk etti bizleri.
Kalktığımda akvaryumda ki iyice kilo almış ve yamulmuş bedenini görünce üzüldüm tabi..
Ah be Şaduman yaktın gittin bizleri..
Yalan tabi hepsi.
Ben öldürdüm onu bu eller öldürdü !
Anacım bakın şimdi.
Osman varken hergün bir sabah bir akşam iki kapsül tablet atıyordum akvaryuma.
Osman gittikten sonra şaduman depresyona girmesin yokluğunu hissetmesin diye devam ettim aynı miktarda atmaya.
Hayvan devasa bir şekilde büyümeye başladı tabi japon balığı çizgisi aşıp japon balina kıvamında koparttı kendini.
Diyete sokmayı düşündüm onu, baktım bu gidişi gidiş değil..
Anem kıyamadım lan. Yazık ağzını açıp kuyruğunu çapul çupul kımıldatınca dayanamadım,dayadım yemi dayadım yemi..

Olayın özeti..

Silent daya yemi,gitsin Şaduman b*k yoluna emi..

Yarın bir çift daha almayı planlıyoruz bu japonlardan pazarda satıyolar çoraptan daha ucuz çifti 5 lira. Vallaha bak.
Aslına bakılırsa japonca öğrenmek istiyorum.
Malum bu hayvanlar gevur ne anlasın bizim dediklerimizi?
Sonra neymiş yok efendim balıklar aptalmış,yok şöylelermiş,yok böylelermiş..
Yok yeaa.. Yok yeaa...
Ne anlasın onun o çipil çipil gözleri senin anyandan Konyandan ne anlasın bacım?


Ps..
Uzun zamandır tasarladığım konuşmayı bugün yaptım.
Rahatım ama mutlu sayılmam.
Kırmayı hiç sevmem ki.

Türk Filmleri..


Bugün konusu geçen eski Türk filmlerine değinmek istiyorum ısrarcı bir tavırla..
Şöyle bir konuşmaya şahit oldum.
- ''Ya eski Türk filmleri ne kadar iğrenç insanlar nasıl izliyorlarmış onları? ay sürekli biri kaçıyo diğeri kovalıyo hep bir yanlış anlaşılma uf çok sıkıcı vallahi izlerken öldüm gülmekten ya yinede çok sıkıcı yurt dışında adamlar ne güzel filmler yapıyorlar birde buredakilere bak şu ülkeye bak ''

Ulen herkes anasının karnından çıkarken teknolojiylemi çıktı ?
Çok merak ediyorum sayın bayan hiç eski türk filmleriyle eş değer tarihte olan yabancı dizi/filmlere bir göz attın mı? 1970'ler zamanındakilere?
O zamanlar teknoloji,renkli çekim,efekt vardıda herkes kullanırken bizimkiler mi kullanmadı ?
Entrika olsun diyemi siyah beyaz çekip konuları o şekilde kurguladılar?
Her film oluşurken içinde yaşanılan toplumun sevebileceği,ilgi duyabileceği konulardan esinlenir demek ki senin anan,baban o tür filmler/diziler izlemekten hoşlanıyormuş; ama bilmem sen bunun ne kadar farkındasın.
Hem beğenmiyorsan niye izliyorsun? kafana,orana,burana silahmı dayıyorlar ?
Ki bence çokta güzel filmler. Her ne kadar dram yönü daha ağır bassa da güzeller o zaman koşullarına göre. Hem şimdiki filmlerin konusu çokmu farklı?
Sürekli eski filmler,kitaplar yeniden uyarlanıp yeni diziler,filmler çekilmiyor mu? Sürekli her dizinin,filmin konusunda muhakkak bir aldatma,bir yanlış anlama,bir terk ediliş yokmu?
Söyle yavrucum her çarşamba Yaprak dökümü için her perşembe Aşk-ı memnu için televizyon karşısına geçmiyormusun?
Sen bunları yapmıyorsan bende bir daha bu bloga yazı yazmam bu kadar diyorum..
Aman be kızım.
Nedir bu sınır dışı özentiliği? nedir bu Amerika sevdası?
Nedir bu hep ordaki hatunlara özenti,ordaki erkeklerin resimlerini görünce 'ulan bu benim sevgilim olsa hiç düşünmem veririm' düşüncesi ?
Evet haklısın bizim geleceğimiz pek parlak değil.
Bunun en büyük sebebide siz ve sizin gibi içinde yaşadığı toplumun geçmişinden dalgacı bir tavırla utanıp gelecek hakkında kaygı duyan en büyük hayalide Amerika( bunun yanında ingiltere,hollanda vs vs.. ) özentisi gençlerimiz yüzünden..
Ama emperyalizm konusu popüler oluncada hepiniz sırf bir adım daha önde görünmek için atıp tutarsınız,yok kahrolsun abd yok şöyle yok böyle..
Naaa....hhh adam olur sizden naaa..hh..
Abim bile adam olur ama sizler naaa...hhh...
Gözünü sevdiminin insanları ne olacak sizin sonunuz..

Kurban olam ülkemin her karışına,her (harbi) sonuna kadar Türküm diyen insanına,gelmişine,geçmişine..
Kurban olam Hülya Koçyiğit'ine,Türkan Şoray'ına gerçekten oyuncu olan emek veren eski aktrist ve artistlerine..


Oh lan rahatladım..

Koca Kapmaca ..

Heh..
Bir bu İslami evlilik sitesi eksikti oda oldu tamam...



Sırada ne var merak ediyorum ?

Solcular evlilik sitesi? Hayko hayranları evliik sitesi ? Timberland giyenler evlilik sitesi?
Yahu ne kadar çok meraklıyız böyle internet üzerinden aşk yaşayıp,sevişip,vermeye,almaya..
Koca kapmaca oyunları bunlar.

Telvizyonlarda yok yabancı gelin yok gevur damat yok kaynana beni seç yok elletmem ama veririrm oho.. varda var..
Saymakla bitermi ?
Sadece Türk televizyonlarında olan bir şey değil bu.
Genel olarak dünya çapında yayılmakta olan bir eğilim.
İnternet-Televizyon bizim evliliğimizde dahi tuzu bulunan bir icat artık..
Ben mi ne diyorum ?
Haydee kop gel siteye
evlenek..

P.S :
Bu resimde poz veren hatun..
Yahu yavrum anan baban kızmadımı sana? Ne işin var böyle afişlerde ?
aa ne kadar ayıp..
Çok ciks olduk lan !

Ah biz insanlar..

Azimle s*çan tuvalet taşını bile deler hesabı,
parktaki betona gömülü koca ban
kı söküp diğeri ile karşı karşıya koymuşlar efem sırf ayacıkları rahat etsin diye ..

Şiddetle kınamakla birlikte gülmeden de edemiyorum ne olacak bizim halimiz?

hareketlerimiz konusunda boy boy bildirgeler asmak gerek sanırım..
Ne yapalım..

Bakışlardan anlamıyoruz. En iyisi çevremizi böyle abuk sabuk ama mantıklı olan tabelalarla süsleyelim.
Susmaktayız..
Beklemekteyiz..

Osman(sız) - Şaduman..


Sizleri Osman ve Şaduman ile tanıştırmaktan onur duyardım fakat Osman bugün öğlen 15 civarı aramızdan ayrılarak derin bir sukünete doğru yol aldı ..
Naaşı bir peçete yordamı ile alımlı,kırmızı çöp kovamızda bulunmaktadır.
Üzüldüm yahu. Daha yeni tanışıp kaynaşmış birbirmize alışmıştık..

Balık deyip geçmeyin.
Onlarında canı var hem kuyruklarını çapul çupul sallıyorlar hanginiz yapabilir bunu?
Yaaa... Öyle işte..


Şadumanla hayata Osmansız kaldığımız yerden devam etmekteyiz efem.
Ben onları çift görmeye alışmıştım şimdi pek bir garipsedim doğrusu..

Allah Şadumana zeval vermesin.
Çok şükür. Amin.